Kollarını göğsünde bağlamış, Serra heykellerinden birine bakıyordu. Jeff onun birkaç metre ötesinde durdu, aklında binlerce birbiriyle çakışan duygu ve anı vardı. Sonra Pamela beklenmedik bir biçimde ona döndü ve “Ne düşünüyorsun?” dedi. Jeff, Pamela onunla bir konuşma başlatırsa ne yapacağına ya da ne diyeceğine kendini hazırlamamıştı, her ne kadar kısa bile olsa çok iyi tanıdığı o delici, yeşil gözlerle bir kez daha karşılaşacakları andan başka birşey düşünmemişti bile. Hayır, diye hatırlattı kendine sonra, bu gözleri tanımıyordu, artık ona karşı kapanmış ve her zaman da kapalı kalacak olan bir ruhu saklıyorlardı. Bahçedeki bu kadın sadece tek bir ömrünü biliyordu -yakında bitecek ve bir daha tekrarlanmayacak bir ömür- ve Jeff’in burada bir rolü yoktu.