Gazzâlî’ye göre bilmek, sadece zihinsel doğrulama değil; kalbin ve ruhun da işin içine girdiği bir süreçtir. Hakikate ulaşmak, akıl kadar ahlakî arınma ve niyetin doğruluğuyla da ilgilidir.
Özetle
Bilmek, sadece "duymak" ya da "tekrarlamak" değildir. Bilmek, bir şeye inanmak, onun doğru olduğunu göstermek ve bu inancı akıl veya deneyle gerekçelendirmek demektir.
Ancak gerçek anlamda “bilmek”, haddini bilmeyi de içerir.
İşte bu yüzden, "bilmenin ne olduğunu bilmek", konuşmadan önce susmayı ve sorgulamayı öğrenmektir.