Said Nursî'ye göre toplumsal uyuma katkıda bulunan diğer faktörler karşılıklı sevgi, saygı ve şefkat hisleridir; eğer toplum gelişecekse bu hisler dikkatli bir şekilde terbiye edilip canlı tutulmalıdır. Said Nursi için, bu hisler insanı tam olarak insan yapan ve eğer onlar aileden devlete kadar bütün toplumsal kurumlarda sağlanırsa, toplumsal gerilim de böylece mutlak şekilde en düşük seviyeye iner.Bütün hayatımda, hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeden katt bildiğim ve tahkikatların bana verdiği netice şudur ki: Muhabbete en lâyık şey muhabbettir ve husumete en lâyık sıfat husumettir. Yani, hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeyi temin eden ve saadete sevk eden muhabbet ve sevmek sıfatı, en ziyade sevilmeye ve muhabbete lâyıktır. Ve hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeyi zîr ü zeber eden düşmanlık ve adavet, herşeyden ziyade nefrete ve adavete ve ondan çekilmeye müstahak ve çirkin ve muzır bir sifattır... Husumet ve adavetin vakti bitti. İki harb-i umumi adavetin ne kadar fena ve tahrip edici ve dehşetli zulüm olduğunu gösterdi. İçinde hiçbir fayda olmadığı tezahür etti (Nursi, Hutbe-i Şamiye, İlk Dönem Eserleri, s. 565).
Iustinianus (527-565), Yahudileri hedef alıp onların hukuki ve sosyal durumlarını düşürmeyi amaçlamıştır. Heraklios (610-641), Yahudilerin Bizans-Sasani savaşlarında Hıristiyanları arkadan vurdukları ve ihanet ettikleri inancıyla Yahudi uygulamalarını engellemiş, Kudüs ve civarına yaklaşmalarını yasaklanmıştır.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Resûlullah (s.â.v) şöyle buyurmuştur: "Gafillerin arasında Allah'ı zikreden kişi, kuru otlar arasında yeşil bitki gibidir." Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliyâ, 6/181; Beyhakî, Şuabii'l-İmân, nr. 565 "Gafillerin arasında Allah'ı zikreden kişi, ölüler arasında diri olan kimse gibidir. " Buhârî, Daavât, 66 (nr. 6407
Sayfa 121 - Semerkand Cilt 2·Kitabı okudu
Son Cümle...
«Narsisistik davranışları artıran reality şovlar mı, yoksa narsisistler mi benliklerini rahatlatan bu tür programları çekici buluyor? 2016 yılında yapılan ve yaklaşık 600 kadın ile erkeğin televizyon izleme alışkanlıklarını ele alan bir araştırma sonucunda, araştırmacılar reality şovları seyredenlerin diğerlerine göre daha yüksek bir narsisizm düzeyine sahip olduğunu öne sürdü. Araştırmacılar 565 üniversite öğrencisine on beş farklı türde televizyon programını kaç kere ve ne kadar süreyle seyrettiklerini sordu, daha sonra onlara NKE'ni uyguladı. Haberlerle ilgilenenlerin toplumsal alanda daha faal olduklarını, buna karşılık uzun süre ve her gün televizyon seyredenlerin, ayrıca reality şovları daha çok izleyenlerin NKE'de daha yüksek narsisizm skoru elde ettikleri ortaya çıktı. Donald Trump'ın ABD başkanlığına yükselmesiyle birlikte, bir reality şov yıldızının iktidara geldiğini söyleyebiliriz…»
Sayfa 155
Psikoloji
“Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiye'dir. Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır, bilmiyorum ama aralarındaki mesafe Türkiye kadar, ondan eminim. Ve biz orada yaşıyorduk. Her gün politikacıların televizyonlara çıkıp jeopolitik öneminden söz ettiği bir ülkede. Önceleri çözemezdim ne anlama geldiğini. Meğer jeopolitik önem, içi kapkaranlık ve farları fal taşı gibi otobüslerin, sırf yol üstünde diye, gecenin ortasında mola verdiği kırık dökük bir binanın ada ve parsel numaralarıyla yapılan çıkar hesapları demekmiş. 1.565 km uzunluğunda koca bir Boğaz Köprüsü anlamına geliyormuş. Ülkede yaşayanların boğazlarının içinden geçen dev bir köprü. Çıplak ayağı Doğu'da, ayakkabılı olanı Batı'da ve üzerinden yasadışı ne varsa geçip giden, yaşlı bir köprü. Kursağımızdan geçiyordu hepsi. Özellikle de kaçak denilen insanlar... Elimizden geleni yapıyorduk... Boğazımıza takılmasınlar diye. Yutkunup gönderiyorduk hepsini. Nereye gideceklerse oraya... Sınırdan sınıra ticaret... Duvardan duvara...”
Sayfa 16·Kitabı okudu
Molière . — Düşüncem Tartüf’ün bir güldürü değil yergi olduğudur.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Alıntı