7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 10:02
Jack London'ın " Anna Karenina" tarzı kitabı. Dick Forest küçük yaşta yetim kalır. Çiftlik ve büyük bir para miras kalır. Varis gözetiminde okulu, profesör ve öğretmenlere özel ders önererek, erken bitirir. Geleneksel yöntemlerden çok bilime dayalı deneysel yöntemlerle çiftliği büyütür ve daha önce görülmemiş hayvanlar yetiştirir. Bir çok yeteneği olan Paula ile evlenir ve 12 yıllık evlilikleri boyunca macera dolu hayatları olur. Dick'in yakın arkadaşlarından Graham bir kitap yazabilmek için misafir olarak gelir ve Paula'ya aşık olur. Zamanla Paula'da Graham'ı sever. Kitap Dick - Paula - Graham arasındaki aşk üçgenini anlatıyor. Diğer Jack London kitaplarına göre biraz gölgede kalan bir kitap.
Büyük Evin Küçük HanımefendisiJack London · Maya Kitabevi · 2018241 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 09:10
Emma Bovary. Hayatı bir sürüncemede geçen kadın. Sürekli arayışta olup aradığını bulamayan, yolda olup yolu bulamayan kadın. Yani Madam Bovary … Hayata daha farklı bakabilseydi charles ile bambaşka bir hayatı olabilirdi hem de güzel kızıyla. Ama hırs, istek, taşıp da kendi sonunu hazırlamasına neden olan hevesler sadece kendisinin değil ailesinin de sonunu getirdi. Bu hikayede bence yanan kocası, kızı ve babası oldu. Emma’nın yokluğuna dayanamayan bir eş ve baba, hayatı alt üst olmuş bir kız çocuğu… Kitap inanılmaz uzun tasvir ve betimlemeler içeriyor. Bu da haliyle okurken biraz bıkkınlık veriyor. Evet sahne gözlerinizin önünde yayınlanıyormuş gibi, mesela acı çeken karakterin en ufak mimiğine kadar görüyorsunuz ama bu kadarına gerek vardı emin değilim. İşim garip yanı ise okurken hem zorlaması hem de meraklandırması oldu. Bir de okurken Anna Karenina ile çok fazla benzettim. O yüzden yeni bir eser değil de zaten daha önce okumuş olduğum bir ederi okumuş gibi oldum. Özetle beni çok fazla cezbeden bir kitap olmadı. Dram, uzun tasvir sevenler için ideal bir kitap olduğunu söylemeden de geçmeyeceğim.
1000Kitap
Madam BovaryGustave Flaubert · Can Yayınları · 202440,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayatımı mahvettim. Üstelik bunu yaparken aklım başımdaydı.
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 13:35
Bazı kitaplar vardır daha ilk cümlesiyle yakalar sizi, satırları okuyup bir süre bakakalırsınız, ilk cümlesi böyleyse kim bilir devamı nasıl olacak merakıyla okumaya devam edersiniz. Anna Karenina'nın etkileyici giriş cümlesi gibi: "Mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." İki Şehrin Hikâyesi 'nin tezatlıklarıyla güzel ilk satırları gibi: "Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık..." Âşıklara Yer Yok da etkileyici giriş cümlesi olan kitaplar arasındaki yerini aldı. "Hayatımı mahvettim. Üstelik bunu yaparken aklım başımdaydı. Hayatımı bile bile mahvetmemin tek bir sebebi vardı: Aşıktım ve dünyanın geri kalanının gözümde zerrece değeri yoktu." s:9 Diyerek başlıyor yazar sözlerine. Bu cümleler etkileyici olduğu kadar kitabın özeti gibi. Daha ilk satırdan başladım satırların altını çizmeye, kitap boyunca da birçoğunu alıntı olarak paylaştığım nice satırı, edebi anlamda lezzet alarak okumaya ve çizmeye devam ettim. Tarık Tufan'ın kitapları içinde en beğendiğim kitabı bu oldu diyebilirim. Kitapta Orhan'ın Firdevs'e olan tutkusu anlatılır. Orhan Firdevs'i güçlü ve farklı bir kadın olarak görür. İlk görüşte çekimine kapılır ve aşık olur. Firdevs aramalarına, mesajlarına dönmez ama Orhan yine de peşini bırakmaz. Firdevs ise başka birine aşıktır ve onu da aşk yiyip tüketmektedir. Firdevs her ne kadar acı çektiren, bencil bir kadın gibi görünse de aslında o da Orhan gibidir... Kendisini sevmeyen biri için hayatını mahvetmektedir. Birini çok seven insanların yüzlerinin gülmesi mümkün mü? "Âşıklara yer yok! Âşıklar bu dünyada bir yere sığmazlar." s:205 İnsan başkalarının gözünde ne kadar güçlü olsa da en çok sevdiğine yenilmez mi? İkili ilişkileri düşündüğümüzde en çok seven, en çok kırılan olmaz mı? Aşk sizin
