Her birimiz ardımızda bir dost ve düşmanlar mezarlığı sürükleriz; bu mezarlığın yüreğin uçurumlarına atılmış veya arzuların yüzeyine yansıtılmış olması da pek mühim değildir.
bazen ne yapmak lazım biliyor musun?durmak lazım ,duymamak lazım ,görmemek lazım ,karanlıkta bir başına kalmak lazım.. her şeye yetişemeyeceğini ,herkese yardım edemeyeceğini bilmek lazım.hepsinden öte kendine önem vermen lazım.kendini unutmak ne kadar amansız bi keder. kendinden önce başkasını düşünmek ve bunun boşa gitmesini izlemek..evet fazlasıyla ızdırap verir..tarifini nasıl yapsam;içinde kalbin derin bi boşluğa düşüyor gibi ,sonra üstüne karanlıklar düşüyor tonlarca ağırlıkta ,sonra da senin bitmeyecekmiş gibi acı çektiğin gecelerin oluyor.insanlar böyledir işte ,uzun zaman sonra birini tanımaya karar verirsin..biraz sohbet muhabbet, sabahlanan geceler artık tamamdır.sen de ahmak aşıklar arasına katıldın.ama çok sevinme.!hislerini belli ettiğinde,insanların kaçtığını ,hislerini nasıl tepe taklak ettiklerini de göreceksin.sonrası ne mi oluyor ?sonrası schoppenhauer’ın ya /ya da’sı gibi oluyor.geriye bakıp düşünüyorsun ya’ların ve ya da ‘ların oluyor…ben aslında yalnız olmaya çalışıyorum.çünkü;orada her şey açık,senden başka kimse yok.öyleymiş gibi davranan insanlar yok.kendinlesin ,her şey olduğu gibi insanları tanımaya başlarken söylenen yalanlar ben de ben de’ler yok.bir ayna,karşında karanlık bir gölge ve sen.. değerini bilene yeter de artar bile.hayatīmın hiçbir döneminde iletișim kurmak benim için kolay olmadı.kendimle zaman geçirdim.kendimi tanımaya ,değişmemeye,beni değiştirmelerine izin vermemeye çalıştım ve başarīyorum da..kabul ediyorum insanlar arasında fazla duygusalım.empati yönüm fazla gelișmiștir.hislerim…çoğu zaman söylenmeyenleri bana söyler.ama bir sorun var ki ben ahmak bir uman gibi belki öyle değildir(!)der hislerime arkamı dönerim.neden mi?öyle olmasını umduğum için.sonra gerçekle yüzleşirim ve hislerim bana büyük bi kahkaha patlatır.beni