Buda ("Aydınlanmış Olan"), kastını terk edip derin bir dinî deneyimden geçmiş ve hayatının geri kalanını yeni felsefesini yaymaya vakfetmiş, asıl ismi Siddhartha Gautama (yaklaşık MÖ 563-483) olan Hindu asıllı bir savaşçı prensti.
Yang Chien henüz Chou devletinin generali iken (563) Türklerdeki ordu disiplini hakkında şöyle demişti. ".. Türk savaşçıları yağma talan ve öldürmekle uğraşırlar. Amirlerine çok az itaat ederler. Büyük kısmı da intizamsızdır." Halbuki Türkler ganimete hiç itibar etmemişler, ama yağmalamaya da bayılmışlardır.
Siddhartha Gautama was born around 563 B.C. , the son of a king called Shuddhodana who ruled the lands of the Shakya clan at the foot of the Himalayas, along what is today the border between India and Nepal. Though not monarch of an empire like the neighboring kings of Kosala and Maghada, Shuddhodana was well-to-do, and his capital, Kapilavastu, had prospered from its location near the trade routes into the Ganges valley. Apparently his power was not absolute, but shared with a voting assembly called the sangha – the same name the Buddha would later give to his monastic order, one of the earliest democratic institutions in the world.
"Eksenel gelenekler 8., 7. ve 6. yüzyılların büyük İbrani peygamberleri gibi kişilerle; Hindistan'da Upanişaların bilgeleri ve Buddha (yaklaşık MÖ 563-483), Çin'de Konfüçyüs (MO 551-479) ve Dao De Jing'in yazarıyla Eski Yunan'da da beşinci yüzyılın tragedya yazarları, Sokrates (MÖ 469-399), Platon (yaklaşık MÖ 427-347) ve Aristoteles'le (yaklaşık 384-322) ilişkilendirilmekteydi."
Sayfa 75 - Dao De Jing'in 3. yüzyılın ortalarına dek bilinmeyen yazarı, takma ad olarak 7. yüzyılın sonları ya da 6. yüzyılda yaşadığı sanılan hayal ürünü bilge Laozi adını kullanmıştı.·Kitabı okudu