8/10
·1088 syf.··
2026 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 04:06
Selamlar. Ben kitabın genel olarak abartıldığını düşünüyorum. Savaşın bütün trajedisini yansıtan bir hikaye olarak deneyime puanım 10/10 ancak kitabın işleyişi, evren, karakterler, anlatım gibi kriterleri değerlendirdiğimde puanım 8/10’e düşüyor. Yorum kısmına geçmeden önce kitabı nasıl okuduğumu anlatarak başlamak istiyorum. Ben kitapları postitleyen biriyim. Bu kitabı okurken de bir renk postiti bilgi içeren bölümlere ayırdım. Yazar evren, olayların geçmişi, politika, güç itemleri, simya mantığı gibi gibi konularda bütün bilgileri hikaye akışında parça parça veriyor. Seri bir şekilde okuyup geçtiğinizde arada önemli bilgileri kaçırıyorsunuz. Yazarın akışta verdiği neredeyse her minik bilgi parçası kitabın ilerleyen bölümlerinde önemli bir detay haline geliyor. Birinci bölümü bitirdiğimde -300. sayfada - o kadarda önemsemediğim bilgi parçalarının başıma bela olacağını anlayıp kitabı baştan taradım ve bu bilgi parçalarını tekrar okuyup geri dönebilmek için postitledim. Size de en baştan okurken okuduğunuz her yeni bilgiyi postitlemenizi tavsiye ediyorum ki çok fazla katmanı olan bu kitaptan maksimum keyfi alabilin. Kitapla ilgili söyleyeceğim bir sürü negatif şey var ama kitabın geçtiği savaş atmosferi o kadar iyiydi ki kitabın sonuna kadar merak ederek okudum. Kitap genel anlamda çok katmanlı. Ciddi bir politik altyapı işlemiş yazar. Sönmeyen Alev ülkeyi yöneten bir tarikat aslında. Bir tarafta Paladia’yı yöneten Sönmeyen Alev diğer tarafta da ülkenin sanayisini yönet metal loncaları var. Dini temsil eden ve kutsandıkları için ülkeyi sonsuza kadar yönetmeye hakları olduğunu düşünen Holdfast ailesi ve Sonsuz Alev’le ülkenin ekonomisi ve sanayisini elinde tutan metal loncalarının arası nesillerdir gergin. Morrough’nun gelmesiyle birlikte loncalar Morrough’un arafında
AlchemisedSenLinYu · Nox Yayınları · 2026270 okunma
Bilgim kurgu okumak
7/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 14:53
Dune okumadan önce biraz araştırma yaparak başlamanız öneririm, daha çabuk adapte olunuyor. Öncelikle ana karakterler; 1. Paul Atreldes: Dune'un kahramanidir. Dük Leto' nun oglu ve Atreides Hanedanının varisidir. Kitabın başında 15 yaşındadır. Sesslz, dũşüncell ve iyi gözlemcl blr delikanlıdır. 2. Jessica Paul'un annesl. Dük Leto Atreides'in filen eşi gibi davanir, ancak resml olarak odalığıdır. 3. Dük Leto Atreides: Paul'un babasi. Atreides hanedanının lideridir ve Arrakis'in haklı hükümdarıdır. 4. Baron Vlademir, Harkonnen ailesinin lideri ve Atreides ailesinin rakibi 5. Thufir Hawat: Dük Leto'nun akıl hocası ve baş stratejistidir.. 6. Gurney Halleck: Dük Leto'nun askerl danişmanidir. 7. Duncan Idaho: Dük Leto'nun kılıç ustasıdır. 8. Rahibe Ana Galus Helen Mohiam: Bene Gesseritlerin ruhanl lideridir. 9. Llet-Kynes: Arrakls'in gezegen bllimcisi ve ekolojlstdir. 10. Chanl: Llet-Kynes'in kızıdır 11. Alla: Dük Leto ve Jessica'nin kızı, Paul'n kardeşidir. 12. Imparator IV. Shaddam: İmparatorlugun hükümdarı dır ve uzay yolculuklannda tekeli elinde tutan Uzay Loncas ile ilişkisi vardir. Kitapta bulunan gezegenler ise 1....Arrakis (Dune): Serinin ana gezegenidir. Tamamen çöl ile kaplıdır ve “baharat” adı verilen çok değerli bir madde burada bulunur. Baharat, evrendeki en önemli ticaret ürünlerinden biridirve nüfus 2 ye ayrılır fremenler graben,çanak,panlar 2...Caladan: Atreides ailesinin yönettiği gezegendir. Su kaynakları bol olan, yeşil ve verimli bir gezegendir 3 . ..Giedi Prime: Harkonnen ailesinin ana gezegenidir. Endüstriyel ve karanlık bir gezegendir 4.....Kaitain: İmparatorluk başkenti olan gezegendir. İmparator Shaddam Corrino IV burada yaşar 5 ......Salusa Secundus: İmparatorluk Sardaukar askerlerinin eğitildiği sert ve zorlu bir gezegendir aşırı
Edebiyat
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
4/10
·368 syf.··
