Üstelik olur da telaşım geçerse manzarayı boş verip çekim yapmaya dalacağımı biliyorum. Böyle olduğumu genç bir kızken babam sayesinde öğrenmiştim: Birlikte Matterhom’un eteklerinde yürüyüş yaparken habire fotoğraf çekmek için duruyordum. Sonunda babam sinirlenip şöyle demişti: “Bütün bu güzelliklerin ve azametin bir film karesine sığacağını mı sanıyorsun? Gördüklerini kalbine işle. Yaşadıklarını başkalarına göstermekten daha önemlidir bu."