Lavoisier, ölüm cezasını alır almaz ilk olarak, kendisi gibi bilimle uğraşan en yakın arkadaşını arattı ve şöyle dedi: "Ben nasıl olsa başımı verdim; bari bu başı verirken bilimsel bir denemeyi gerçekleştirelim. Acaba bir insan, kafası kesildikten sonra belirli bir süre düşünebilir mi?" der ve ilave eder; "Benim başım kesilip sepete düşer düşmez gözlerime bak, eğer göz kapaklarımı üç defa kırpabiliyorsam bil ki, insan kafası kesildikten sonra bir süre daha düşünebiliyor"
Ben bir iyiliğim, diyorum
Yitiklik duygusundan doğan.
Çoğalmak istedikçe azalmaktan alırım
Güzelliğimi.
Seçilmiş bir yalnızlığın içinden
Seslenirim mahcup ve özgür;
Sevdiği herkesi bir kedere
Dönüştüren kalbimle.
-Karlı bir boşluğa inen gece
Çocuk kalır odamın yanında.-
Kalabalığı kanıt gösteririm
Kalabalığın kendine:
Hiçbir yakınlık hiçbir hayale
Su taşımaz
Buğday olmaz
Un vermez…
Kendini sevmeni süsleme
Diyor, kitaba bakan dostum;
Bencil bir acısın sen.
Kimseye sezdirmeden gülümsüyorum
Kalbimdeki kalabalığa.
Öyleyse neden odama düşüyor
Çekilen her perdenin yalnızlığı.
Ağzının pasını
Topuklarından aldığım çocuk…
-Suyum, unum, buğdayım-
Herkesin başkasını konuştuğu
Bu aynalar pazarında
Seni kimselere