Büşra AYKUL

700. İncelemem! Siz değerli dostlarıma ithafen...
9/10
·256 syf.··
2025 61. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2025 18:40
"Ben bu hikayeden sessiz sedasız nasıl çıkıp gideceğim?" Okumanın en zor tarafı bu olsa gerek! Koşa koşa seçtiğin, hayatına aldığın kitaptan aynı hızla ayrılamıyorsun. Gittiğin yerlere seninle geliyor, gece başucunda sabahlıyor, öyle bir yer ediniyor ki ruhunda; bitirip kapağını kapatsan da içinde bitiremiyorsun. İçini kemiriyor öyle olunca, usul usul, fark ettirmeden... Bitti, Şimdi Nazan Bekiroğlu'nun bütün kitaplarını yeniden okumuş gibiyim. Bir ömrün muhasebesini yaptım onunla, yaşanmış ve mihrican fırtınası esmiş bir ömrün muhasebesi... Setterhan'a gittim yeniden... Onunla sevdim. "İçimden yenilenemeyince dışımdan eskidim." Sofya oldum eski bir kitapçı dükkanında ama onu "boşluklarıma doldurmaya kalkmadan." Yeri geldi Mücella oldum, bekledim. Beklemeyi ondan öğrendim. Beklemenin kitabı olsa o an yazardım. Nasibimde yoktu, içtiğim su kaldı boğazımda. "Denizde boğulan bir balık kadar yalnız kaldım." Yedi uyurlar uyumadı benim kadar. Öyle bir seyredişti hayatı... Hayatı yaşayanlardan mıyım, seyredenlerden mi bilemedim. Mihrican fırtınasını bilir misiniz? Yaz biter, sonbahar başlar, mevsim geçişi, kuşların göçüşü... Fırtına çıkar tam o zamanlarda, "mihrican fırtınası". Farslar, "Güneşin yer altına inmesi" "tabiatın uykuya dalması" derler. Bir fırtına bildirir bize bunu olanca şiddetiyle. Güzel giden tüm şeylerin olası sonunda yüzümüze çarpan soğuk su misali esip geçen o fırtına. "Bana gitme vaktidir şimdi. Sen ister unut ister unutma beni." "Elveda eski hayatım, sana tümden veda ediyorum!" diyor Lev Tolstoy Diriliş'inde. Umay Umay, "Ben buyum işte, en kuru veda, çıkılmayan yolculuk..." Ve Hepimizin filmine aşık olduğu Selvi Boylum Al Yazmalım kitabında Cengiz Aytmatov, "Elveda, Isık-Göl’üm, bitmemiş türküm benim!" youtu.be/id9uXYYopZY?si=... Neden bilmem buram buram veda kokusu aldım
Edebiyat
Mihrican FırtınasıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 2024412 okunma
Büşra AYKUL
İncelemeleriniz çok güzel maşallah 💐
Reklam
1984 mü Cesur Yeni Dünya mı?
