Çalıkuşu

Çalıkuşu
@1muhallime
Kimseye değmeden yaşamayı, rutinlerimi rahmet bilmeyi, mağaramda kendimle vakit geçirmeyi ve kitap okumayı seviyorum.
Öğretmen
Lisans
3 Ocak
14 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Akşamın bahçesinden sarkmış gibisin Tanpınar..Var ol..
10/10
·415 syf.··
Beğendi
·
2022 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2022 01:58
Adı Huzur, tüm karakterleri huzursuz bir roman. Dört ana karakter vardır kitapta. Onların üzerinden de dört bölümle aktarılır olaylar. İhsan doğuyla batı arasındaki sıkışmışlığın huzursuzluğunda. Mümtaz yaşamın ve aşkın..Suad Friedrich Nietzsche ’nin temsilcisidir, iyinin ve kötünün ötesindeki insanı arar. O yeni insanın huzursuzluğunda..Nuran 1930’lu yıllarda kadın olmanın...Bir yandan geleneksel seslere kulak kesilip, bir yandan kadının sahip olduğu yeni çehreye şevkle bakan biri. Karakterlerin gerçekçiliği, derinliği ve kalitesi konusunda en iyi değerlendirmeyi Fethi Naci yapar. Der ki ; "Tanpınar'ın romanlarına sıradan insanlar ancak kayık kürekçisi gibi görevlerle girer". Herbiri tarihin, müziğin, estetiğin, felsefenin, tabiatın ekmeğini yemiş, yalnız bıraksanız tek başına roman olacak karakterlerdir. Oyuncu kadrosunda yardımcı oyuncu yer almayan Oscar’lık, yavaş akan bir zamanın filmi Huzur. Öyle yavaş akar ki, okurken ayaklarınız karıncalanır. Belki tam bundan sebep, vakti zamanında Deniz Baykal bu kitabı Obama’ya hediye etmiştir :)). Ama tahminimce Baykal bu kitabın sonunu okumamıştır. İşbu Tanpınar akıcı anlatım yeteneğini nefesini tutar gibi tutar, tutar, kitabın sonunda salıverir. O ne mükemmel sondur öyle. —— Huzur romanından bahsedip de müzikten bahsetmemek mümkün değil. İçinde İstanbul’un seslerinin olduğu bir şarkı çalar fonda. Ki zaten romanın akışı da, bir müziğin akışı gibidir. Cümleler nasıl böyle ahenkle ve zerafetle ardarda gelebilir dedirtir insana. Kelimeler ‘akşamın bahçesinden sarkmış’ gibidir. Elinizi uzatıp tutmak istersiniz, Tanpınar araya girer, düşsün varsın, “hepimizi birden gece toplayacak.” Huzur romanının yapısıyla bir senfoninin yapısı arasında paralellik olduğunu savunanlar da vardır. Berna Moran , kitaptaki dört bölümün bir senfonideki
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·651 syf.··
2020 80. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2020 09:29
Selam️ Haruki Murakami “Sahilde Kafka / Umibe No Kafuka”.. Öncelikle; böyle kompleks bir eseri “su gibi okudum”, “hemen iki günde bitiyor” diyerek, ne denli hızlı okuduklarını belirtmiş, tüm okurların önünde, saygıyla eğiliyorum. Zira bu su gibi hali, benim okuma ritmim için mümkün olmadı. Gayet yavaş ve zorlu bir okuma süreci ile imtihan oldum. Kalemimi rahat oynatmak, şu konuda mı açık verdim, burada mı diye endişe duymadan yazmak istiyorum. Bu sebeple, yakın zamanda kitabı okumak isteyenler, esere dair paylaşımlarımı es geçebilirler. Yazardan okuduğum altı yedi kitap sonunda, nedir okuduğum eserlerinin ortak noktaları diye, kabataslak bir daire çizip içini doldursam; “Sürreal, post-modern, bilinç akışı, bilinçaltı, bellek, kediler, ensest, pedofili, Oedipus ve Elektra kompleksi, paralel evren, Araf, kolektif bilinç, klasik müzik” diye giden tıklım tıkış bir liste elde ederim. Sahilde Kafka ile de, Murakami bir kez daha kendi kurallarıyla, müstakil evrenini yaratmış. Okurun birçok sorusuna yanıt bulamadığı, finalin; hayatın aslı gibi, savruk bırakılıp “son bu mu?” dedirtecek kadar, okuyanın muallakta kaldığı satırlar, benim için artık yazarın alışılagelen tavrı halinde.. Esere, kendine Kafka Tamura adını veren 15 yaşındaki delikanlının evden kaçışıyla giriş yapıyoruz. Babasıyla mesafeli ilişkisi, annesinin ablasını da yanına alarak, baba ve oğulu terk edişi, zaman içinde bu yarayla büyüyen çocuğun, tek ebeveyni tarafından “bir gün annen ve ablanla cinsel ilişkiye gireceksin” kehanetiyle; Kafkanın bilinç akışı şeklinde okuyoruz. Bunu belirtme sebebim, yazarın bakış açısını defalarca değiştiren tekniğine de değinebilmek. Kısa bir evden kaçışa hazırlık macerasına, Kafkanın sohbet ettiği Karga karakteri dahil oluyor. Ama, Karga bir hayali arkadaş mı, üst bilinç
