Dilinin ekonomik tutumunu bakanlarda görsek herhalde ülke ekonomisine de iyi gelirdi; az laf çok iş. Asaf’ın eserleri şiirsel söylemin "gereksiz unsurlardan arındırılması" ilkesine dayanır. Dilin imkanlarını sonuna kadar kullanarak kavramsal bir yoğunluğu aktarır. "Benden Sonra Mutluluk" başlığı dahi onun minimalist ama anlam yoğunluğu yüksek diline güzel bir örnek. Öznenin yokluğunda bir duygunun ( mutluluğun ) varlığı, varoluşçu bir sorgulamayı beraberinde getirir. "Benden sonra" bir son değil, kendi yokluğunda dünyanın devamlılığına dair bir "yabancılaşma"dır. Mutluluk, ulaşılan bir hedef değil; öznenin dünyadan çekilmesiyle ortaya çıkan, geri kalanların payına düşen bir "boşluk doldurma" çabasıdır belki.
Şiirlerinde de boşluklar vardır. Boş, beyaz sayfalar. Asaf bu boşlukları arı, yalın ve çok katmanlı sözcüklerle dolduruyor işte. Sayfanın üzerindeki ufak siyah sözcüklerin karaltısı kendini boş sayfalardan daha ağır hissettiriyor. Az olan çok olanı yeniyor. Oysa ki yaşam çok, ölüm bir sf:212