İtiraflarım

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Neden yaşıyoruz?
Puan vermedi·90 syf.··
2020 20. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2020 20:07
İnsanlar yaşamları boyunca bir kez bile olsa şu soruları sorarlar:Ben neden yaşıyorum? Hayattaki gayem nedir? Ben kimim? gibi sorular... Tolstoy bu kitabında bu soruların benliğini nasıl ele geçirdiğini, bu soruların beynini nasıl kemirdiğini yazmış. Bu sorulara yanıt arayışı, zaman zaman intihar düşüncesi cazip gelse bile intihar etmeyişi. 'Hayat nedir?' sorusuna Tolstoy kafayı yememek için hayatı bir oyuncak olarak gördüğünü zaten itiraf ediyor. Benim fikrimce Tolstoy hayatı sahnede sürekli dönüp duran bir tiyatro eseri gibi gördüğü. Tolstoy 'Ben neyim?' sorusunu ne ilk soran kişi ne de son soran kişidir. Bazı soruların asla cevabı olmaz. Belki de cavabı olsa bile insan zihninin anlayamayacağı bir cevapdır. Okurken hayatı sorgulatan bu kitap aslında zaman zaman her insanın beyninde açtığı tartışmalar gibiydi...
İtiraflarımLev Tolstoy · Anonim Yayıncılık · 201829,3bin okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2021 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 13:43
Otobiyografik, bir anı kitabı beklerken sorgulamanın bol olduğu bir kitaba denk geldim. Yazarımız Tolstoy kitabın yarısına kadar hayatı, yaşama amacımızı sorgulayıp kalan yarısında da Tanrı'yı arama, dinleri sorgulamakla devam etmiş. Yaşama amacını bazı nedenlere bağlayıp her bulduğu nedende kendine göre çelişkili ve doğrusal yönleri tartışmış. Bu nokta çok hoşuma gitti çünkü sevdiği ya da yakın hissettiği bir düşünceyi olduğu gibi kabul edip savunmak yerine o fikre yakın hissetme nedenini ve beraberinde getirdiği olumsuz sonuçları da göz ardı etmeden objektif bir yaklaşım sağlamış. Bu günümüzde biraz unutulan bir davranış biçimi olduğu için okurken insanın ufkunu açabilir. Daha önce "Niçin yaşıyorum?" sorusuna cevap aradıysanız ve bu süreçte yolunuz dinleri sorgulamaya da düştüyse çok da yabancı olmayacağınız bir kitap. Fakat hayatı sorgularken ve yaşama amacını uzun yıllar ararken bulduğu tek sonuç, daha önce hiç sorgulamamış kişiler için biraz sığ bir sonuç olabilir ve başka sonuçların olmadığı fikrini doğurabilir. Çünkü kendi adıma benim sorgulamalarım Tolstoy'dan farklı bir yola çıktı. O yüzden kitabı okumalı, çok güzel cümleleri var fakat tek bir sonucun olmadığı da unutulmamalı.♡
Felsefe
İtiraflarımLev Tolstoy · Anonim Yayıncılık · 201829,3bin okunma
Puan vermedi·87 syf.··
2021 90. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 16:41
Açıkçası çok etkileyici bir kitaptı. Kitapta büyük sorgulamalara şahit oluyorsunuz. Ben neden varım tanrı nerede gibi sorularla baş başa kalıyorsunuz. Tek sefer değil bir çok sefer okunacak kitaplar arasına girdi benim için. Yazım dilinde bir problem yok ama sakin ve düşünerek okumanızı tavsiye ediyorum. İyi okumalar.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Anonim Yayıncılık · 201829,3bin okunma
10/10
·87 syf.·
2022 9. kitabı
Tolstoy’un varoluş üzerine yazdığı, “ Ben Neyim ? Nereden geldim ? Yaşama amacım nedir? Sonunda nereye gideceğim? “ sorularına kendince verdiği cevapları içeren akıcı bir “otobiyografik” eser .. Çok severek okudum, tavsiye de etmekteyim. Keyifli ve verimli okumalar.
