2001-2011
Aynı yıl 50 büyük şirketin insan kaynakları yöneticileriyle yapılan başka bir ankette ise, “Diğer tüm şartlar eşit olsa bile, erkek adayları işe almayı tercih ederim,” diyenlerin oranı yüzde 44 iken, kadın adayları tercih ederim diyen tek bir yönetici dahi çıkmayacaktı.
Sayfa 77 - A7 Kitap·Kitabı okudu
"İnsani müdahale hakkı", "koruma sorumluluğu" diye bir savaş gerekçesi peydahlandı; bu amaç için Birleşmiş Milletler Örgütü (BMÖ) araçlaştırıldı. Artık istedikleri ülkeye savaş açıp çökertebilirler, halkı "diktatörlerin zulmünden" kurtarabilirler, oralara demokrasi ve özgürlük götürebilirlerdi. Yeni savaşlar dönemi ABD'nin Afganistan'ı işgaliyle başladı. 1990'da Irak'a yönelik “Körfez Savaşı" denilenle başladı (1990-Şubat 1991). Onu Kosova İç Savaşı (1998-1999) izledi. 1991 Somali Savaşı, 2001 Ruanda Savaşı ve Jenosit, 2001-2014 Afganistan Savaşı, 2003 İkinci Irak Savaşı, Saddam Hüseyin'in, 15 Şubat 2011'de de Libya Savaşı ve Muammer Kaddafi hunharca katledildi. 15 Mart 2011'de başlayan Suriye İç Savaşı da ülkeyi harabeye çevirdi. Filistin halkına yönelik jenosit, Batı Medeniyeti denilenin ne mene bir şey olduğunu göstermiyor mu? Şimdilerde “uygar Batı'nın savaş örgütü NATO yüzünü Asya-Pasifik'e, Çin'e de çevirmiş görünüyor.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Türkiye'de 28 Şubat sürecinde toplum içinde hayırlı çalış malarıyla kendine yer açmaya çabalayan mütedeyyin kesim ve onlara ait sivil toplum örgütleri ciddi baskılara, kovuşturma ve kapatılmalara maruz kalmış hatta birçok gönüllüsü haksız yere yargılanmış, tutuklanmıştır. Bu elim süreçte birçok vakıf ve dernek kapatılmış, mal varlıklarına el konulmuştur. Binlerce kamu görevlisi fişlenmiş ve bir gecede çalıştıkları kurumlardan başka yerlere sürülmüştür. Başörtülü kadın çalışanlar hiçbir sorgulamaya tabi tutulmadan işlerinden atılmış, çalışma ve sosyal güvence haklarından mahrum bırakılmıştır. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim bahanesiyle imam-hatip liselerinin orta kısımları kapatılmış, imam-hatiplerle birlikte meslek liselerine uygulanan katsayı adaletsizliği sebebiyle bu liselerden mezun öğrencilerin üniversiteye girişlerine engel olunmuştur. 28 Şubat sürecinde darbeciler ve yandaşları inanan insanların üzerine adeta karabasan gibi çökmüştür. 28 Şubat sürecinin ne yazık ki bilançosu milletimize çok ağır olmuştur. Adalet geç tecelli etse de bu süreci 1000 yıl olarak hazırlayan ve yönetenler hakkında yargı yolu açılmış ve Çevik Bir, Çetin Doğan gibi isimler sanık sandalyesine oturtulmuştur. "28 Şubat sürecinde Genelkurmay karargâhında irtica brifingine 400 yüksek yargı organları üyesi hâkim ve savcı katılmıştır. 1990-2011 yılları arasında irtica suçlamaları ile TSK'dan 1635 personel atılmıştır. 1997-2001 yılları arasında ise; - İrticai faaliyette bulunduğu gerekçesiyle 21 vakıf kapatılmıştır. - Yaklaşık 11.000 öğretmen istifa ettirilmiş ve 3.527 öğretmenin görevine son verilmiştir. - Kılık-kıyafet ve başörtüsü nedeniyle on binlerce öğrenci üniversitelerden atılmıştır. - Kılık-kıyafet ve fişlemeler nedeniyle 11.890 öğretmen disiplin cezası almıştır. - Kılık-kıyafet ve
Sayfa 58 - Tire Yayınları·Kitabı okudu
Chavez/ Bolivarcılık/ Venezuela
