Berceste

Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kumarbaz
Puan vermedi·177 syf.·
2026 81. kitabı
“Ne gereksiz, ne beyhude bir çaba! Kendi kendini kandırmanın alemi var mı?”(s.14) Dostoyevski’nin borç içinde kaldığı bir zamanda kumarbaz kitabı yazarken zamanla yarışıyor. Bir sözleşmenin baskısı altında kalıyor. Yetiştiremezse eserlerinin yayın haklarını kaybetme riski taşıyor. Bu yüzden günler içinde, adeta koştura koştura yazıyor. Kitabı için bit katiple birlikte çalışıyor, kumarbazı yazarken cümleleri konuşarak hızla yazdırıyor. Ortaya çıkan metinde haliyle sadece bir kurgu olmuyor. Kendi hayatında yaşadığı sıkışmışlığı ve kumarla olan ilişkisini ve insanın zaaflarını anlatıyor. Romanın içinde bir kumar şehri kuruluyor. İnsanlar paranın etrafında dönüyor. Herkes bir şey bekliyor, miras, fırsat, kurtuluş. Ama bu bekleyiş karakterleri sakinleştirmiyor aksine içten içe kemiriyor. Anlatıcı bir yandan bir kadına bağlanıyor, bir yandan kumarın içine çekiliyor. Kumar sadece para kazanma işi olmaktan çıkıyor, insanın kendi sınırlarını zorladığı bir yere dönüşüyor. İnsan kendini izler gibi oluyor ama yine de duramıyor. Kumarla birlikte insan her zaman kazanmak için oynamıyor. Bazen kaybedeceğini bile bile devam ediyor. Çünkü mesele para olmuyor mesele insanın kendi içindeki boşluğu doldurmaya çalışması oluyor. Kumarbaz, sadece kumarı anlatan bir kitaptan ziyade İnsani zaafları, bağımlılığı ve içsel çatışmayı vurguluyor. Dosto’nun dilinden insanın zaaflarını, tutkularını ve kendiyle olan mücadelesini görmek istiyorsanız, Kumarbaz okunmayı fazlasıyla hak ediyor. Herkese keyifli okumalar
Bercesteden
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,6bin okunma
Puan vermedi·117 syf.·
2026 80. kitabı
Sadık Hidayet Hayyam’ı anlatırken bilimle yoğrulmuş bir aklın yazdığı teranelerle hayat karşısında nasıl yalın ama sarsıcı bir noktaya vardığını gösteriyor. Hayyam'ın Teraneleri kitabı sadede bir şiir derlemesi olmaktan çok varoluşla yüzleşmenin sade ama keskin bir yolunu göstermeyi konu ediniyor.  “Gelip gittiğimiz şu dairenin Ne başı belli, ne de sonu. Kimse doğru söylemiyor şu âlemde Nereden geliyor, nereye gidiyoruz?” “Bugün gençlik sıramdır benim İçiyorum ben; çünkü mutluluğum benim. Ayıplamayın beni; acı da olsa, hoştur yine Acıdır; niye mi? Çünkü hayatımdır benim.” “Yazık, gençliğin defteri dürüldü gitti! Hayatın o taze baharı güz oldu gitti! Adına gençlik denilen şey var ya, Anlamadım ki; ne zaman geldi, ne zaman gitti!” Kitabıyla Sadık Hidayet,Hayyam’a atfedilen rubailerin tek bir kaynaktan gelmediğini yüzyıllar içinde farklı şairlerin dizeleriyle karıştığını ve bu yüzden ortada saf bir Hayyam metni olmadığını vurguluyor, Bu karmaşanın sebebi olarak hem orijinal el yazmalarının yokluğu hem de dini ve ideolojik müdahaleleri söylüyor, gerçek Hayyam’ı bulmanın yolunun biyografilerden ziyade rubailerin içindeki düşünceye, dile ve tavra bakarak ayıklama yapmaktan geçtiğini anlatıyor. Son bölümde rubaileriyle Hayyam sürekli aynı yere dönüyor, bilinmezliğin ortasında kısa bir hayat yaşıyoruz ve kimse bu sırrı çözmüyor. Hepsi birlikte, insanın hem düşünen hem de çaresiz kalan yanını aynı anda taşıyor. Hayyam’ın teraneleri okundukça hayatın kesinliğini değil, geçiciliğini gösteriyor ve insanı kendi düşüncesiyle baş başa bırakıyor. Kitapla kalın. Herkese keyifli okumalar.
Bercesteden
Hayyam'ın TeraneleriSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 2016605 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 79. kitabı
Hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz. Yazı hariç.”(s.5) İbni Zerhani ( Kara Kitap ’taki kurgusal yazar) Orhan Pamuk yıllar boyunca romanlarında ve yazılarında kaleme aldığı parçaları Ben Bir Ağacım kitabında bir araya getiriyor. Yazar girişte tarihin gizemli tarafına ve çocukluk hatıralarına dönüp durduğunu söylüyor bu seçkiyle de iki damarı birleştiriyor. Eski metinlerini yeniden gözden geçiriyor, bazılarını kısaltıyor, bazılarına eklemeler yapıyor. geçmişte yazdıklarını bugünün bakışıyla yeniden şekillendiriyor ve kitabı ortaya çıkarıyor. Bu parçalar da farklı kitaplarından geliyor, Kara Kitap ve Benim Adım Kırmızı başta olmak üzere çeşitli eserlerinden seçiliyor. Aynı zamanda kitabı oluşturduğu zaman henüz tamamlanmamış romanı Kafamda bir tuhaflık’tan aldığı “Mevlüt’ün Ortaokul Yılları” gibi bölümlere de yer veriyor. Yek bir bütün hikaye anlatmıyor ama farklı metinleri aynı dünyada buluşturuyor. Bazen tarihin içinden bir hikaye anlatıyor, bir celladın yaşadığı içsel kırılmayı gösteriyor, bazen masalsı bir dünyada aşk ve kıskançlıkla karşılaştırıyor. Bir yerde bir nakkaşın körlüğe yaklaşmasını izliyor, başka bir yerde bir ağacın yalnızlığına kulak veriyor. Anlatımı her bölümde değişiyor, her bölümde başka bir ses konuşuyor gibi ilerliyor. Kimi zaman masal gibi akıyor, kimi zaman daha gerçek ve içe dönük bir anlatıya dönüşüyor. Ama hepsinde insanın duyguları, korkuları ve anlam arayışı dolaşıyor. Kitabı okurken daha önce okuduğun kitapların sayfaları arasında yeniden dolaşıyormuş hissi veriyor. Okumayanlar için Spoiler olacaktır, Orhan Pamuk anlatılarını seviyorsanız farklı metinleriyle keyifli bir deneyime dönüşüyor, hem tanıdık hem de yeniden keşfedilen bir okuma sunuyor.
Bercesteden
Ben Bir AğacımOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20191,840 okunma