Cansu Mutlu

Cansu Mutlu
@CansuMutlu61
Ma solitude,man bermitage,mon repos. *Yalnızlığım,inzivam,huzurum.
Atatürk Üniversitesi /BBY
804 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·266 syf.··
2021 67. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2021 10:52
Film dizi izlemeyi çok severim ve bu tarzda bir sürü şey izledim. Esinlendikleri kaynakları okudukça her şey daha da açıklayıcı geliyor. Cesur Yeni Dünya bana Matrix'i çok hatırlattı. Kimseye mutsuz olma hakkının verilmediği tamamen keyif üzerine kurulu bir dünyada yaşasaydık ne olurdu sorusunu cevaplıyor. 1932 yılında böyle bir roman yazmak bu ileriye görmenin çok daha ötesi... Dark gibi zaman yolculuğu yapıp ileriyi mi gördü bu adam demeden duramıyor insan. Korkunç bir dünyayı yazmış yazar, bir uyarı gibi... Matrix'de de olduğu gibi insanı insan yapan; seçimleridir, çektiği acıdır, yaşadığı mutluluktur... Bunları elinden alıp sadece keyif üzerine kurulu bir dünya düşünülemez. Düşünülürsede artık insan olmayız.
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Reklam
Beth Harmon ile tanışın.
9/10
·336 syf.··
2021 12. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 14:17
The Queen's Gambit adlı yedi bölümlük mini dizisini izledikten sonra, romandan uyarlama bir dizi olduğunu öğrendiğim andan beri okumak istediğim bir romandı. Dizisini izlesemde neler olacağını bilsemde kitabı okurken hiç sıkılmadım bilakis aynı heyecanı yaşadım. Beth yetim bir kız ve kaldığı yetimhanede çalışan hademeyi bodrum da tek başına satranç oynarken görmesiyle her şey başlıyor. Hikaye o kadar gerçekçi ki sanki gerçekten de Beth Harmon diye biri varmış gibi geliyor. Çünkü Beth satrançta iyi olabilir ama o bir insan... Ve tabiki her insan gibi o da zorluklardan geçmek zorunda... Kitap da aynı zamanda Beth'in satranç camiasında bir kadın olarak varlığını sürdürmesi, dönem dönem bazı bağımlılıklarının olması ve onlarla savaşmasını da işliyor. Basit bir satranç diyip geçmemek lazım yazar konuyu çok iyi işlemiş. Kitabını okumanızı ve sonra da dizisini izlemenizi tavsiye ederim. Dizi hala en çok izlenen ilk on listesinde varlığını sürdürüyor. Google'da en çok arananlar listesinde "Satranç nasıl oynanır?" aranıyorsa bu bir başarıdır. Bence bu başarı da bize düşen kitabı okumak, diziyi izlemektir. Satranç hakkında hiçbir şey bilmeyen biri bile diziyi izlerken oyuncuların mimiklerinden her şeyi anlayabilir. Kitap da bu mimikleri görmek yerine karakterlerin iç dünyasını okumak, kitap ve diziyi bir bütün yapıyor.
Vezir GambitiWalter Tevis · İthaki Yayınları · 20202,222 okunma
9/10
·256 syf.··
2020 71. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2020 19:39
Agantha Christie'nin yalın dili sayesinde romanın ilk sayfasından itibaren sizi içine alan gizemli bir cinayet... Trenin içinde bulunan Poirat adlı dedektifin trendeki insanları sorgulaması, yaptığı analizler sonucunda ulaştığı gerçekler okurken hiç sıkmıyor. Çözülmesi gereken cinayet kurbanı Ratchett, trendeki insanlar kim olduğunu öğrendiklerinde; ölmeyi hak ediyordu, dedikleri bir karakter. Bu romanı daha da ilginç yapıyor. Christie romanlarında ki imzası sonlarıdır. Kitabın sonuna geldiğinizde yazarın size sunduğu ipuçları tüm gizemleri hepsi bir bir çözülüyor. Bu romanında ki son da şaşırtıcı ve tatmin edici. Kitabın sonunda tüm gizem çözüldüğü an aklıma Haluk Bilginer'in başrolde oynadığı Şahsiyet dizisinde olan bir replik geldi. "Her zamanki gibi gereği düşünülmüşte gereği yapılmamış o mahkemede." bu replik aslında kitabın sonunu daha anlamlı kılıyor. Toplumun bazı kuralları vardır. Cinayet, tecavüz, hırsızlık gibi daha bir çok suçu kabul etmezler ve adalet ararlar. Bazen adalet sağlanmaz. Ve o zaman da toplum hukukun sağlamadığı adaleti sağlar. 2017 yılında aynı adla çıkan filmide mevcuttur. Dedektif Poirot'u Kenneth Branagh ve cinayet kurbanı olan Ratchett karakterini Johnny Depp oynamaktadır. Bu filmde kitabı okuduktan sonra izlenmeye değer bir film.
