“Sabah akşam tevâzu içinde yalvararak, ürpererek ve sesini yükseltmeden Rabbini an. Sakın gafillerden olma!” A‘râf sûresi (7), 205
Allah Resulü (sav) ise ucb ile ilgili şöyle buyurmuştur: ثَلَاثَ مُهْلِكَاتٌ شُحُ مُطَاعٌ، وَهَوَى مُتَّبَعٌ، وَإِعْجَابُ الْمَرْءِ بِنَفْسِهِ "Üç şey vardır ki bunlar helak edicidir: 1. İtaat edilen cimrilik. 2. Peşinden gidilen heva. 3. Kişinin kendini beğenmesi."205 Allah Resulü (sav), Salebe'ye (ra) bu ümmetin akıbetini anlatırken şöyle buyurmuştur: إِذَا رَأَيْتَ شُحًا مُطَاعًا، وَهَوَى مُتَّبَعًا، وَ إِعْجَابَ كُلِّ ذِي رَأْيِ بِرَأْيِهِ فَعَلَيْكَ نَفْسَكَ "Kendisine itaat edilen bir cimrilik, peşinden gidilen heva ve her görüş sahibinin kendi görüşünü beğendiğini gördüğün zaman yapman gereken şey kendi nefsini kurtarmandır, "206
Sayfa 153 - 205 Müsned-i Şihab, 325; Taberani, Mucemu'l-Evsat, 5452. 206 Tirmizi: 3058; Ebu Davud: 4341; Ibn Mace: 4014.·Kitabı okudu
Reklam
A'RÂF SÛRESİ
204. Kur'ân okunduğu zaman da hemen onu dinleyin ve susun, gerek ki rahmete erdirilirsiniz. 205. Hem de sabahleyin ve akşamları içinden yalvarıp yakararak gizlice ve çok yüksek olmayan bir sesle Rabbini an da habersizlerden olma. 206. Zira Rabbinin yanında olanlar, O'na ibadet etmekten asla kibirlenmezler. Hep O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler!
Âyet-i Kerime meali
204. İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider. Hatta böylesi kalbindekine Allah'ı şahit tutar. Halbuki o, hasımların en yamanıdır. 205. O, dönüp gittiğinde yeryüzünde ortalığı fesada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez. 206. Böylesine "Allah' tan kork!" denilince benlik ve gurur kendini günaha sevkeder. Ona Cehennem yeter. O ne kötü yataktır. 207. İnsanlardan öyleleri de var ki, Allah'ın rızasını almak için kendini feda eder. Allah da kullarına şefkatlidir. (Bakara suresi)
Sayfa 238 - Ensar vakfı yayınları (kitap)
1K
Bakara Sûresi 2
لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik, o(kimsenin iyiliği)dir ki, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere inandı; sevdiği malını yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilencilere ve boyunduruk altında bulunan(köle ve esir)lere verdi; namazı kıldı, zekatı verdi. Andlaşma yaptıkları zaman andlaşmalarını yerine getirenler; sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenler, işte doğru olanlar onlardır, (Allah’ın azabından) korunanlar da onlardır. Bakara 177 يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ Ey inananlar, sizden öncekilere yazıldığı gibi (günahlardan) korunmanız için sizin üzerinize de oruç yazıldı; 183 اَيَّاماً مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراً فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ Sayılı günler olarak. Sizden kim hasta veya seferde olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar). Oruca (güç) dayananların fidye vermesi, bir yoksulu doyurması lazımdır. Bununla beraber gönül isteğiyle kim
Sf. 205 "Vahşetle şehvetin birbirine ne denli yakın olduğunu biliyor." Sf. 208 "Ben, babamın yuvarladığı çığın altında kaldım." Sf. 209 "Yaşayacak bir Niçin'i bulunan, hemen tüm nasıllara dayanabilir." Sf. 212 "Babamın çılgınlığı yüzünden yandım ve öldüm."
Sayfa 426 - Malina kitabından
Alıntı
Reklam
Reklam