Duru Gürel

Gallant
10/10
·344 syf.··
2025 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2025 00:00
#KİTAPYORUMUM Küçük yaşlarda annesi tarafından yetimhaneye bırakılan Olivia, konuşamayan, sıradan bir çocuk olarak yetimhanede yaşamaktadır. Ama Olivia’nın kimsenin bilmediği, pek de sıradan olmayan bir sırrı vardır: Olivia, “horlak” adını verdiği hayaletleri görebilmektedir. Kimseye derdini anlatamayan Olivia’nın elinde, annesinden kalan tuhaf bir günlük ve bu gizemli güçten (buna güç denirse tabii) başka bir şey yoktur. Küçüklüğünden beri günlüğü okuyarak her harfini ezberlemiş olan Olivia, annesinin akli dengesinin çoktan yerinde olmadığını öğrenmişti. Ama bu hiç tanımadığı, akli dengesi yerinde olmayan kadının küçük kızına tek bir nasihati var gibi görünüyordu: GALLANT’TAN UZAK DUR. Gallant neresiydi? Neden uzak durmalıydı? Bu hiç tanımadığı kadının sözlerine güvenebilir miydi? Kafasının içinde bu sorularla cebelleşen Olivia, bir gün gelen bir mektup ile hayatı boyunca kendini kimsesiz sandığı halde bir ailesi olduğunu öğrenir. Bir ailesi ve yuvası olduğunu öğrenen Olivia, merak ettiği her şeyi orada bulabilir miydi? Çünkü görünen o ki, yuvası Gallant’tı. Tek kitaptan oluşan Gallant evrenine hepiniz hoş geldiniz, bal peteklerim. Bu evrende merak, gizem ve sırlarla dolu bir yolculuğa çıkacak ve tuhaf Gallant evinde gezinirken sayfaları nasıl çevirdiğinizi bile anlamayacaksınız. Hem kapak hem iç tasarımıyla görür görmez aşık olduğum, okuyunca da aşık olmakta ne kadar haklı olduğumu gördüğüm nefis bir kitaptı. V. E. Schwab’ın daha önceden okuduğunuz başka kitapları varsa, bu kitabı yine de çok sevecek olsanız bile diğer kitaplarıyla aynı atmosfere sahip olmadığını göreceğinizi söyleyen yorumlar okudum. Ben yazarın kalemiyle yeni yeni tanışıyor olduğum ve bu kitaba deli gibi bayıldığım (haliyle de övmekten bıkmayacağım) için sizlere yanlış bir etki bırakmamak
2025 Okuma Raporları
GallantVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Artemis Yayınları · 2025393 okunma
Ne Yaptığını Biliyorum
8/10
·344 syf.··
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2025 16:24
#KİTAPYORUMUM BBC muhabiri olan Anna Andrews, spiker olan iş arkadaşının doğum iznine ayrılmasıyla birlikte onun yerine geçer. Doğum izni tahmin edilenden uzun sürünce, Anna artık o pozisyonun kalıcı olarak kendisine ait olduğunu düşünmeye başlar. Hayalini kurduğu mesleğe kavuştuğu için geleceğinin güzel gideceğini zanneder... ta ki bir gün haber merkezinde o kadını geri dönmüş olarak görene kadar. Sadece birkaç saat içinde yeniden muhabirliğe dönmek zorunda kalan Anna için işler, yapacağı yeni haberin Blackdown kasabasında olduğunu öğrenmesiyle iyice tersine döner. Çünkü Blackdown, Anna'nın bir daha asla dönmek istemediği, çocukluğunu geçirdiği kasabadır. Genelde sakin ve küçük suçların işlendiği bir yer olan Blackdown, yaşanan bir cinayetle sarsılır. Davaya ise dedektif Jack Harper atanır. Bu da Anna’nın hoşuna gitmeyecek başka bir detaydır. Cinayete kurban giden kişinin kimliği, hem Anna hem de Jack için hiç hoş olmayan şeylerin habercisi gibidir. Kitap üç farklı bakış açısından anlatılıyor: Kadın (Anna), erkek (Jack) ve katil. En başından beri kitap sizi tek bir kişiye odaklamaya çalışıyor; neredeyse katilin kim olduğu açık açık verilmiş gibi hissediyorsunuz. Bir an "Acaba yazar