.#Okudumbitti
Ancak beni sarmadı ...Böceğe dönüşen samsa ailesinin tek oğlu görünmemesi için odasından çıkmamak üzere uzun uğraşlar veriyor... göründükten sonra ona bir süre alışamayan samsa ailesinin tavırlarını anlatıyor sonra zar zor bakan ailenin tek küçük kızı olan Greterin yaptıklarını sonra böceğe dönüşen oğlunu istemeyen babanın halini uyuşamadıkları kiracılardan sonra bıkmış olan kız kardeşininde böceğe dönüşen abisini istememesini o gecenin ertesi sabahı ölen ailenin böceğe dönüşen oğlu ve ailesinin buruk sevinçleri kovulan hizmetçi evlenme çağına gelen asabi kız kardeş..... Kısaca özeti kitabın neredeyse ne anlatmak istediği bu güzel bir son için eski haline dönüşmesi lazım iken kitabın ana karakterini ölmeye mahkum edip ailenin huzura kavuşması ve böyle son beni sarmadı
Kafka kendi ailesinde de benzer bir muamele gördüğü için böyle bir sonu uygun görmüş olmalı diye düşünüyorum🤔 benim için etkileyici olan da tam olarak bu sondu😁
Yazarın yazdığı son kitabıymış, hatta yazar vefat edince kitapta düzeltme yapmak için aldığı notları da eşi tamamlayıp öyle okurlara sunmuş.
Ülkede "HİÇBİR BAŞARI CEZASIZ KALMAZ." Cümlesinin kitaba çevrilmiş hali denilebilir. Hatta böyle bir cümle aklıma geldikten sonra uzun uzun yazıp o cümlenin ağırlığını azaltmak istemiyorum. Ama yine de bir cümle söylemek istiyorum. Siyasetin (veya bürokrasinin mi demeliyim bilmiyorum), ne kadar iğrenç bir şey olduğunu öğrenmek istiyorsanız okuyun, İyi okumalar :)
Bir kitaba başladığınızda tam olarak böyle bir inceleme bekliyordum. Ve tabii size %100 katılıyorum. Fakir Baykurt her kitabında sarsıcı bir gerçeklik sunar ama bu kitabı kitapseverleri çok rahatsız edecek bir konuya değiniyor. Bu yüzden hatırlanmalı.
"Pazar sabahları Squealer toynağıyla tuttuğu uzun bir kağıt parçasından, her tür gıda maddesinin üretiminin duruma göre yüzde iki yüz, yüzde üç yüz veya yüzde beş yüz arttığını kanıtlayan rakamların listesini okuyordu hayvanlara. Hayvanlar, özellikle de İsyan'dan önceki koşulların nasıl olduğunu artık net hatırlayamadıklarından Squcaler'a inanmamak için bir neden görmüyorlardı. Yine de zaman zaman, artık daha az rakam dinleyip daha fazla yemek yemeyi tercih ettiklerini düşünüyorlardı."