2024 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2024 00:00
“My Millie. Even when we’d just been friends, she’d always been mine.” O zaman neden Sienna’yı seçtin?!! Şu ex olayı olmasa kitap daha sevimli gelecekti bana ama Millie’nin Ford için “second best” olmasını hazmedemiyorum. Yoksa kitap güzel başlamıştı sonra hızla düşüşe geçti. Millie Ford’u ilk gördüğü anda hoşlanıyor ama Ford’un dikkatini Sienna çekiyor. Çünkü Sienna “hot” mış “bold” muş First choice Sienna yani, Millie bir seçenek bile değil, Ford’un o anlamda dikkatini bile çekmiyor sadece arkadaş olarak görüyor Millie’yi. Sonra 2 sene Millie’nin baş düşmanı Sienna ile çıkıyor, çıkarken de Sienna’nın Millie’den nefret ettiğini biliyor. Aynı zamanda Ford, Millie ile best friend oluyor ve 2 sene sonra Sienna’dan ayrılmak istiyor çünkü bir anda Millie’yi öpmek istediğini fark ediyor. Yani başkasıylayken Millie’yi öpesi geliyor. Bu olay örgüsü bana hiç romantik gelmedi… Şöyle bile yazsa belki daha iyi olabilirdi; Ford Sienna ile Millie ile tanışmadan önce çıkmaya başlasa bir süre geçse Sienna ile ortak noktaları olmadığını görse ayrılmaya karar verse sonra Millie ile tanışıp arkadaş olup ona romantik hisler beslediğini fark etse… Bu şekilde ikisi ile sevgililik/arkadaşlık ilişkilerinin aynı anda başlaması karakterlerin kişiliği hakkında çok kötü bir his verdi bana. Gelelim Millie’ye… Ford’dan ilk anda hoşlanmış olabilirsin ama sonra senin düşmanın olan biriyle çıkmayı tercih etti, hangi kafayla onlar çıkarken sen de diğer yandan hala bu adamla 2 sene boyunca en iyi arkadaş olarak devam ediyorsun? Adamın kalbi başkasında sen o defteri kapatmayıp dibinde durarak adamdan geriye kalanlarla avunmaya çalışıyorsun. Acınası değil de ne? Onların ilişkilerine de ayıp kendi gururuna da ayıp ya… Adam da devamlı Sienna’nın Millie hakkında kötü sözlerini dinleyip Millie ile best
CoachDevney Perry · Devney Perry LLC · 010 okunma
8/10
·256 syf.··
2023 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2023 00:47
The book consists of 13 stories in total. I have commented on all the stories below. 1) MS. Found in a Bottle: "MS. Found in a Bottle" by Edgar Allan Poe is a classic example of his mastery in the Gothic and macabre. The story is presented as a narrative from an unnamed protagonist who, along with others, finds himself aboard a mysterious ship caught in a relentless, enigmatic whirlpool. Poe's writing in this story is marked by its atmospheric and suspenseful qualities. The reader is drawn into the eerie and claustrophobic world of the ship, which seems to defy the laws of nature and logic. As the narrative unfolds, the tension escalates, leaving the reader with a sense of impending doom. What stands out in "MS. Found in a Bottle" is Poe's ability to create an atmosphere of dread and the unknown. The narrative keeps you on edge, wondering about the fate of the protagonist and the true nature of the ship. It's a fine example of Poe's ability to blur the line between reality and the supernatural, making it a compelling and unsettling read. Overall, "MS. Found in a Bottle" is a must-read for fans of Edgar Allan Poe's work and those who appreciate tales of mystery and the uncanny. It showcases Poe's skill in weaving a chilling narrative that leaves a lasting impression, making it a significant contribution to the world of Gothic literature. 2) The Gold Bug: "The Gold-Bug" by Edgar Allan Poe is a captivating and enigmatic short story that combines elements of adventure, cryptography, and treasure hunting. The narrative follows the unnamed protagonist, William Legrand, who becomes obsessed with deciphering a cryptic message he believes will lead to a hidden treasure. Poe's writing in "The Gold-Bug" is both intricate and mysterious, creating an atmosphere of intrigue that
İnceleme
Kuyu ve SarkaçEdgar Allan Poe · Can Yayınları · 20143,621 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2023 4. kitabı
tam adı "keşf-i kadim: imam gazali'ye dair" olan ve 2004'te yayımlanan dücane cündioğlu denemesi. bugünlerde 8. baskısı mevcut. gazali okumaları yapmadan okudum maalesef, bir yerinden girmek istedim yine de. dücane hocayla girmek iyi oldu, iştahımı açtı. hilmi yavuz'a resmen özel bir bölüm ayırmış. diline düşmemek gerekiyor böyle uzdilli insanların. hoca tabii ki herkese hitap etmene gerek yok da bazı kelimeleri değil sözlükte google'da bile bulamadım. geri okumalarını yapmadığım için bilgim ve fikrim zayıf bu meselede. sadece altını çizebildiklerimi not düşüyorum. “akaid’in zanniyattan, kelamın haşviyattan, tasavvuf’un batıniyattan, fıkh’ın ihtilafattan, hepsinden önemlisi felsefe’nin yunaniyattan arındırılmasında imam gazali’nin ve takipçilerinin rolü, sanırım kimsenin reddedemeyeceği kadar önemlidir.” (8) “hakim söylemeyi tekrarlamayı marifet addeden, ciddiye alınabilecek hiçbir mesned göstermeksizin kendi tarihini mahkum etmeyi iş haline getiren, sonra da kalkıp ezberciliği, tekrarcılığı, peşin-hükümlülüğü yermeye kalkışan araştırmacı sayısının hiç de az olmadığını göstermek için, şimdi de osman kafadar’ın aynı nakaratları yineleyen türkiye’de kültürel dönüşümler ve felsefe eğitimi (istanbul, 2000) adlı çalışmasından bazı aktarımlarda bulunacağız. ‘islam dünyasında hicretten hemen sonraki yüzyıllarda başlayan, abbasilerin ve islam’ın altın çağ’ı olarak kabul edilen 9., 10., 11. ve 12. yüzyıllar arasında en dinamik, üretken ve oldukça renkli olduğu dönemde sahip olduğu entelektüel açılımlar içinde yunan tarzında felsefe hareketi, önemli bir yer tutmasına rağmen, üç-dört yüzyıl gibi çok uzun olmayan bir ömre sahiptir. eski yunanlıların m.ö. 7. yüzyıl ile m.s. 3. yüzyıllar arasındaki 1000 yıla yaklaşan felsefe hareketi gözönüne alınırsa, gerçekten de bu süre oldukça
Felsefe-Düşünce
Keşf-i KadimDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2017233 okunma
Çöküşün romanı.
7/10
·256 syf.··
2022 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2022 23:44
Geçen haftalarda artık müdavimi olduğum sahafta arkadaşımla çay içerken yan tarafımızdan birisi bize daha önce hiç Sylvia Plath okudunuz mu, diye sordu. Okumayı geçtim hayatımda ilk kez Sylvia Plath'in ismini o an duymuştum. Kendimi aşırı derecede bilgisiz hissettim birkaç gün sonra da dayanamayıp kitabı aldım. Keşke almasaydım ama buraya sonra geleceğiz. Başta kitap -anlatımı da dahil- Wattpad kitabı gibiydi "Ya bunun neresi bu kadar abartılmış saçma sapan bir şeyden farkı yok." diye düşünüp dursam da okumaktan vazgeçmedim. Sonra kitap bir anda açıldı. Nasıl oldu beni kendine nasıl bağladı bilmiyorum. İlk yetmiş sayfayı dört günde okuyup geri kalan tüm sayfaları bir günde bitirdim. Bitirdim bitirmesine ama kitap beni ciddi anlamda çok yordu. Ana karakterimiz Esther'ın çağın düşüncesinden farklı düşüncelerinin olması, çevresinde onu anlayacak kimsenin olmaması ve gün geçtikçe kendi kabuğuna çekilip hayata karşı olan umudunu yitirdiğini an be an okuyoruz. Bu düşünclerin çoğunu kadın erkek eşitsizliği, kadınların toplumdaki -olmayan- yeri ve erkek egemeni olan bir sistemde kadının rolü olarak genelleyebiliriz bence. Beni asıl yoran da Esther'ı anlatmaya çalışırken kurgunun gittiği yolu sindirmeye çalışmak oldu. Kitapta çok fazla tetikleyici unsur vardı benim açımdan. Mesela bir yerde Esther'a Buddy "Hiç erkek gördün mü?" diye soruyor. Esther hayır deyince Buddy Esther'ın önünde soyunup şimdi de sen soyun gibisinden bir şeyler söylüyor. Ya da Esther Irwin'e acıyor dediğinde Irwın ilk seferde hep acır gibisinden bir cümle kuruyor. Beni ciddi anlamda tetikledi böyle şeylerden etkilenen birisi varsa kitabı okumayı bir kez daha düşünsün bence. Bir de belli bir sayfadan sonra sürekli ölüm kavramı üzerinde duruluyor. Jilet paragrafı hâlâ aklımda ve unutabileceğimi de
Edebiyat
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma