Tesettür, kadınlar için fıtrîdir ve fıtratları iktiza ediyor. Çünkü kadınlar hilkaten zayıf ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale maruz kalmamak için fıtrî bir meyli var.
Bu zamanda öyle bir hâlde yürürüz ki, her adımda tanımadığımız yüzler arasında kayboluruz. İnsan kalabalığı içre, kimseyi bilmez, kimseye görünmeyiz. Gözler bakar ama görmez; diller konuşur lakin hakikati söylemez. Herkes kendi ruhunu bir zırha bürümüş, başkasına yalnızca maskesini sunar. Beklenti yok, aidiyet yok, sanki herkes bir diğerine yabancı; manasız bir devr-i hayal içinde yol alırız. Ne bir hedef ne de bir durak, yalnızca içi boş bir yürüyüş...
Bilgi nasıl tanımlanmalıdır? Bilgi ile ne kastedilmektedir? Yapılan tanım hem insan bilgisini hem de Tanrının bilgisini kapsamalı mı kapsamamalı mı? Yapılan tanım, mantık ilminde incelenen genel tanım teorisinin temel ilkelerine uymakta mıdır?"
Nasıl oluyor da kendi yasasına uyulması için hem bu kadar muazzam hem de bu kadar mükemmel bir aygıta sahip olan bizimki gibi bir toplum, bu aygıtın merkezine ancak yasadışılıkla işleyen, yalnızca suç, hukuksuzluk ve yasadışılık üreten küçük bir mekanizma yerleştiriyor?