Mustafa Kemal Paşa 23 Haziran günü Tokat-Sivas yolu ile Erzurum'a gelir. İstanbul onu yolundan çevirmek ve İstanbul'a geri getirmek için çeşitli Bizans oyunlarına başvurur.
Telaşa mahal yok!
Almanya'da kişi başına düşen ortalama okuma oranı 23 dakikadan 18 dakikaya düşünce, devlet adamları telaslanmaya başlamışlar. Bu oranın 10-15 saniyelerde seyrettiği Türkiye'de herhangi bir telaşa kapılmamak çok üzücü bir durum...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
1922-23 M. Kemâl, İslâm dünyasının "en popüler kişisi"
GENÇ TÜRKLER, MİLLİ MÜCADELE, KEMALİZM, TÜRK DEVRİMİ ve İSLÂM DÜNYASI Pek çok kitabın kaderi, yayınlandıktan çok kısa bir süre sonra ki-tapçıların arka raflarına kalkmak oluyor. Kimileri de hızla depolarda birikiyor. Maalesef bâzen önemli kitaplar da bu kaderi paylaşıyorlar. Yukarıda işaret ettiğim kitap² da bu kadere râzı olanlardan... Belki de sorunlu ve özensiz çevirisi, berbat sayfa düzeni, bir o kadar da kötü dizgisi, onun bu kaderine katkıda bulunmuş olabilir. Ama kitap, içerdiği bilgiler bakımından, üzerinde durulmayı gerektirirdi. Kitap, esas itibarıyla, Genç Türkler'in, Millî Mücadele'nin, Kemâlizm'in ve Türk Devrimi'nin İslâm dünyası üzerindeki etki ve yankılarını inceleyen sekiz ayrı tebliğden oluşuyor. Editörlerin kaleme aldıkları şekliyle ifâde edilirse; "Bu dosyanın amacı, somut bir vak'anın incelenmesi yoluyla, bir ideoloji ve siyâsal uygulama olarak Kemâlizm'in kendi milli sınırları dışındaki yayılışını ve algılanışını elden geldiğince anlamaya çalışmaktadır. (...) Bu metinler, esas olarak, Kemâlizm'in İslâm dünyasının siyasal ve düşünsel seçkinlerinin üzerindeki etkilerini vurgulamaktadır." İlk tebliğ Georgeon'a âid... Bu metinde yazar, Genç Türk/İttihat ve Terakki hareketinin İslâmî dünyâ ve İslâm ülkeleri üzerindeki etkilerini kuşbakışı toparlamaya çalışıyor. Daha sonra da kendi sinden sonra gelecek tüm metinlerin esas temalarına değiniyor ve ana soruları ile yanıtları saptamaya çalışıyor. Yazara göre, Osmanlı Devleti'nde İttihat ve Terakki iktidarının modernleşme hareketi, İslâm dünyasında olumlu yankı bulmuş ve desteklenmişti. Çünkü, "İslâm dünyasının büyük bölümü, Türk Devrimi'nde, İslâm dünyasının kendi başına, büyük güçlerin vesâyeti olmadan, kendisini modernize edebileceğinin kanıtını buldu." Ama yazar, Osmanlı Devleti'nin Arap dünyasını
Atatürk
Muhammed'e göre Âdem ile Havva'nın sadece cennetten kovulmalarına değil, fakat birbirlerine düşman olarak yeryüzüne inmelerine Havva sebep olmuştur. Nitekim Kur'ân'da: "...birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz" (2 Bakara 36). diye yazılıdır. Bununla Muhammed, dünyanın kuruluşundan bu yana kadın- erkek ilişkilerindeki düşmanlıkların esas itibarıyla Havva'nın "ihanetinden" doğduğunu belirtmek istemiştir. Hattâ bununla da yetinmemiş, fakat Tanrı'nın Âdem'i inâyetlere mazhar kılarken Havva'yı mağfiretinden yoksun kıldığını söylemiştir.Nitekim Kur'ân'a koyduğu âyetlerden ve bıraktığı hadîs'lerden öğrenmekteyiz ki Âdem, bütün suçluluk ve küstahlıklarına rağmen yine de Tanrı'nın sevgisini ve güvenini kazanmış ve O'nun tarafından "kâmil bir insan" olarak tanımlanmıştır (148.) Örneğin Bakara Sûre'sinde şöyle yazılıdır. "Âdem Rabbi'nden emirler aldı; onları yerine getirdi. Rabbi'de... tevbesini kabul etti...” (2 Bakara 37). Fakat buna karşılık zavallı Havva şeytan ruhlu kalmaya mahkûm kılınmıştır. Oysa ki Âdem şibi Havva da Tanrı'ya tevbe etmişti. Nitekim A'raf sûresinde şöyle der: "(Adem ve Havva) her ikiside: Rabbimiz kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz - dediler." (7 A’raf 23) 148. Aziz al-DIn Nasafı, Mecmü'a-f rasall mashur bikitâb al-insan al kâmil, Ed. M.Mole, Tahran 1962) sh. 252.
Sayfa 74 - TÜMDA·Kitabı okuyor
Araştırma inceleme din islam
Hz. Adem'in Tövbesi
Adem (Aleyhi's-Selâm) şeytanın kıskançlığa dayalı yönlendirmesiyle yapmış olduğu saptırma ve razı etmeden sonra (Yüce Rabbi tarafından bir kısım kelimeler aldı) bu kelimeler, âlimlerin beyanına göre: "Dediler ki: *Ey bizim Rabbimiz! Bizler nefislerimize zulmettik, artık sen bizlere mağfiret etmez, biz-lere merhamet buyurmaz isen elbette bizler hüsrana zarar ve ziyana, manevi cezaya uğramış kimselerden oluruz.*" mealindeki; Araf/23 ayet-i kerimesidir. (Onun üzerine tövbe eyledi) tövbe edip bağışlanmasını diledi, (Şüphesiz tövbeleri çok kabul eden) ve kulları hakkında (çok merhamet sahibi olan ise ancak o Rabbi Kerimdir.) Binaenaleyh Hz. Adem'in tövbesini de kabul buyurmuş, onun hakkında yine sonsuz rahmet ve merhameti tecelli etmiştir. I-52
Kitap Alıntısı
'Allahım! Bize çok ver, azaltma; bizi şerefli kıl, alçaltma; bize ver, mahrum etme; bizi gözet, başkalarını bize tercih etme; bizden râzı ol, bizi de Kendinden râzı et.' Tirmizi, Tefsir 23/1
Sayfa 1186 - İfav·Kitabı okuyor