O kadar hevesliyiz ki kendimize hastalıklar beğenmeye, ilaçlar yutmaya, sonra başka hastalıklar ve başka ilaçlar bulmaya, bu döngü içinde plastik meşgalelerle uğraşıp kendi özümüzden uzaklaşmaya... O kadar meraklıyız ki kendimizi aşağılamaya, hor görmeye, sonra tüm bunlara aşağılık kompleksi ya da özgüven problemi demeye. Kullandığımız dil bile sorun fışkırıyor adeta. Oysa başlangıçlara çok dikkat etmeli. Gün doğumlarına, seher vakitlerine, ağızdan çıkan kelimelere, zihindeki düşüncelere, karşılaşılan hadiselere.