"Duygularımız bazı gizemli ruhani varlıklar değildir; milyonlarca yıllık evrimle bilenmiş biyokimyasal algoritmalardır. Yapay zeka bu algoritmaları bizden daha iyi anladığında, duygularımızı korkutucu bir kolaylıkla manipüle edebilir."
"Sapiens'in hikayesi, kurgunun dünyayı nasıl fethettiğinin hikayesidir.
21. yüzyılda, yapay zeka tarafından yaratılan daha da güçlü kurgularla uğraşmak zorunda kalacağız.
Soru şu: Bu yeni hikayelerin yazarları kim olacak ve amaçları ne olacak ?"
"Geçmişte sansür, bilgi akışını engelleyerek işliyordu.
Gelecekte ise insanları o kadar çok alakasız ve çelişkili bilgiyle boğarak işleyebilir ki, artık neye inanacaklarını bilemezler."
İki günde bir somun geçiyorsa eline
Soğuk suyu da olursa bir kırık testide
Niçin kendinden kötüsüne kul olur insan,
Ne diye girer kendi gibisinin hizmetine.
~~
Bu varlık denizi nerden gelmiş bilen yok
Öyle bir inci ki bu büyük sır delen yok
Herkes aklına eseni söylemiş durmuş
İşin kaynağına giden yolu bulan yok.
~~
Senden benden önce de vardı bu gün bu gece
Felek dönüp durmadaydı hep bu gördüğünce
Usulca bas toprağa çünkü bastığın yer
Bir güzelin gözbebeğiydi beş on yıl önce.
~~
Bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim ben
Şaşkınlıktan başka şeyim artmadı yaşarken
Kendi isteğimle de gidiyor değilim şimdi,
Niye geldik kaldık
niye gidiyoruz bilmeden.
~~
Sonsuz çemberinde bu dipsiz evrenin
Gönül hoşluğuyla iç, geçmeden devrin
Ecel şarabın
sunulunca da ah etme
Sıran gelince içmezlik edemezsin.
"Ama hiç değilse bu dünyadan ötekine göçerken hayırlı bir yolculuk olsun diye tanrılara dua edilebilir hatta edilmesi de gerekir
İşte bu nedenle ben de dua edeyim
umarım kabul ederler" diye tamamladı sözlerini.
Bunları söyler
söylemez de kadehi dudaklarına götürdü, keyifli bir şekilde bir çırpıda sonuna kadar içti.
Kriton'a döndü "Asklepios'a bir horoz borcumuz var
öde bunu sakın ihmal etme."
"Onu yaparım da
sen söylemek istediğin başka şey var mı diye bir düşün ?"
dedi Kriton.
Sokrates Kriton'un bu sözlerini cevaplamadı, kısa bir süre sonra da kasıldı
Adam onun örtüsünü kaldırdı
Sokrates'in gözleri sabitleşmişti
Bunu gören Kriton, onun ağzını ve gözlerini kapattı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim ;
gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama........