Nihat Yılmaztekin

Nihat Yılmaztekin
@Cerezbaba
Rahiplerin yanında gaipten haber vermekten ziyade gelecek için öğütlerde bulunmak ve tanrıların isteklerini öğrenmek niteliğine sahip "mantis" adını taşıyan kahinler yer alıyordu. Homeros zamanında tanrı isteklerini öğrenebilmek için birtakım usullere başvurulur, en çok kuşların uçuş tarzı incelenirdi. Fakat destanların bazı yerlerinden aydın insanların bu kabil kehanetlere pek fazla inanmamış oldukları anlaşılıyor. Ancak sonraları hiç şüphesiz Mezopotamya'nın etkisi altında bu alanda batıl inançlar almış yürümüş ve gaipten haber verme hüneri bir bilim sayılmaya başlanmıştır. Mesela Mezopotamya ve Anadolu'da büyük ün kazanan hayvanların bağırsak ya da karaciğerini inceleme usulü Yunanistan'da günden güne revaç bulmaya başlamıştır.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Tarih
İşte bu nedenden Yunanistan'da, Eski Doğu devletlerinde olduğu gibi, hükümet içinde ikinci bir hükümet meydana getiren bir rahip sınıfı hiçbir zaman vücut bulmamış, dolayısıyla Yunan dini hiçbir zaman dogmatik bir şekil almamıştır. Her Yunanlı kendi tanrılarını seçmekte, dinini kendi dünya görüşüne göre kavramakta, her şair ise din mitoslarını kendi isteğine göre değiştirmekte serbestti. İşte bu nedenden gerek Yunan dini, gerek Yunan mitologyası uzun süre taze kalmış ve başka Yunanlılar fikir özgürlüğüne daima önem vermişler, kendilerinden başka türlü düşünenlere saygılı olmasını bilmişler, aynı zamanda yabancı dinlere karşı da büyük bir tolerans göstermişlerdir. MS. 2 nci yüzyıl yazarlarından Athenaios'ta (IX, 367'e) bize kadar gelen "o senin düşüncen, bu da benim düşüncem olsun" şeklindeki halk deyimi bu toleransı açık bir surette göstermektedir.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Tarih
Bir Yunan tapınağı her şeyden önce bir tanrı evi olduğundan bugünkü kiliseler ya da camilerin tersine olarak halk bunları içine girip dua edemezdi. Din törenleri tapınağın önünde duran sunağın etrafında yapılırdı. Gerek din törenlerini idare etmek, gerek tanrının heykeline ve kutsal eşyasına bakmak işini "hierevs" adını taşıyan rahipler üzerlerine almışlardı. Fakat Yunan rahipleri doğu rahipleri gibi tanrının sevgisini kazanmış ve bunlara yaklaşmış, tanrı kültünün tüm sırlarını bile olağanüstü insanlar değillerdi. Bunlar sadece şehirlerdeki toplumlar tarafından seçilmiş devlet memurları idiler. Bundan ötürü memur olmak için gerekli koşulları haiz her yurttaş rahip de olabilirdi.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Tarih
Destan şairlerinin esasen Yunanlıların her şeyi insan şeklinde görme eğiliminin etkisi altında MÖ. 8 inci yüzyıldan başlayarak tanrıların insan şeklinde düşünülmeye ve tanımlanmaya (antropomorfizm) başlanmaları bunların heykellerini içine alabilecek ve koruyabilecek tanrı evleri ya da tapınaklar yapılmasına yol açmıştır.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Tarih
Başlıca saydığımız bu Olimpos tanrılarının yanında halk menşeleri pek eski çağlara dayanan ve birçoğunu taş, bitki ve hayvan şeklinde gösterilen birtakım yerli tanrılara da tapmıştır (fetişizm). Mesela Delfoi'da "omfalos" adını taşıyan bir göktaşı Apollon'la ilgili gösteriliyordu. Samos adasındaki Hera heykeli bir tahta kalas şeklinde idi.
Sayfa 147·Kitabı okudu