gerçekten katili gizleme gereği duymamış mı?" diye düşündüm. (Bazı polisiye kitaplarda bu yapılıyor, yanlış bilmiyorsam.) Ama kitap ilerledikçe şüpheliler listem genişledi. Özellikle sonlara doğru neredeyse her bölümde farklı birinden şüphelenmeye başladım. Tahmin ettiğim bazı detaylar olmuş olsa da, ne yazık ki katili tahmin edemedim arkadaşlar. Açıkçası kim tahmin ettiyse ayakta alkışlıyorum çünkü bence bu gerçekten imkânsıza yakındı. Kitap hakkında yapılan yorumları okurken, türünün gizem-gerilim olduğunu öğrendim. Ancak ben polisiye beklentisiyle başladım ve bu açıdan fazlasıyla
2025 Okuma Raporları
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20227bin okunma
Parçalı bulutlu
9/10
·256 syf.··
2025 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 08:11
#KİTAPYORUMUM Tek bir sayfada mutluluk, hüzün ve utanma gibi duygular aynı anda nasıl hissedilebilir diye düşünüyordum ki bu kitap sayesinde bunun mümkün olduğunu anladım. Sanıyorum ki yazarın amacı da tam olarak buydu. Başrol karakterimiz Norah aracılığıyla duygularını okura çok güzel aktarmayı başarmış diyebilirim. Agorafobi ve obsesif-kompulsif bozukluğu olan Norah, hastalığı nedeniyle yıllardır birçok şeyden korkmakta ve sık sık panik atak geçirmektedir. Bu yüzden tüm eğitimini evden (uzaktan) almakta, hiçbir arkadaş edinmemekte ve sosyal faaliyetlere katılmamaktadır. Evinin sınırları onun için güvenli hissettiği tek alandır, dışarısı ise onu delirtecek kadar korkutucudur. Ta ki Luke ile tanışana kadar… Yeni yan komşularının Norah ile yaşıt, oldukça yakışıklı bir oğlu olması, sürekli düşünmekten “error” veren Norah için oldukça yeni duygular yaşamasına sebep olur. Bu da onu oldukça endişelendirir. Ama kim bilir, belki de endişelenmesini gerektirecek bir şey yoktur. Aksine, bunların hepsi normaldir. Peki Norah bunu fark edebilecek midir? Romantik kitaplar konusunda bayağı önyargılı biri olarak söylüyorum: Bu kitaba BAYILDIM! Kesinlikle tek kelimeyle harikaydı. İki karakterimiz o kadar ponçik ve şapşaldı ki, bir ara yüz kaslarım gülmekten ağrıyacak sandım. Ama tabii ki kitabın benim için bu kadar güzel olmasının tek sebebi karakterlerin tatlışlığı değildi. Ben, genelde bağ kurabildiğim ve anlayabildiğim karakterler varsa bir kitabı doruklarında yaşayabiliyorum. Bu da o kitaplardan biri oldu. Norah’ın duyguları, hisleri, karmaşık iç dünyası bana o kadar dokundu ki… Okurken içim parçalanmadan edemedim. Luke’un tatlılığı da işin çabası tabii! Not: Elbette bu ve bunun gibi rahatsızlıkları yaşayan insanların duygularını ve hislerini tam olarak anladığımı asla iddia
2025 Okuma Raporları
Parçalı BulutluLouise Gornall · Yabancı Yayınları · 202397 okunma
Pan'ın Labirenti
8/10
·286 syf.··
2025 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 00:00
#KİTAPYORUMUM Gelelim, okurken hangi duyguları yaşadığımı anlatmakta oldukça zorlanacağım ama bir duygudan emin olduğum—ki bu duygu tiksinti—bir kitaba... Birçoğumuzun 2006 yılında çıkan filminden tanıdığı Pan’ın Labirenti, 2020 yılında çok sık rastlanmayan bir şekilde filmden kitaba uyarlandı. Filmini izlemediğim için film hakkında bir bilgim yok maalesef ama kitaptan yola çıkarak oldukça ürkütücü ve harika bir film olduğunu tahmin ediyorum. Haliyle hem kitap hem film, bana göre pek de çocuklar için uygun değil ne yazık ki. Konusuna gelecek olursak: Yakın