Daha önce, 1982’de Hugo Chavez (d. 1954) yolsuzluklara karşı bir cunta oluşturmuştu. Cunta küçük rütbeli subaylar ve kimi sivillerden oluşuyordu. Küreselleşme ve onun getirdiği yoksulluk karşısında cunta bu soruna yöneldi. 4 Şubat 1992’de Yarbay Chavez ve arkadaşları darbeyi başlattılar. Fakat bütün orduya egemen olmadığı ve bir halk ayaklanmasını da tetikleyemediği için başarısız oldu. Darbeciler teslim oldular. Bu arada Chavez teslim olmadan önce televizyonda konuşma koşulunu ileri sürmüş ve bu sayede darbenin önderi olarak kendini kamuoyuna tanıtmış oldu. İki yıl hapiste kalacaktı. 27 Kasım 1992’de başka bir cunta yine bir askeri darbe girişiminde bulundu, ama başarısız oldu. 230 kişi öldü. Hapisten çıktıktan sonra Chavez bir parti kurdu. Yoksul ve dar gelirlilerin babası olarak tanınıyordu. Meksika’da Zapata’cıların önderi Komutan Marcos tarafından Chiapas’tan başkente yapacakları yürüyüşe çağrıldı ve katıldı. Yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini oyların yüzde 56’sı gibi görülmemiş bir çoğunlukla kazandı. Venezuela’nın 26. anayasasını yaptı. 30 Temmuz 2000’de yapılan seçimleri de kazandı. Chavez halkı daha hızlı kalkındırabilmek için Bolivar Çevresi adında bir mahalle örgütü kurdu (Aralık 2001). 7-11 kişiden oluşan Çevreler mahalleliye kooperatif kurmasını, kredi almasını öğretecek, gereksinimleri karşılamaya çalışacaktı. Bir süre sonra Çevreler 700.000 kişiyi örgütlemiş bulunuyordu. Yine kalkınmayı hızlandırabilmek için orduyu işe katmak yoluna gitti. Bu girişimin adı Plan Bolivar’dı (27 Şubat 1999). Bu şekilde ordu 2001’e kadar binlerce okul, hastane, ev, kilise, park onardı. 2 milyon insan tıbbi yardım gördü, 2 milyon çocuk aşılandı, 1.000 kadar ucuzluk pazarı kuruldu, binlerce ton çöp kaldırıldı. Ordu-halk bütünleşmesi sağlanmaya çalışıldı. (…) ABD Chavez’in yeni
Tarih
İngiliz şirketi sardı, maden işletmesinin 2011 yılında 40 milyon dolara VTG adlı bir Türk şirketine satar (ya da sattı görünerek kendisi paravanın arkasına geçer). VTG şirketi mi? Bu şirket ODTÜ'lü üç gencin kurduğu (ya da ODTÜ'lü üç gence kurdurulan) ve Güney Afrika'da kömür üreten bir şirkettir. Şirketin adı üç gencin isimlerinin baş harflerinden gelir. Vuslat Bayoğlu, Tarık İmre, Gökhan Kantarcıoğlu. VTG'nin patronu olan bu gençlerin özellikleri ve Güney Afrika'daki kömür maceraları 2012 sonunda yapılan başarılı PR çalışmasıyla medyaya pompalanır. Özellikle Vuslat Bayoğlu, bütün bağlantıları sağlayan kilit isimdir. 2001'de Güney Afrika'ya giden Vuslat Bayoğlu'nu 2005'te SUMO şirketinin ortağı ve genel müdürü olarak görürüz. SUMO, Tayyip Erdoğan'a çok yakın isimlerden Atasay Kuyumculuk'un patronu Cihan Kamer'in de dolaylı ortak olduğu bir kömür şirketi. SUMO, Ankaralı Melih Gökçek'in Cayman Adaları'nda kurdurduğu Black Diamond şirketi üzerinden, yine Gökçek'in kurdurduğu VAK-BEL şirketine kömür satar. Bunlar AKP ikti- darının ve Gökçek belediyesinin halka dağıttığı kömürlerdir
Sayfa 62·Kitabı okudu
Adı: Kamil Kılıç.
17 Haziran 1994 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediyesi Satın Alma Daire Başkanlıgı'na Şube Müdürü olarak girdi. 10 Aralık 2001 tarihinde aynı bölümde daire başkanlığına yükseldi. 2 Eylül 2005'te Genel Sekreter Yardımcısı oldu. 6 Eylül 2007 tarihinde ASKI Genel Müdürlüğü görevine getirildi. 27 Nisan 2011'de vekâleten Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri oldu. 13 Şubat 2012'de ise asaleten ataması yapıldı. 15 Nisan 2014'te de bu görevdeyken emekli oldu. Tüm bu "20 yıllık süreç" Melih Gökçek'in belediye başkanlığı döneminde onun izni ve isteğiyle gerçekleştirildi. Kamil Kılıç, 15 Temmuz'un ardından ABD'ye kaçtı