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
YouTube kitap kanalımda Cesur Yeni Dünya kitabını önerip distopya türünü anlattım: ytbe.one/DNo1wRTFR1g Vedat Milor'un Twitter'da yaptığı "Menemen soğanlı mı olur yoksa soğansız mı?" anketinden sonra 1000kitap'ta bugüne kadar yaptığım ilk anketli incelemeye hoşgeldiniz. Bu incelemenin yorumlar kısmında şu sorunun cevabını vermenizi istiyorum: "1984 mü yoksa Cesur Yeni Dünya mı?" 1000kitap'taki kullanıcı adım "distopikokur" olmasına rağmen bugüne kadar arada kaldığım en büyük ikilemlerden biridir herhalde bu. Huxley'in kendisi 1984'ün daha acımasız bir distopya olduğunu söylerken, benim düşüncelerim Cesur Yeni Dünya kitabındaki mutluluğun kaçınılmaz bir şey olarak dayatılmasının daha tehlikeli bir şey olduğu yönünde. Kendi kitap okuma grubumda haftaya bu iki kitabı siyaset, mimarlık, sosyoloji, psikoloji, pedagoji, cinsellik ve etimoloji gibi pek çok yönden karşılaştıracağımız için sizin yorumlarınızı da bu yüzden merak ediyorum. Çünkü 1984, acı ve cezalandırma yoluyla halkı kontrol etmeyi seçmişken, Cesur Yeni Dünya haz ve ödül yoluyla halkı kontrol etmeyi seçmiş bir distopya. Sizce hangi kitabın toplumu içerisinde yaşamak daha acımasız? Aile ve anne-baba gibi kavramların ortadan kalkmadığı 1984 mü, yoksa anne-baba-ebeveyn gibi kavramların ortadan kalktığı, şartlandırılma sistemiyle insanların birileri tarafından üretildiği Cesur Yeni Dünya mı? İnsanlar mutsuz olmalarına rağmen onlara sürekli olumlu ve pozitif sayıların dayatıldığı 1984 mü, yoksa mutsuzluğun insanların aklına bile gelmemesi için Soma adlı bir hap aracılığıyla mutsuzluk, kötülük, hastalık gibi şeylerin düşüncesinin bile ortadan kalktığı Cesur Yeni Dünya mı? Kitap okuma düşüncesinin bile yasak olduğu 1984 mü, yoksa insanların bebekliklerinden itibaren bir kitaplığa yürütülüp kitaplığa
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Büşra AYKUL
1984 çünkü günümüze en yakın olan o
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2020 20:25
Öğrenmek isteyen okusun! Öncelikle yazdıklarım kitap incelemesinden ziyade yazar incelemesi veya araştırma yazısı oldu. Bu araştırma-incelemeyi oluşturmak, (geceleri birer-ikişer saatimi ayırarak) bir haftamı aldı. Biraz emek verdim açıkçası. Bu sebeptendir okuyacak olanlara kesinlikle birşeyler kazandıracağımı düşünüyorum. Vakti olan herkesin okumasını içtenlikle diliyorum. Anlatacaklarımı bilenlerin başımın üstünde yeri var. Bilmeyenler eminim memnun kalacaklar. Bu inceleme diğerlerine göre daha uzun olacak ama hepsini içtenlikle okuyanlara sonsuz teşekkür ediyorum. Peki ne anlatacağım? Kitaptan ziyade yazarını tanımayanlar için kendisinden bahsedeceğim. Tabi ki sizlere yazarın biyografisini sunmayacağım.(bunu heryerde bulursunuz) Onu, küçük araştırmalarım sonucunda kendi gözümden, beni etkileyen yerlerini anlatacağım. Evet anlatacağım çünkü Atsız'ın kitapları, hikayesi güzel olduğu için veya rastgele raflarda görüldüğü için okunsun istemiyorum. Kitaplarını eline alanlar Atsız'ın bilincinde olup okusunlar istiyorum. Çünkü ben bu kitabı okurken Atsız'ı tanımıyor olsaydım, böylesine derinden etkilenmezdim. Sizlerde onu tanıyın. Vaktiyle bir Atsız varmış arkadaşlar... •Tam adı "Hüseyin Nihal Atsız" olan sevgili yazarımızı Türkçü ve Turancı olmasıyla tanıdım. Evet evet, Atsız sapına kadar Türkçüdür. Hatta bunun bir çok kanıtı bulunur. Beni bunlar arasında en çok etkileyeni "Topal Asker" hikayesidir. Hikaye dediğime bakmayın gerçektir. Bu hikayeyi benden değil bizzat vereceğim linkten kendiniz dinleyebilirsiniz. Ama bu hikayeyi dinlemek istemeyenlerin, incelememi okumalarına gerek yok. Hemen şuan kapatabilirler. Atsız'ı gerçekten tanımak isteyenler lütfen dinlesin ve sonrasında devam edelim. youtu.be/UDRZXqSZF4Y Şiiri, şarkı olarak söyleyen linki de buraya
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201933,9bin okunma
Büşra AYKUL
Elinize ağzınıza emeğinize sağlık çok bilgilendirici bir yazı olmuş, teşekkürler