Oğlum, annesinin yaşadıklarından habersiz, hergece uykuya dalmadan, daha önce defalarca dinlediği hikayeleri tekrar tekrar anlatmam istiyor son zamanlarda. İçimi mi okuyor nedir, düşündükçe beni mutlu eden taş döşeme dar sokaklarımızı, o sokaklarda birbirine dayalı yaşamaya çalışan harap Rum evlerini, ışıklı denizi, büyüdüğümüz mahalleyi, çam ağaçların, hiç görmediği anneannesini, mutfağımızda pişen yemekleri, arka bahçemizdeki odunluğu, ön bahçedeki odacığı, turuncu arabamızı, Mesut'u anlattırıyor...