İşte bu nedenden Yunanistan'da, Eski Doğu devletlerinde olduğu gibi, hükümet içinde ikinci bir hükümet meydana getiren bir rahip sınıfı hiçbir zaman vücut bulmamış, dolayısıyla Yunan dini hiçbir zaman dogmatik bir şekil almamıştır. Her Yunanlı kendi tanrılarını seçmekte, dinini kendi dünya görüşüne göre kavramakta, her şair ise din mitoslarını kendi isteğine göre değiştirmekte serbestti. İşte bu nedenden gerek Yunan dini, gerek Yunan mitologyası uzun süre taze kalmış ve başka Yunanlılar fikir özgürlüğüne daima önem vermişler, kendilerinden başka türlü düşünenlere saygılı olmasını bilmişler, aynı zamanda yabancı dinlere karşı da büyük bir tolerans göstermişlerdir. MS. 2 nci yüzyıl yazarlarından Athenaios'ta (IX, 367'e) bize kadar gelen "o senin düşüncen, bu da benim düşüncem olsun" şeklindeki halk deyimi bu toleransı açık bir surette göstermektedir.