"Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım."
Sadece yazık olmuş diyorum. Gerçekten yazık olmuş. Böyle muhteşem bir kitabın yarım kalmasına bir kitapsever olarak üzülmemek elde değil. Eğer yazar intihar etmeyip de kitabını tamamlayabilseydi, bana göre Clarissa, Dünya Edebiyat tarihinin savaş karşıtı eserlerinin en büyüğü ve en önemlisi olurdu.
Başta da söylediğim gibi Stefan Zweig'in intiharı sebebiyle yarım kalmış bu roman da, yazar bize savaşın insanlara verdiği acıları, değiştirdiği veya yok ettiği hayatları, ortadan kaldırdığı mutlulukları, kişilerin değişen veya değiştirmek zorunda oldukları ruh hallerini, kısaca bir savaşın tüm olumsuzluklarını anlatmaya çalışıyor. Ama kitap yarım kaldığı için maalesef ki tüm anlatmak istediklerini alamıyoruz.
Kitap, başlangıçta yaklaşık ilk yüz sayfada Clarissa'nın ve ailesinin tanıtımını yaptıktan sonra esas konu olan Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla tamamen farklılaşıyor ve dramların anlatımı başlıyor. Ama maalesef ki yaklaşık elli sayfalık bölüm henüz geçmişken sanırım yazarın intiharı geliyor ve bundan sonra roman, yayıncı tarafından adeta apar topar tamamlanarak baskısı yapılıyor.
Sanırım yazar bu kitabı yüzlerce sayfa olarak planlamıştı fakat ömrü vefa etmedi. Edebiyat dünyası da bu sebeple büyük bir eserden mahrum kaldı.
Peki kitap okunmalı mı? Kesinlikle ve mutlaka okunmalı. Yazılan bölümler bile, savaşın kötülükleri ve savaş döneminde yaşanabilecekler hakkında bize bir çok mesaj vermektedir.
Her zaman söylüyorum Zweig okumak benim için çok farklı, ayrıcalıklı ve büyük keyif alarak yaptığım bir şeydir. Bu kitabını da büyük beğeniyle okudum. Ama itiraf etmeliyim ki, kitap bittiğinde büyük bir okuma açlığı hissettim. Keşke, keşke devam edebilseydi diye çok üzüldüm.
Ben beğenerek okudum ve okunmasını da tavsiye ederim.
''Sizler,
Yani yeni Türkiye'nin genç evlatları!
Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz...
Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.
Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.''