Okumak İsteyenlere Modern Klasikler ̇⋆✵⋆˚.⋆
İş Bankası Kültür Yayınlarının Modern Klasikler dizisi o kadar ilgimi çekiyor ve o kadar okumak istiyorum ki o kitapları 🦭 somut bir hedef şeklinde karşımızda durabilsin diye hepimiz için bu listeyi yapacağımm 🫶🏻 1. Sineklerin Tanrısı 2. Bilinmeyen Adanın Öyküsü (baskısı burada) 3. Otomatik Portakal 4. Casus 5. Korku Vadisi - Sherlock Holmes 6. Vahşetin Çağrısı 7. Aforizmalar 8. Kopyalanmış Adam (baskısı burada) 9. Dört Oyun 10. Beyaz Diş 11. Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz 12. Dörtlerin Yemini - Sherlock Holmes 13. A.B.D. 42. Enlem 14. Üç Büyük Usta 15. Kendileriyle Savaşanlar 16.
*Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.)
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
garip bir bilgi
Çin’de yarı ölü kabul edilen 248 insan, gelecekte yeniden hayata döndürülme umuduyla kriyojenik tanklarda bekletiliyormuş. 🤔
Hz. Huzeyfe anlatıyor: Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurdu: “İlerde başınıza geçecek bazı âmirler /yetkililer olacak, hem zulmederler hem de yalan söylerler. Kim onların yalanlarını tasdik eder ve zulümlerine yardımcı olursa, o benden değil, ben de ondan değilim. O kimse, Kevser havuzuna da gidemez. Fakat onların yalanlarını tasdik etmeyen ve zulümlerinde onlara yardımcı olmayan kimse ise, o da bendendir, ben de ondanım ve o Kevser havuzuna da gider." (Mecmau'z-zevaid, 5/248).
İslam
AYASOFYA AÇILDI DA NE OLDU?..
Binler elhamdülillah önce, sonra sorarım: "Ayasofya'nın aslına dönmesi bize ne kazandırdı?" Şimdilerde, biraz da alaycılıkla, çokları dillendirir oldu bu suâli. Bense Bakara sûresinin 248. ayetinden mülhem bir cevap veriyorum buna. İstersen arzedeyim: Hani orada İsrailoğulları "yenilgi içinde geçen bir dönemin ardından" müjdelenirler. Müjdelendikleri nedir peki? İçinde Musa ve Harun aleyhümüsselâmın bakıyyesi bulunan sandığa eriştirilmeleridir. Tefsirlerde söylendiğine göre bu sandık, yeni değil, zaten daha önceleri sahip oldukları bir şeydir. Fakat mağlubiyetlerinden sonra ellerinden alınmıştır. Tekrar kavuştuklarında ise İsrailoğullarını sekinete ulaştıracaktır. İşte, "Allahu'l-a'lem!" kaydıyla söylersem arkadaşım, Kur'ân-ı Hakîm'de bu hâdisenin nakledilmesindeki pek çok sırlardan birisini kendimce şöyle fehmederim: Milletler şanlı devirlerine dâir eşyalardan/mekânlardan bir "sekinet" alırlar. Onlarla göğüslerine bir genişlik gelir. Bir özgüven artımı yaşarlar. Ayaklarını zemine daha sağlam basarlar. Bunu bana söylettirenlerden birisi de mürşidimin 20. Söz'deki o meşhur cümlesidir: “Kur'ân-ı Hakîm’de çok hâdisât-ı cüz'iye vardır ki her birisinin arkasında bir düstûr-u küllî saklanmış ve bir kanun-u umumînin ucu olarak gösteriliyor.” Yâni mezkûr hâdisenin bize aktarılmasındaki hikmetlerden birisi de budur. Bu "düstûr-u küllî' ve "kanun-u umumî"yi fark etmemizdir. Hatta şear-i İslâmiyeye dâir ne varsa hepsinin ihyâsı mertebe mertebe bu sırra dahildir. Hem de öyledir: **Ayasofya'nın vazife-i asliyesine dönmesi de bunlardandır. Osmanlı'nın inşâ ettiği mirâsa kendisini bağlı hisseden Türk, Kürt, Arab, Laz, Çerkes, Arnavut, Boşnak vs. her kim varsa hepsi, tıpkı İsrailoğullarının kayıp sandıklarına tekrar kavuşmaları gibi, şu müjdeli hâdiseden bir
Ayasofya-ı Kebir Camii