İtiraflarımLev Tolstoy · Anonim Yayıncılık · 201829,3bin okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2020 2. kitabı
"Ne istediğimi kendim de bilmiyordum...hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum.Korkuyordum. Yine de hayattan birşeyler bekliyordum..." Itiraflarım-inanca sığınan adam
İtiraflarımLev Tolstoy · Anonim Yayıncılık · 201829,3bin okunma
9/10
·87 syf.··
2021 96. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 22:49
Büyük yazarlara neden büyük yazar denir, neden öyle dillendirilir sözcüğünün tezahürü işte Tolstoy . İnsanın söyleyemediği, içten içe düşündüğü, herkese söyleyemediği, içsel duyguların yazıya geçirilmiş hali İtirafları. Yaşam yazgısı belki de Tolstoyla beraber büyük yığınların da bu şekilde, yalnızca biz farkında değiliz. O gerçekten her şeyi fazla bilme hastalığına tutulmuş bir deli. Kitapta da özellikle 60lı sayfalara kadar o kadar haz aldım ki büyük bir tutkuyla okudum. Son 10 15 sayfada biraz kısır döngüye dönse de aynı düşüncelerini baştan sarsa da kitabın kusursuza yakınlığını perdeleyemez. 10/9.
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Anonim Yayıncılık · 201829,3bin okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2019 86. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2019 10:29
Dünya'ya mâl olmuş eserler ortaya koyan bu büyük devin kendi benliğini, özünü arayışını en güzel şekilde anlattığı bu eser gerçekten okunmaya değer bir eserdir. Çoğumuzunda bildiği üzere Tolstoy afaroz edilmiş bir insandı. Hayatı boyunca sorguladığı bir inancı vardı. İnanmamayı seçtiği zamanlarda bile inanmaya değer bir şeyler aramaktan asla vazgeçmedi. Bu arayış sırasında pek çok şeyin farkına varışı bu farkındalıkların getirdiği yükümlülükler; Tolstoy bu karmaşa içinde debelenirken pek çok kez intiharı düşündüğünü belirtiyor ama her seferinde yeniden denemesi için bir sebep bulduğunu ve vazgeçmediğıni anlatıyor. Bu kitapta görüyoruz ki Tolstoy'un en büyük kavgası kendisiyle , sorguladığı inancıyla, arayıpta bulamadığı cevaplarla. Tolstoy inançsız yaşanamayacığını söylüyor. Bu yüzden hep arıyor. Bulacağı cevaplarla huzura ereceğini düşünüyor. Ve öyle ki bir cevap buluyor. Yani en azından kitapta öyle söylüyor . Ortasına sımsıkı bir düğümle bağlanmış olduğu o kolonun ne olduğunu buluyor ve artık huzurlu olduğunu söylüyor. Aradığı cevapların hepsi bir rüyayla gün yüzüne çıkıyor. Cevaplarını bulmuş bir insanın sözleriyle ifade ediyor bunu, huzurla.
İtiraflarımLev Tolstoy · Anonim Yayıncılık · 201829,3bin okunma
aklın,yaşamı anlamsızlaştırması
8/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2020 17:18
kitabın 90 sayfa olduğuna bakmayın 300 sayfaya bedel. Tolstoy,bu kitabında hayatın anlamını ve kendisinin hayattaki rolünü anlamaya çalışırken kendisiyle verdiği iç çatışmasını,mutlak aklın yolunu ve mutlak doğruyu bulmaya çalışmasını kendi mantığı çerçevesinde kendi iç sesiyle anlatmış.kitabın genelinde kendimin de sorduğum soruların cevabını veya yorumunu tolstoydan almak keyif verdi.kitap geneline bakılırsa okurken durup üzerine düşünülmesi gereken güzel bir kitaptı.şunu da eklemeyi unutmayayım bu arayışı esnasında çevresindeki insanların toplumların bu kendi sorduğu sorulara karşı tutumunu ve davranışlarını da gözlemleyip yorumlamayı da bırakmamış.
