"Allah içinizden îmân edenleri yüceltir; bunlardan kendilerine ilim verilmiş olanları ise kat kat derecelerle yükseltir." (Mücadele sûresi, 58/11)
Bu âyetin tefsîrinde ibn Abbas radıyallahu anh Hazretleri buyuruyor ki:
"Alimler ile câhiller arasında yedi yüz derece fark vardır. Her derecenin arası da beş yüz senelik yol kadardır."
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ
İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir.
Bakara 2
اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ
Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.
3
وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.
4
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır!
5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız.
21
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın.
22
“Ellilerin bilim kurgusunda da altı çizildiği üzere, cam tanka konmuş bir beyin mutlu olmayacaktır.”
— Marc Lewis, Bağımlılığın Biyolojisi: Bağımlılık Neden Hastalık Değildir?, Say Yayınları, s.58.
İş ve Faaliyet
57 - Umumi İdare Heyeti, Cemiyet gâye ve dâvalarının devamlı bir vecd, heyecan ve hayatiyet plânında ruhları kavraması, eşsiz bir dinamizma belirtmesi ve asla donmuş kalıplar halinde sürüncemeye geçmemesi, her ân bir ibdâ ve icat zekâsile çalışmak borcu altındadır. Bu çalışmalara, Cemiyet menfaatine tertip edilecek ve cemiyete maddî ve manevî her kıymeti getirecek ebedî ve ahlâkî müsamereler bilhassa dahildir.
Cemiyetin rehber unsurlarile yakın ve uzak âzaları arasında maddî ve ruhî temasın bütün vasıtalarla, en hararetli ve şahsiyetli mikyasta, her ân yenilik ve canlılığını muhafaza etmesi en hassas noktadır.
Cemiyet merkezi en uzak yerdeki âzasına kadar faaliyetini, kararlarını, telkinlerini, buluşlarını, fikirlerini, aynı zamanda Türk Umumî vicdanına aksettirecek tarzda, maliyeti bahasına veya parasız broşürler ve tamimlerle bildirecektir.
58 - Büyük Doğucuların dâva zaferi bakımından ifadesile mükellef oldukları şahsiyetli birlik ve bütünlük manzarasında, kılıklardan, şahsî itiyatlardan, hususî zevklerden, muaşeret edeplerine ve en kalın fikir kıstasından en ince bedî ölçüsüne kadar keskin bir hususîlik tecelli edecektir. Bütün Büyük Doğucuların tek bir mâna ve madde teknesinde hamur haline gelmeleri ve tek lezzet belirtmeleri de başta Umumi Reis bulunmak üzere hamurkârlar mevkiindeki Umumi İdare Heyeti âzasının ve ileride şube reisleriyle idare heyetlerinin işidir. İç ve dış tecelli çerçevelerinde şahsiyet ve asliyet, Büyük Doğucuların ilk fârikasıdır.
Büyük Doğu Cemiyeti, Ana Nizamnamesinin her noktasından sezileceği gibi, ölü kalıplara bağlı alelâde bir cemiyet şeklinde değil, bütün bir ruh mimarîsi işini üzerine almış bir ocak mahiyetinde kurulmaktadır.