zamanda sıcak kalpli bir terzi olan babasını kaybeden Ofelia, annesinin tekrar evlenmesi ve evlendiği adam Kaptan Vidal’den hamile kalmasıyla birlikte, kaptanın kendine üs belirlediği eski bir değirmene taşınırlar. Ofelia’nın artık yeni evi olacak değirmen ve çevresindeki orman ise küçük kız için bambaşka şeyler planlamaktadır. Meraklı küçük kız, değirmenin yanındaki gizemli labirenti keşfe çıktığında kendisi hakkında bilmediği bazı şeyleri öğrenecek ve onu tehlikeli üç görev bekliyor olacaktır. Kitabın olay akışı, dili ve evreni o kadar büyüleyiciydi ki elimden bırakamadım. Bu duruma oldukça şaşırdım çünkü karanlık temalı kitapları genelde pek sevemem. Ve bu kitap oldukça karanlık bir temaya sahipti. Kötülüğün vücut bulmuş hâli olan, her ağzını açtığında sövmekten kendinizi alamayacağınız karakterlerin yanı sıra, kederden ve hüzünden içinizi dağlayacak olaylar ve karakterler de bolca yer alıyordu. Kitabın geneli Ofelia’nın büyülü dünyası ve yapması gereken görevler gibi görünse de, arka planda dönen olaylar ve yan karakterler o kadar iyi işlenmişti ki kitabın sonunda asla sıradan bir fantastik çocuk kitabı diyemiyorsunuz. Kitabın duygulara odaklanması ise beni en çok yaralayan unsurlardandı. Kitap boyunca
2025 Okuma Raporları
Pan’ın LabirentiGuillermo del Toro · Epsilon Yayınları · 2021562 okunma
Zaman Kapısı
9/10
·214 syf.··
2025 20. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2025 01:03
#KİTAPYORUMUM Sonundaaaaa deli dehşet merak ettiğim serinin ilk kitabını bitirdimmm! Ve cidden harikaydı, bu kadar güzel olmasını gerçekten beklemiyordum şahsen. Ortaokula giderken sınıf arkadaşlarım okuyordu bu kitapları. Keşke o zaman okusaymışım... diyip aşırı pişman oldum, gerçekten. Siz siz olun, benim yaptığım hatayı yapmayın diyeceğim ama maalesef ki bu serinin stok sorunu var. Bir süredir ben de toplamaya çalışıyordum ve hâlâ eksik kitaplarım var ne yazık ki. Biraz da bu yüzden okumayı beklettiğim bir seriydi doğrusu. Özellikle 10. ve 15. kitapları ikinci el bile bulamıyorsunuz. Uzun arayışlar sonunda geçenlerde 10. kitabı ikinci el bulabildiğim için kendimi bayağı şanslı sayıyorum doğrusu. Ama 15. kitabı nasıl halledeceğimi ben de bilmiyorum. Bunların dışında serinin son kitabı olan 18. cilt, anladığım kadarıyla Türkçeye hiç çevrilmemiş. Sevgili yayınevi, lütfen bu seriyi tekrar ve güzelce basar mısın? Lütfen amaa! Yorumu beğenip okumak istemeniz doğrultusunda bu bilgileri bilmeniz gerektiğini düşündüğüm için uzun uzun açıklama gereği duydum bal peteklerim. Şimdi gelin, yoruma geçelim: İkiz kardeşler olan Jason ve Julia, her sıradan çocuk gibi bir hayat yaşamakta ve bundan oldukça memnun olmaktadırlar. Ta ki aileleri, kayalıkların tepesinde, çok da büyük olmayan bir kasabadan yeni bir ev aldıklarını söyleyene kadar... Yeni ev, yeni okul, yeni arkadaşlar, hatta belki de internet bile yok! Bu durum çocukların pek hoşuna gitmese de ellerinden bir şey gelmediği için yeni evlerine doğru yola koyulurlar. Bu hoşnutsuzluk, evi görene kadar sürer. Kaç odası olduğu bilinmeyen koca bir malikanede yaşamaya başlayan ikizler, bu devasa evi keşfetmenin eğlenceli olacağını düşünür. Ancak bu araştırma sonucunda gizemli bir kapı ve çözülmeyi bekleyen bulmacalarla
2025 Okuma Raporları
Zaman KapısıP. D. Baccalario · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 2006852 okunma