8/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
🪭Merhaba kitapsever dostlarım 🪭Kitabın Adı- Şair İmparatoriçe 🪭Kitabın Yazarı- Shen Tao 🪭Kitabı Çeviren- Gizem Karahasanoğlu 🪭Kitabın Sayfa Sayısı- 488 🪭Büyü, sihir, şiir ve kılıcın amansız mücadelesi 🪭Uzun zamandır Asya kültüründen bir kitap okumamıştım. Bu kitap harika bir dönüş oldu. İlk başladığımda aşk hikayesi okuyacağımı düşünürken sonrasında saray, entrika, hanedanlık, prensler, güç, kan, savaş gibi konuların içerisinde kendimi buldum. Köylü bir kız olan Wei, Veliaht Prens Terren’in cariyeleri arasına girmek ister. Wei’nin amacı kıtlık olan köyüne biraz bolluk, ailesine destek ve kardeşini okutmak istemesidir. Cariye seçimi için gelen Terren, onca varlıklı ailenin kızı dururken Wei’yi seçer. Wei bilmiyordur ki hem Terren’in acımasızlıkları, hem saray entrikaları ile uğraşacağını… Ama Wei güçlü bir kadın olup okumanın yasak olduğu o dönemde gizlice okumayı öğreniyor. Okumayı öğrenmesiyle acımasız Prens Terren’i yok edecek aşk şiirini yazmaya başlıyor. Hem saraya imparatoriçe olmak hem de ailesi ve açlık çeken insanlara yardım etmek isteyen Wei kıyasıya bir mücadeleye giriyor. 🪭Güç isterken kendini kaybetmeden mantıklı kararlar veren bir karakter okuyoruz. Terren’in çocukluğunu okurken de oldukça etkilendim diyebilirim. Her şeyde bir sebep sonuç ilişkisi vardır. Terren’in bu kadar acımasız olması küçükken göremediği sevgidendir. Kitabın sonu çok ters köşe bitti. Oldukça akıcı, hem fantastik hem şiirsel hem de barındırdığı konular ile çok güzeldi. Abartı tasvirler yoktu. Okumak isteyen türü sever herkese tavsiye ederim şimdiden keyifli okumalar 🪭Kitaptan Alıntılar 🪭”Belki de iyi bir şeye başlayabilmek için kötü bir şeyi bitirmen gerekiyordur.” 🪭”Büyüklük hayal ettiğimi sanmayın. Başka bir dönemde, başka bir yerde, başka bir hayatta yeniden doğmak
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202642 okunma
10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Merhaba, Semra ile @athicabooks çıkan, @storygoose kaleminden, #şairimparatoriçe kitabını okuduk. Öncelikle kitap fantastik türde ve 488 sayfa. Kitabın masalsı bir anlatımı var. Büyü, şiir gibi bir sanat ile ilişkilendirilmiş. Büyünün oluşması için uyumlu şiirler yazmanın önemi çok güzel işlenmiş. Çin edebiyatı olarak geçse de yazar Kanada’da büyüdüğü için Batı edebiyatından esintiler aldığını belirtmiş. Kitabın kurgusu, içindeki entrika, saray adabı, iç oyunları etkileyici bir şekilde kurgulanmıştı. Kitabı soluksuz ve şimdi ne olacak diye okudum. Yazarın anlatımı akıcı ve sürükleyiciydi. Kitabın ayrıca dönemsel olarak kadının okuma yazma öğrenmesine karşı olduğu bir dönemi anlatması ve baş karakterin bu kuralların dışına çıkması beni çok etkiledi. Güçlü kadın karakterler okumayı severim. Bu detayı beni çok etkiledi. Pirinç tarlalarından gelmiş bir imparatoriçe gerçekten etkileyiciydi. Ayrıca kötü ve iyinin her zaman o şekilde olmadığını etkenlerinin olduğunun verilmesi ince bir mesajdı. Kitabın fantastik olması, bazı mesajlar da vermesi benim çok beğenmeme sebep oldu. Kesinlikle tavsiye ettiğim kitaplardan biri. Okuyan herkesin seveceğine eminim. Sevgiyle kalın. Yin Wei, pirinç tarlaları arasında büyüyen genç bir kızdır. Bir gün saraydan gelen bir haber ile şansına denemek zorunda kalır. Köyünde ki kıtlık ancak onun saraya girmesi ile son bulacağına inanmaktadır. Açelya Hanedanlığı’nda taht kavgaları vardır. İlk oğul Maro ve ikinci oğul zalim Terren arasında tahtı kim alacak? Veliaht seçilen Terren için harem seçimine katılan Wei seçilir. Hatta Terren onu imparatoriçe olarak seçmiştir. Fakat Terren büyüsü bıçak yaratmak olduğu gibi herkese karşı zalim ve bıçak kadar soğuktur. Wei türlü işkenceler etmektedir. Herkesin bilmesine rağmen sesi çıkmaz. Ama saray