1000Kitap
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,549 okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
Bir gün ıssız bir ormanda yalnızca sol kolların gömülü olduğu mezarlar ortaya çıktı ancak altı adet kol, kayıp olansa beş kız çocuğu vardı.. İşte burada devreye Mila Vasquez girdi çünkü o bu işlerin kadınıydı, görevinde oldukça başarılı ve tuttuğunu koparan.Kriminolog Goran Gavila, Sarah Rosa, Boris ve Stern ile bir ekip olup, birlikte altıncı kolun sahibini ve tabi ki katili aramak için kolları sıvadılar. Sonrasındaki katil bu sefer kolların geri kalanını, yani bedenleri bir bir ortaya çıkarmaya başladı ancak yine bir sürü sır perdesinin arkasında başka hayatlara, başka gizemlere de kapı açtı bu durum.Hatta o kapı, Mila’nın çocukluğuna açılıyordu.. İnsanların beyinlerine, bilinçaltlarına sızan ve kötülük fısıldayan bir ses.Gizemli tutuklu RK-357/9.Kurbanlar, katiller, ipuçları… Yazarın hayran olduğum ilk kitabı.Yıllar önce okumuş ancak devamı çıkmayınca devamını getirmemiştim, yıllar sonra ise diğer kitaplar da çevrilince hemen tekrar alıp okudum ve Mila ile Goran’ı (Ah be Goran…) ve diğer tüm ekibi aşırı özlediğimi fark ettim.Frankie ise unutamadığım bir başka detaydı kitaptaki.Hemen ikinci kitaba geçicem :’)
SuflörDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 2014494 okunma
Yalnız Değilsin
9/10
·256 syf.··
2026 17. kitabı
Bombayı son sayfalarda patlatan kitaplardandı. Üç farklı kişinin bakış açısından anlatılıyor. Harriet, kocası Oskar ve kızları Yana. Anlatı bir Aile dramı. Anne, baba ve onların travmaları sonucu aynı evde kavuşamamak, iletişimsizlik ve çocukların ihtiyaçlarını görmemek ya da görememek semptomlarını görüyoruz. Çünkü anne ve babaların da travmaları var ve o yüzden de asla büyüyemiyorlar. Aile içi iletişimsizliği, sevgilerin var olup gösteremeden kayboluşuna bu kitapta şahit oluyoruz. “Yalnız değilsin” mantrası ne kadar tekrarlanırsa tekrarlansın yalnızlıktan kaçamıyor Harriet ve kızı Yana. Travmalar sonraki kuşağa aktarılıyor, bir nevi kader. Bunları kurgu bir kitapta görmek çok etkileyici ve öğreticiydi. Bu arada Lev Tolstoy ‘un Anna Karenina kitabından tohumlar alınmış, kadın hikayesi olması, duygusal gerilimler ve psikolojik derinlik oldukça benzer. Kesinlikle tavsiye olunur.
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,4bin okunma
8/10
·779 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:26
Fyodor Dostoyevski'nin "Anna Karenina" veya "Madame Bovary" tadındaki kitabı. Genel olarak Nastasya Filippovna, Aglaya, Rogojin ve ana karakter Prens Lev Nikolayeviç Mışkin'in aralarındaki aşk hikayesi diyebiliriz. Prense epilepsi hastalığından dolayı budala diyorlar ama kitabın finaline gelince gerçekten budala bir karakter. (Not: Bundan sonrası tat kaçıran içerebilir.) Bence evlilik fobisi (gamofobi) olan Nastasya; kendisine aşık olan Rogojin, prens'in, aynı zamanda da Aglaya'nın hayatını nasıl dağıttığını anlatıyor. Prens özünde iyi ve saf birisi. Ama acıdığı bir kadına kendini aşık sanma gibi garip bir huyu var. Finale kadar çok sevdiğim prens, finalde kendinden nefret ettirdi kendisini bana. Fyodor Dostoyevski yine psikolojik tahlillerini çok güzel yapıyor bu kitapta. Özellikle finalinde Rogojin ve prensin duygularını çok güzel işliyor. Kitaptaki Aglaya karakteri'nin hissettikleri ve davranışları o kadar güzel anlatılmış ki. Okumanızı tavsiye ederim. Güzel bir kitap. Bir Karamazov Kardeşler, Suç ve Ceza değil tabi bence. Fyodor Dostoyevski'ye yeni başlayacaksanız benim yaptığım hatayı yapmayın. Karamazov Kardeşler ve Suç ve Ceza kitaplarını sona bırakın :)
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma