Selim

Selim
So this is how liberty dies, with thunderous applause...

Selim

, bir kitap okudu
10/10
·261 syf.·
Beğendi
·
2018 1. kitabı
Turan Dursun
8.7/10 · 1.892 okunma
Reklam
Dünya Bir Düştür
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hala malum konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... "Rendekar doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öylese gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum." Kapı kırıldığında Uzun İhsan Efendi kitabı kapandı. az sonra başına geleceklere aldırmadan kafasından şunları geçirdi: "Dünya bir düştür. Evet, dünya..Ah! Evet, dünya bir masaldır.
7/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2013 3. kitabı
·
106 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2013 00:00
İhsan Oktay ANAR sanırım son 20-30 yılın en kendine özgü üsluba sahip yazarlarından biri. Çoğu insanın asla yazamayacağı gibi yazması da ayrı bir hava katıyor satırlarına. Kast ettiğim şeyi biraz daha iyi anlayabilmek için tarif etmeye uğraşmaktansa kitaptan yapılan alıntılara bir göz gezdirmeniz daha mantıklı olacaktır. Seçtiği kelimeler eski olsa da üslubunu modern tutabilmesi pek rastlanır bir şey değil. Fakat bu farklı ve taklidi zor üslup, İhsan Beyi çok iyi bir yazar yapmadığı gibi, ortaya çıkan her eserini direkt birinci sınıf da yapmıyor.Uslubuyla yükselttiği çıtayı hikaye anlatımındaki/kurgusundaki kusurlarla aşağı çekiyor. Bu bağlamda, Puslu Kıtalar Atlası bence bir romandan ziyade "denemeler derlemesi" gibi olmuş. Benden daha önce bu yorumu yapan olduysa affola, yazılanları pek okumadan yazıyorum bunları. Dediğim gibi, okuduğunuz şey her ne kadar sürükleyici bir yapıya sahip olsa da roman demek için biraz zorlamak gerektiği de satır aralarında kendini belli ediyor. Parça parçalık, bölünmüşlük hissini romanı okuduğum süre boyunca atamadığımı hatırlıyorum. Birbirine bağlı bir sürü hikaye var ortada, bunların birbirine bağlanabimesi için çoğu yerde yeniden düzenleme yapıldığını ise neredeyse hissedebiliyorsunuz. Sanırım benim için en büyük sıkıntı bu oldu. Bir de gözüme ve dilime çok yabancı bazı kelimelerin kullanımı. Fantastik bir kurgusu var kitabın. Masal gibi. Kitabın özellikle ilk yarısı bir çırpıda bitecektir. Ben yaklaşık olarak bir hafta içerisinde bitirmiştim ilk yarıyı -ki pek zaman ayırmamıştım-. Sonraki yarı ise 2 aydan fazla zamanımı aldı çünkü olaylar zinciri sizi bunaltmaya başladıkça kitap elinizden düşmeye başlıyor. İlginizi kaybediyorsunuz. Bir de işin içinde yazarın kullandığı eskimiş kelimeler ve idrakı zor mizahı var ki okuma hızınızı
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma

Selim

, bir kitap okudu
7/10
·238 syf.··
Beğendi
·
106 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2013 00:00
·
2013 3. kitabı
İhsan Oktay Anar
8.5/10 · 67,6bin okunma
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2010 3. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2010 00:00
Rus edebiyatının en iyilerinden Gogol'un Palto adlı bu kısa ve bir çırpıda okunan eseri durağan başlıyor ve oldukça ilginç bitiyor. En başta yazarla ilgili bir şeyler söylemek gerek. Gogol'un kendi hayatı zaten bir roman gibi. Öyle bir kaderi vamış ki, iyi kötü yaşayabileceği ne varsa her birini yaşamış desek yeridir. Hem ilkeli, hem inançlı bir adam oluşu, yaşadığı coğrafyaya tezat bir şekilde bir takım evrensel ahlak kuralları belirleyip ömrünü kendi çizdiği bu yolun peşinde, uğruna bin bir zorluğu ve bazen özgrlüğünü bile gözden çıkararak yaşamış olması, içinde bulunduğu zaman diliminde dünyada çok önemli gelişmeleri bizzat tecrübe etmesi ve bu olayların onun hayatını da derinden etkilemesi gibi şeyler zaten Gogol'u ve ne yazdığını merak etmek için başlı başına bir sebep. Bu romandaki düşük profilli ana karakterde, onun memurluğunda aslında yazarın kendisinden çok fazla parça olduğunu görebiliyorsunuz. Romanın açılışı ve ilk bölümler türlü sıkıntılar içerisinde olan, hayatını özellikle maddi ve gelecekle ilgili endişelerin yönlendirdiği bir adamın sıradanlığa ve rutine boğulmuş hayat tasvirini yapma görevini yerine getiriyor. Açılış kısmı durağan gelebilir ama sabretmenizi tavsiye ederim. Çünü ilerleyen bölümlerde hâlinden çoğunlukla memnun ve silik bir tonda yaşayıp giden bu adamın bir gün yeni bir palto alma ihtiyacı duyması ve yeni paltoyla birlikte etrafındaki insanların birdenbire değiştiğini görmesi, basit bir paltoya ne kadar değer verildiğini, metasantrik dünya algısındaki samimiyetsizliğin insanları ne kadar çirkinleştirdiğini okuyacaksınız. Makamların, memurların, devletin, halkın, zamanın ve paranın o günkü değerini ölçüp biçip önünüze koymuş Gogol. Okurken keyif veriyor, tanık gibisiniz her şeye. Eserin ilerleyen sayfalarında, trajik bir sahne
Edebiyat
PaltoNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201746,2bin okunma
Reklam