Edebiyat
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
“Sahilde Kafka” Kitap Yorumu
7/10
·651 syf.··
2022 16. kitabı
Çekçe’de “karga” demekmiş Kafka, bu kitapta bol bol karga var öyleyse! Dilerseniz yazıma kitabın konusundan bahsederek başlayayım. Roman; on beş yaşındaki, Kafka Tamura ismini kullanan gencin büyük bir kararlılıkla evden kaçmasıyla başlıyor. Babasıyla pek de iyi bir ilişkisi olmayan bu genç kendine gittiği şehirde kalabileceği bir kütüphane buluyor ve günlerinin çoğunluğunu burada geçirmeye başlıyor. Amacını istediği zaman gidebileceği ve kendisini oraya aitmiş gibi hissedebileceği bir yer bulmak olarak açıklıyor. Bunlar sırasında Kafka’nın başını babasının yıllar önce onunla ilgili söylediği bir kehanet bırakmıyor ve Kafka bu kehanetten kaçmak için türlü yollar deniyor. Aynı zaman diliminde bana göre akıllı olmasa da pek sevimli bir amca olan Nakata ile tanışıyoruz. Nakata, kedilerle konuşabiliyor ve iş olarak insanların kayıp kedilerini arıyor. Bir gün ise öyle olaylar gerçekleşiyor ki hem Kafka hem Nakata çok farklı yerlerde olmalarına rağmen kendilerini bir cinayet mahalinin içinde buluyor. Kitabın gerçek hayattan farklı bir dünyada geçtiği eminim ki konusundan da anlaşılıyordur fakat ben okurken yer yer eserin fantastik bir dünyada geçtiğini unutur gibi oldum. Bunun nedenini Murakami’nin duyguları fantastik bir dünyada geçen bir kitaba göre çok daha iyi ve gerçekçi aktartmış olmasına bağlıyorum. Bu bağlamda kitaptaki favori karakterim olan Oşima’nın çok zekice konuştuğunu, felsefeden anladığını, insanı ve duyguları iyi tanıdığını söylemek yanlış olmaz. Yazar kitabın yarısında hâkim bakış açısı, bir diğer yarısında kahraman bakış açısı kullanmayı tercih etmiş ki bu benim epey ilgimi çekti, sonuçta her eserde kolay kolay karşılaştığımız bir şey değil. Yine de bu durumun kitabın dilinin anlaşılmasını daha zor kıldığını söyleyemem. Doğrusunu söylemek
Edebiyat
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
Unutmayın ki, dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir.
Sayfa 248 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
10/10
·80 syf.··
2015 5. kitabı
"hayatta her insanın kendini gregor samsa gibi hissettiği zamanları olmuştur" kafka'nın sembolizmin ve soyut düşüncenin dibine vurduğu hikaye. fiziki bir değişiklikten yola çıkarak, belki de duygu dünyamızda bunun binlerce katı ters değişiklikleri ne kadarda doğal karşıladığımızı yüzümüze vurur. düşünülenin aksine değişen gregor samsa değil, ailesi ve çevresindekilerdir bana göre. yazarın tam olarak ne anlattığından çok sizin ne anladığınıza bağlı bir kitap.hayatınızın her döneminde, her her okuyuşunuzda, yeni bir şey bulursunuz içinde, hayatınızdaki her dönüm noktasında, ilkokuldan liseye, liseden üniversiteye, her dönemde bir şeyler katar bu kitap size. hep kendinizden bir parça bulursunuz. bir insanın böceğe dönüşmesiyle bir böceğin insana dönüşmesi arasındaki ayrımı düşündürür ilk başta. sistemin çarklarından biri olursan, yaşarsın. Ama özgürlüğünü, sistemin belirlediği sınırlar dahilinde yaşamak zorundasındır. eğer çarktan ayrılmayı seçersen asıl özgürlüğü yakalamışsın demektir. ama bu sefer de toplum tarafından dışlanırsın. insanlar, onlara yük olduğunu sana hissettirmekten kaçınmazlar. psikolojin dağılır, yalnızlaşırsın ve sonunda ölürsün. en acısı da, kimse pek üzülmemiştir ölümüne. kurtulmuşlardır senden çünkü… insanlara faydan dokunuyorsa onların herhangi bir ihtiyacını karşılıyorsan, sevilirsin, sayılırsın. eğer bir faydan dokunmuyorsa ve hatta zararın dokunuyorsa insanlar tarafından yavaş yavaş dışlanırsın. ilişki bu duruma geldiğinde artık onların umrunda olmuyorsun ve gözlerinde bir böcek olarak görünüyorsun sadece. bunu hayatınıza da uygulayabilirsiniz. siz insanlara iyilik yapsanız da bu iyiliği kestiğiniz vakit karşı tarafın takındığı tavrın bir anda nasıl değiştiğini görebilirsiniz rahatlıkla. iyilik artık mesuliyete dönüşür…
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma