Nitekim Biz, size aranızda ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik. 2-Bakara Suresi 151
Sayfa 317 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Bakara Sûresi 1
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir. Bakara 2 اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar. 3 وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler. 4 اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır! 5 يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız. 21 اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın. 22
Reklam
Kaynaklar meselesinde önemli olan bu hususlara kısa da olsa değindikten sonra, şimdi en başta çalışmalarımızı yaparken kendi istifade ettiğimiz kaynaklar olmak üzere, siyer ilminde önemli yerleri olan bazı kitapların isimlerini paylaşalım: 1. Siretü İbn İshâk (v.151) ve Siretü İbn Hişâm (v.218) 2. Vâkıdî (v. 207), Kitâbü'l-Meğâzî 3. İbn Sa'd (v. 230), et-Tabakâtü'l-Kübrâ 4. el-Belâzürî (v. 279), Ensâbu'l-Eşraf ve Fütühu'l-Buldân 5. Taberî (v. 310), Târihu't-Taberî /Târîhu'l-Ümem ve'l-Mülûk 6. İbn Hazm (v.456), Cevâmi'u's-Sire ve Cemheretü Ensâbi'l- Arab 7. İbnü'l-Esîr (v.630), el-Kamil fi't-Târîh 8. İbn Seyyidünnâs (v.734), Uyûnü'l-Eser 9. İbn Kayyim el-Cevziyye (v.751) Zadü'l-Me’ad 10. İbn Kesir (v.774), el-Bidâye ve'n-Nihâye 11. Markîzî (v.845), İmtâu'l-Esma ve el-Haber ani'l-Be er 12. Semhûdî (v.911), Vefâu'l-Vefa 13. İmam Kastalani (v.924), Mevâhibü Ledünniye 14. Muhammed b. Yusuf ed-Dimeşki (v.942) Siretü' - âmiyye 15. Nûreddin Halebî (v.1044), es-Siretü'l-Halebiyye (İnsanü'l- Uyên) Elbette siyer alanında yazılmış eserler sadece bunlarla sınırlı değildir. Biz birazda en önemli gördüğümüz eserleri sizlerle paylaşmak istedik.
… "Öyleyse şizoanalizin amacı şudur: ekonomi ve politikanın libidinal yatırımlarının kendine has doğasını analiz etmek ve böylece arzulayan öznedeki arzunun, bizzat bastırılmasını arzulamaya nasıl belirlenebileceğini göstermek" (A 1972, s. 124-125). Deleuze'e göre, bu ilk politik eserinde, siyaset temel problemi, arzunun kendi bastırılmasını neden arzuladığını belirlemektir, şizoanaliz de bu probleme uyarlanmış araştırma yöntemidir (a.g.e., s. 36-37 ve ayrıca MP 1980, s. 262). Kitleler nasıl olur da "faşizmi arzulayabilirler?" (A 1972, s. 306; s. 412-414) "Devrime nasıl olur da ihanet edilir?" (a.g.e. s. 455) Bu sorulara yanıt vermek için, bilinç-öncesi yatırımlara karşıt olabilen bilinçdışı arzu yatırımlarının doğası incelenmelidir (a.g.e., s. 415). 1° Şizoanalizin görevi, anlamın yorumlanması değil, dürtü makinelerinin kullanılmasıdır (a.g.e., s. 345; "bunların işleyişleri" için bkz. s. 385). Psikanalistin iyicil tarafsızlığının yerine şizoanalistin kötücül etkinliği konur. Şizoanalist (a.g.e., s. 374), dirençleri yok ederek özneyi fabrikaya alır ve kendini tamirci yerine koyar (a.g.e., s. 385. 404). 2° Arzunun iki tür toplumsal yatırımını ve bu ikisinin birbirine tabiliğinin anlamını ayırt ediyoruz ("moleküler fenomenlerin büyük molar kümelere tabiliğine [ya da tersi] göre a.g.e., s. 417). Böylece "kapitalist sistemin kendisine âşık olabileceğini" (a.g.e., s. 414-415) ve arzunun, kendi arzusunun baskı altına alınmasını arzulayabileceğini (= "mikrofaşizm", bkz. MP 1980, s. 262) anlarız. İlk olarak Anti-Ödipus’ta kullanılan “şizoanaliz” teriminin geri çekilmesine yol açan temel sebep, psikanalizle ilişki sidir. Psikanaliz, materyalist psikiyatriyle beraber tamamen dönüşüm geçirse de -materyalist psikiyatri arzuyu altyapıya yerleştirerek (a.g.e., s. 124)
Sayfa 198·Kitabı okudu
Alıntı
Bir gecede cahil kalanların sayısı...
1923-24'te bütün ortaokullarda kız ve erkek ancak 5905 ve liselerde toplamı 1241 öğrenci kayıtlı idi. Aynı mekteplerden ortaokullar 1923-24'te ancak 190 ve liseler 189 mezun vermişlerdi. Öğretmen okullarının mezun sayısı 1924-1925'te bile, 151 kişiden ibaretti.
Sayfa 331 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Eğitim
1 Temmuz 1926'da yürürlüğe giren Ceza Kanunu, İtalyan Ceza Kanunu; Ticaret Hukuku ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, Alman kanun örneği dikkate alınarak “çeviri yasalar” şeklinde hazırlanmıştır. Tunçay, Tanzimat'tan beri Avrupa yasalarının kabul edilmesine dair bir gelenek oluştuğunu, Cumhuriyet döneminde yapılan şeyin “eski ikiliğin ortadan kaldırılması ve salt Batı'ya yönelinmesi” olduğunu ifade etmektedir.'1 Cumhuriyet öncesinde yürürlükte olan yasalar “bir milleti hicaptan yere geçirecek safsatalar” olarak nitelendirilmiştir.2 Karpat, “bu kanunların kabulünü merkezlerine haber veren Batılı misyonerler, Türkiye'nin artık İslamiyet'ten uzaklaşacağı ve belki de bir gün din değiştireceği ümidini” raporlarında zikrettiklerini belirtir. 3 Hukuki düzenlemelerden dini ilke ve kanunların çıkarılmasından sonra Mustafa Kemal, Anayasadan “Tüzumsuz ve Türkiye Cumhuriyeti'nin modern karakteriyle uzlaşamayacak deyimlerin çıkarılmasını” teklif etmiş, 10 Nisan 1928 tarihli düzenleme ile Anayasadan dini içerikli maddelerin çıkarılması söz konusu olmuştur. Bu değişiklikle devletin dininin İslam olduğu ilkesi ve TBMM'nin Şeriatı tenfiz yükümlülüğü ortadan kaldırılmış, Cumhurbaşkanı'nın yemin metinleri de Tanrı adına değil, “namusum üzerine” şeklinde seküler bir mahiyette düzenlenerek yürürlüğe konulmuştur.4 - - - - - - - - 1 Tunçay, 176-177; Ayrıca bkz. Findley, 252-254; Steinhaus, Atatürk Devrimi Sosyolojisi, 126 177 2.Atay, “Kanun-i Medeni”, Mehmet Kaplan, vd. (Yay. Haz.), Atatürk Devri Fikir Hayatı 1, 151-153 178 3.Karpat, Kısa Türkiye Tarihi, 151 4.Jaschke, 25; Mutay Öztemiz, Cumhuriyet Döneminde Devletin Dın Polıtıkaları, 28.
Sayfa 204·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam