Bir kitabı bitirdim ama aslında bir aynaya baktım…
Mahir İz’in öğrencilerine olan ilgisini okurken içimde şu soru büyüdü:
Biz evimizde çocuklarımıza ne kadar gerçekten “değer” veriyoruz?
Onları duyuyor muyuz, yoksa sadece konuşmalarını mı bekliyoruz?
Onları anlıyor muyuz, yoksa sadece yönlendiriyor muyuz?
Mahir İz, öğrencilerine sadece bilgi vermemiş; onları görmüş, önemsemiş, kalplerine dokunmuş.
Ve düşündüm… Eğer biz de çocuklarımıza böyle yaklaşabilsek, kim bilir nasıl insanlar yetişir?
Belki de mesele büyük şeyler değil.
Biraz daha dinlemek, biraz daha anlamaya çalışmak…
Çünkü bir çocuğun kalbine dokunmak, aslında bir geleceğe dokunmaktır.