**Herkese merhaba bugün Wisteria serisi ile ilgili düşüncelerimi paylaşacağım. Tabii incelemem ağırlıklı olarak final kitabı olan Diyarların yazarı ile ilgili olsa da diğer kitaplarına da azar azar değineceğim. Bu seri benim okuduğum ilk wattpad serisiydi bu sebeple bende duygusal bir yeri vardı özellikle seriye devam ettiysem bunun en önemli sebebi Drystan'dır. Final kitabını yaklaşık olarak bir buçuk yıl bekledik yazar da kendi hesabından "çok geniş bir büyü sistemi ve evrem tasarladım böyle güzel şöyle harika bir final yazıyorum" dediğini görünce beklenti ister istemez arttı. Keşke bu beklentiyi de karşılasaydı(neyse çok uzattım artık kitaba geçelim :))
Öncellikle sevdiğim yanlarında bahsetmek gerekirse yazar yazım dilini oldukça geliştirmiş yani okurken gerçekten kolay akıyor ve betimleme ve diyalog açısından ilerleme kaydetmiş. Bu arada kitabın başına gelmiş en güzel şey Drystan'ın kızıı Rykel'dır. Çok başarılı bir çocuk karakteri tasarlanmış, kitap boyunca sevdiğim tek karakter oldu. Onun dışında dört ana kadın karakterin ağzından kitabı anlatması ben sevmesem de hikayeyi birçok yönden görmemiz açısından iyiydi. Ve iyi yanları bu kadar (maalesef)
Şimdi eleştirmek istediğim yanlarına gelelim başlıklar üzerinden ilerleyelim
Lin kimdi ve neden bu kadar altı boş bir karakter ?
Dördüncü kitabına yani en önemli kitabına başrol yapacak kadar önemli olan tüm evrenin kaderini ona bağladığın karakterinin geçmişi, ailesi ve kim olduğu neden hiç anlatılmadı. Yani gerçekten çok saçma karakter habire işte hafızam gitti hatırlamıyorum deyip duruyor. Neden bir derinliği yok Ve en büyük sorunlardan biri de egoist ve kendinden emin yazılıp en ufak saldırıda yere yığılıp kalmasıydı. Herkes onu geliştirmeye çabalarken o ben yaparım havalarında dolaştı. Ve tabii ki
Ölmekten korkmuyor olabilirsin. Ama adım kadar eminim ki öldüğünde kimsenin ardından seni anmayacağından korkuyorsun. Çünkü sen busun. Kimse seni iyi hatırlamayacak. Kimse ardından yas tutmayacak. Hatta kutlama yapacaklar.