Edebiyat & Roman
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202642 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·488 syf.··
2026 26. kitabı
Leydi Yin Wei! Açelya Hanedanı'nın ikinci oğlu ve varisi Kış Ejderhası Prens Terren'ın karısı...Müstakbel İmparatoriçe...Halkın söylemi ile ise Prinççi Eş...Biz okurların kalbinde yer açmayı hak eden Şair İmparatoriçe... O en güzel sıfatları hak ediyor çünkü yolculuğu ve mücadelesi kutsal.Halk için, en çok da kendi kasabası , ailesi ve erkek kardeşi Bao için mücadele ediyor. Amacı ; işkencecisini öldürmek , arkadaşlarının ve ülkenin geri kalanının intikamını almak, şiddet yanlısı bir hükümdarın tahta çıkmasını ve savaşçı Dao gücünün artmasını engellemek.Tüm bunları başarmak için ise "Kalp-ruh şiirini yazmak... Kalp-ruh şiiri doğrudan kalbe ulaşan bir büyü.Bu büyüyü yazabilmek için Terren'a katlanmak, İç Saray 'daki entrikalar ile uğraşmak, Terren'ın geçmişini ve yaşadıklarını araştırarak onu yakınmak tanımak gerek.Peki tüm bunları başarabilecek midir? Gerçek dünya ile fantastik evreni bir araya getiren , oldukça sürükleyici bir anlatı ile bizlere sunan , yer yer ders veren ve sonu ile oldukça şaşırtan, azimli ve kararlı bir kadının konu alan, yola çıkma amacını asla unutmayan sıradan bir köylü kızının bu büyülü yolculuğuna eşlik etmek benim için çok keyifliydi.Seçimlerini her zaman beğendiğim sevgili Semra u bu kitabı seçtiği için yürekten kutluyor ve teşekkür ediyorum. 488 sayfalık inişli ve çıkışlı bu yolculuğun sonunda şunu bir kez daha öğreneceksiniz : "Kötülük asla kazanamaz.Bunu çocuklar bile bilir." Kitapla ve sevgiyle kalın...
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202642 okunma
10/10
·488 syf.··
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 20:38
ŞAİR İMPARATORİÇE Shen TAO Bazen bir kitaba başlarız ve daha ilk sayfadan onun farklı olduğunu hissederiz ya, Ş𝐚𝐢𝐫 İ𝐦𝐩𝐚𝐫𝐚𝐭𝐨𝐫𝐢ç𝐞’de tam olarak öyle bir kitaptı benim için. Hikâyemizin merkezinde Wei var. Açlıkla, yoklukla büyümüş bir köylü kızı ama öyle sıradan bir karakter değil. Ve bir gün veliaht prensin cariyesi olmak için seçimler yapıldığında Wei, ailesine daha iyi şartlar sunabilmek için tereddüt etmeden seçimlere katılıyor. Wei biliyor ki içinde bulundukları dünya merhametli değil ve hayatta kalmak için bazen istemeden de olsa bir şeyler yapmaları gerekiyor. Saraya adım attığı andan itibaren de zaten geri dönüşü olmayan bir yola giriyor Wei. Açelya Hanedanlığı… Entrikaların, ihanetlerin, güç savaşlarının merkezi. Sarayda kimse masum değil ve Wei de zamanla masumiyetini geride bırakmak zorunda kalıyor. Onun değişimini okumak beni en çok etkileyen şeylerden birisiydi. İlk başta sadece hayatta kalmaya çalışan o kızın, zamanla ne kadar stratejik, ne kadar güçlü ve hatta yer yer ne kadar acımasız birine dönüştüğünü görmek ise gerçekten sarsıcıydı. Wei’nin yaptığı bazı seçimler; özellikle sarayda yükselmek için verdiği o acı veren kararlar… Okurken “Ben olsam yapabilir miydim?” sorusunu kendime sorduğum anlar oldu ve çoğunda cevabım hayırdı. Ama hikâyemizi güçlü yapan da buydu çünkü o sarayda doğru diye bir şey yok, sadece hayatta kalabilmek var. Ve Wei hayatta kalmak için her şeyi göze alıyor. Bu arada Ş𝐚𝐢𝐫 İ𝐦𝐩𝐚𝐫𝐚𝐭𝐨𝐫𝐢ç𝐞’yi okurken sürekli bir gerilim hissettim ve her an bir şey olacak gibiydi. Ölüm, ihanet, kayıp… Ve tabii tüm bu olanlar kitabımı elimden bırakmamı imkânsız hale getirdi. Son olarak, romantizm bekliyorsanız bu kitap o kitap değil, emin olun. Kitabımızda aşk değil, güç, hayatta kalma ve mücadele ön plandaydı. Uzun süre aklınızdan çıkmayacak fantastik
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202642 okunma
8/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
KIZ KARDEŞİM İÇİN JODİ PİCOULT 488 SAYFA #Filmlereuyarlanankitaplar #Ortakokuma Kimseyi mükemmel olduğu için sevmezsin. Mükemmel olmadığı gerçeğine rağmen seversin. İki yaşında lösemi teşhisi konan Kate'in hayatını kurtarmak için tam olarak genetik uyumlu tasarlanan bir bebek dünyaya getirir Fitzgerald ailesi. Anna adını verdikleri kızları, doğduğu andan itibaren ablasının kurtarıcısı olur. Hasta olmamasına rağmen tıpkı ablası Kate gibi ikinci adresidir artık hastahaneler. Sayısız ameliyatlar, nakiller, kan bağışları. Ablasının kurtarıcısı olan Anna, bu rolünü ve hayatını hiç sorgulamaz, taki on üç yaşına gelene kadar. Ailesini paramparça edecek, belki de ablası için ölümcül sonuçlar doğuracak bir karar alır ve kendi bedenini kullanma haklarına sahip olmak için ebeveynlerine dava açar. Bir yanda proje çocuk olarak dünyaya gelmiş olan Anna; bu hayatı sürdürmeli mi, yoksa bedeni üzerinde kendi kararlarını alabilmeli mi sorusuna cevap ararken bir yandan da Kate'in hayatta kalma mücadelesini okuduk hüzünle. Büyük kızını hayatta tutmak için olağanüstü bir çaba harcayan anne Sara'nın fedakarlıklarına, içsel çalışmalarına tanıklık ettik. Kate için verdiği mücadele sırasında geri planda bıraktığı diğer çocukları Anna ve Jesse'in sessiz çığlıklarına şahit olduk. Kızını hayatta tutmak her şeyden vazgeçen bir anne. Sara. Doğduğu andan itibaren sadece ablasını yaşatmak için mücadele eden bir kız kardeş. Anna. Adım adım yanlış yollara sapan, adeta ailenin hiç görülmeyen oğlu. Jesse. Anna'nın kendi bedeni üzerinde söz sahibi olmaya karar vermesiyle ailenin hayatına dahil olan bir avukat. Campell. Dava yürütülürken mahkeme tarafından atanan bir vasi. Julia. Eşi Sara'nın gölgesinde kalan, acısını içten içe yaşayan bir baba. Brian. Sadece bir çocuğun hastalıkla mücadele
Kız Kardeşim İçinJodi Picoult · April Yayıncılık · 20191,871 okunma
8/10
·208 syf.·
2026 5. kitabı
İnsanların zaaflarının ve toplumsal düzenin aksaklıklarının ortaya çıkardığı dilencilik konumu üzerinden yaşam biçimini ve amacını sorgulatan eleştirel yer yer eğlenceli yer yer üzücü ve kafa karıştırıcı bir Reşat Nuri Güntekin romanı. Kısacası okurken hafif bir gülümsemenin altında türlü türlü duygu yaşatıyor. Bir nevi anti-kahraman baş karakteri. En sevdiklerimden Çalıkuşu Çalıkuşu ve Acımak Acımak kitaplarının örnek aldığım idealist öğretmenlerinden sonra adı bile belli olmayan paşa torunu bu karakteri gizli gizli seviyorum. Kitapta en sevdiğim karakter ise Talat oldu. Var gücüyle çalışan ailesine sırt çevirmeyen sorumluluk sahibi biri. Bir yandan da dostluk sevgi yardım gibi tüm değerleri yüksek. Böyle olan çoğu insan gibi sonunda o da Miskinler Tekkesi düzenine yenik düşüyor tabi. Bir de ilginç biçimde romanın karakteri ve karakterin toplumla ilişkisi bana Fyodor Dostoyevski Budala kitabındaki Budala Prens'i hatırlattı. Ancak bu benzerliğe dair hiçbir kaynak bulamadığımdan yalnızca beynim içinde bir anımsama olduğunu kabul ediyorum.
Miskinler TekkesiReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20102,688 okunma