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma
9/10
·167 syf.··
2020 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2020 20:53
Otuzlu yaşlarında iki yetişkin olan Ender ve Çetin'in hayatlarına, evlerine giren arkadaşlarının kız kardeşi olan Nihal'e aşkları... Okuyunca sıradan bir konu gibi geliyor fakat asla öyle değil. Yazar bu romanı yazarak "Sıradan bir konu sıradışı nasıl yazılır?" sorusuna cevap veriyor. Ender'in Çetin'e yazdığı mektupları okurken ; bende o evin içindeydim. Çetin, Nihal bulaşıkları yıkarken onları izliyor. Ender ve Nihal kitaplar, filmler hakkında konuşurken onları dinliyordum. Aynı kıza aşık olduklarını bilseler de rakip olmuyorlar. Bence bu kısım diğer klişelerden ayıran kısım. Ender ve Çetin birbirlerini ayrı görmüyorlar. "O da anlamıştı herhalde ikimizden bir adam olacağını, benimle konuşulacağını, seninle yaşanacağını." Bu satırlarda bile okuyucu anlayabilir. Bu iki arkadaş birbirlerine geçmişten beri bağlılar. Hiçbir zaman konu Nihal, aşk olmamıştı. Asıl konu Ender ve Çetindi. Herkesin hayatında olduğu gibi ne yaşarsanız yaşayın normal hayata dönersiniz. Ender ve Çetin de langırt oynamaya... Rahmetli Seyfi Teoman'ın yönettiği 2011 yapımlı Bizim Büyük Çaresizliğimiz filmi kitapla hemen hemen aynıydı. Okurken ki o duyguları bazı yerlerde film de hissedemeyebilirsiniz fakat arada bir fark olmasaydı film kitap diye ayırmazdık değil mi?
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010bin okunma
Bir başarı hikayesi...
8/10
·190 syf.··
2020 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2020 12:41
Brown'un 1954'de kaleme aldığı otobiyografik eser... Yazar, şair ve ressam olabileceğinizi hayal edin. Bu vasıflara sahipsiniz fakat doğduğunuz andan beri beyin felçli bir bedene hapsolduğunuzu düşünün. Sanırım okurken insanları etkileme nedeni; Benim başıma gelseydi yapabilir miydim? Sorusunu sordurması, düşündürmesi... Brown kimilerine göre dünyaya şansız doğmuş olabilir. Fakat onun en büyük şansı ailesi, annesi... Annesi doğurup kenara atan umursamayan biri olablirdi. Böyle biri olsaydı bu eser muhtemelen olmazdı. Annenin burda büyük bir görevi var. Oğluna güvenmesi, oğlu bazen pes etse bile onun pes etmemesi... Brown biz okurlara inat ve azimle neler başarılabileceğini gösteren bir eser bıraktı. Kitabın aynı zamanda 1989 yapımı My Left Foot adlı uyarlaması da mevcut. Kitapdan sonra filmini de izledim. Kitaba sadık kalınmış başarılı bir uyarlama. Brown'u canlandıran başrol o kadar başarılı ki zamanında En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar almaya hak kazanmış.
Sol AyağımChristy Brown · Nora Kitap · 201894,8bin okunma
Reklam