bizzat Platon'un kendisi de ezeli-ebedi, zaman-dışı nesnelerin varlığına inancı, gözle görülen, elle tutulan şeylere başvurmaksızın temaşacı yoğun düşünce ve sezgi sayesinde bu varlıkların bilgisine ulaşılabileceği, onların keşfedilebileceği görüşü, ruhun veya aklın kendisinin bu görülmeyen, ezeli-ebedi nesneler dünyasına ait olduğu ve geçici olarak duyular dünyasına düşmüş olduğu anlayışıyla bu şair-kahin-filozof geleneğinin en iyi temsilcisidir.