Felsefe
İtiraflarımLev Tolstoy · Anonim Yayıncılık · 201829,3bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 20:26
Sevgili Okurlar, Bugün size Lev Tolstoy ’un İtiraflarım kitabından söz edeceğim. Tolstoy, hem gençliğini hem öğreticilik yıllarını hem de hayatının bütün kırılma noktalarını dürüstçe önümüze koyuyor. Onun en büyük inancı mükemmelliğe ve kusursuzluğa olan inancıydı. Entelektüel olgunluğa ulaşmayı denedi, iradesini tamamlamaya, ahlaki olgunluğa erişmeye çalıştı. Ama bu arayış zamanla yerini daha farklı arzulara bıraktı: daha güçlü, daha önemli, daha meşhur, daha zengin olma isteğine… Ve bütün bunları saklamadı, dürüstçe itiraf etti. “Bir zampara ve sahtekârdım” dedi. Sonra çevresine yabancılaşarak, hem çevresindeki insanlardan hem de kendisinden tiksindiğini açık yüreklilikle dile getirdi. Tolstoy gerçeği keşfetmek istiyordu. Ama hangi gerçeği? Ve sonunda vardığı nokta şuydu: hayatın hiçbir anlamı yoktu. Peki, siz hiç kendinize sordunuz mu? Her insanın ruhunda yatan, hayatı mümkün kılan o en temel soruyu: Bugün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonu ne olacak? Hayatımın tamamının sonunda ne olacak? Tolstoy bu soruları sordu. Biz de onunla birlikte sorduk. Ve onunla birlikte cevaplar aramaya başladık. Bu soruları sorarken, Süleyman’dan Sokrates’e, Schopenhauer’den kutsal kitaplara, bilimden felsefeye kadar pek çok kapıyı araladı. Onunla birlikte biz de bu dünyalara girdik. Ama şunu da gördük: Bilginin alanlarında yaptığı gezintiler onu mutsuzluktan kurtarmadığı gibi, daha da derin bir umutsuzluğa sürükledi. Hayatın anlamını bulmaya çalışırken, çoğu zaman yeni soruların, yeni çıkmazların içine düştü. Ve bütün bunları da dürüstçe önümüze koydu. Sorular çoğaldı:Tanrı var mı? Ben neden varım? Ben neden yaşıyorum? Bugün yaptıklarımın sonu ne olacak? İnsanlığın henüz bilmediği yönleri neler? Bir insan, kendisi gibi ne olduğunu bilmeyen insanlardan oluşan bir topluluğun
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,3bin okunma
İki hayatın eşiği
Puan vermedi·104 syf.·
2025 78. kitabı
Hayat bizi resmen dört işlemle sınar. Gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır, Ve sonunda topla kendini der. Lev Tolstoy Lev Tolstoy yaşamını, söylemiyle “iki hayat” evresinden oluşan bir insan olarak tanımlıyor. Hayatının ilk döneminde şöhret, zenginlik, dünyevi zevkler ön planda, bu dönemde Tolstoy, aristokrat kökeninin sağladığı imkanlarla lüks bir yaşam sürüyor. Bu zaman diliminde edebi dehasını da ortaya koyuyor. “ Savaş ve Barış ” ile “ Anna Karenina ” gibi dünya edebiyatının en önemli başyapıtlarını bu zaman diliminde kaleme alıyor. Eserlerinde bireysel tutkular, Rus toplumsal yapısını ve tarihsel olayları iç içe geçiriyor. Aristokrasiyi, savaşın yıkıcılığını birey-toplum ilişkilerini eserlerin merkezinde derinlemesine çözümlemeleriyle yer veriyor. Ellili yaşlarında Tolstoy’un iç dünyasında büyük bir dönüşüm başlıyor. Varlık ve ün içinde geçen yaşamı yazarı ruhsal bir krize sürüklüyor. Hayatının anlamını, insanın gayesini ve ölüm karşısındaki insanın konumunu sorgulamaya yöneliyor. Sorgulamalar sadece felsefi değil, aynı zamanda dini ve ahlaki bir uyanışa doğru zihinsel ve duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Tolstoy, bu dönüşümü İtiraflarım dediği ( İtiraf ) otobiyografik eserinde tüm samimiyeti ve açıklığıyla anlatıyor. Bu eser, onun hayatındaki iki evreyi birbirinden ayıran bir dönüm noktası, adeta bir eşik görevi görüyor. Tolstoy, kitabında içindeki yaşamı hissetme boşluğunu dolduracak manevi anlamın arayışına yöneliyor. Tolstoy’un yaşadığı ikinci hayat edebi üretimine de yansıyor. ikinci döneminde daha yalın, maneviyata yönelen ve ahlaki soruları konu edinen eserler yazıyor. İkinci döneminde İnsan Neyle Yaşar? , Diriliş gibi eserlerinde Tanrı’ya yönelen, sadeliği ve hizmeti esas alan bir ahlak anlayışı ön
Düşünce
İtirafLev Tolstoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.