Selim

Selim
So this is how liberty dies, with thunderous applause...
5/10
·%48 (100/208 syf.)·
Paulo Coelho ile ilgili genel kanılardan birisi yazdığı romanların arasındaki kalite farkının uçurum seviyesinde oluşuymuş. Bir romanı sizi sarıp sarmalarken diğerine başlayıp bitirmek zulümden farksız hale gelebilmekteymiş. İki romanından birisini farklı bir yazar yazmış gibi hissettiriyormuş... Ben de tam olarak böyle düşünenlerdenim. Ya da en iyisi ben bir paragrafla yazar hakkındaki genel fikrimi söyleyip direkt kitap eleştirisine geçeyim: Paulo Coelho kesinlikle sahip olduğu ünü hakeden bir yazar değil. Bayık, boğuk konuları son derece klişe ve alışılagelmiş kalıplarla işleyen, bir yandan kişisel gelişim kitabı havasında ruhani öğüt vererek kişiye yol göstermeye çalışırken (hayatı ciddiye al gibi) diğer yandan duygusal mesajlar (kalbini dinle gibi) verip okuyucuyu hepten allak bullak etmeye çalışan, satırlarında kesinlikle zerre samimiyeti bulunduğuna inanamadığım bir yazar. Yapıp yapabileceği en iyi şey "mutluluk içimizde" derinliğinde olan bir insan. "Bu kitabı okumalı mıyım?" sorusunu soruyorsanız şöyle bir şey söyleyeyim; kitabın içerisinde hatrı sayılır miktarda din ve diyanetle ilgili öğe var ve kişinin kendisine verdiği öğütler anlamında da aşırı klişe ve sığ cümleler okuyacaksınız. Mutluluk içinizde. Tanrı da içinizde. Melek de, şeytan da içinizde. Falan filan. Referanslar, sorgulamalar ve cevapların neredeyse tamamının içerisinde yer alan ve tassavvufu andırır açılımlar bu tür konulara merakı olmayan okuyucuyu kolayca boğabilecek seviyede. Aşk ve din konularını yan yana getirip bu eksenlerden fazla uzaklaşmadan hikayesi sürüp giden romanları sevmiyorsanız bu eser hiç size göre değil. Ama iflah olmaz, hiç içi bayılmayan bir romantikseniz ve dini referanslar sizi rahatsız etmiyor ve aksine hoşunuza bile gidiyorsa hiç durmayın, hemen bir kitapçıya gidin ve
Edebiyat
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum AğladımPaulo Coelho · Can Yayınları · 201510,6bin okunma
Reklam
"Not all who wander are lost"
Her altın tanesi parlamaz, Gezinen herkes kaybolmuş değildir. Kudretli olan yaşlansa da yolda kalmaz, Derindeki köke soğuk değmeyecektir. Küllerin içinden bir ateş yükselecek, Süzülecek bir ışık içinden gölgelerin, Kırılmış olan kılıç tazelenecek, Taçsız olan yeniden hükmedecektir.
6/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2017 12. kitabı
Az önce paylaşılan bir alıntıdan sonra bu "tez"i okuduğum geldi aklıma. Yıllar oldu okuyalı. Arthur amca bunu bir kitap olsun, eser olsun, basım basım basılsın diye yazmamış. Bu bir tez yazısı. Bir nevi kendi jenerasyonunda gördüğü kadın erkek ilişkileriyle ilgili görüşünü, fikrini açıklamış. Bu yazının içinde felsefi bir çözümleme olmadığı gibi mevzuya felsefi bir yaklaşım da yok. Zaten kadın erkek ilişkilerine neresinden felsefi yaklaşacaksın ki? Durumu olduğu gibi görürseniz okuduğunuz şeyin fazlasıyla zeki bir filozof/yazarın edebi bir eseri olarak değil de, çok uzun zaman önce birilerinin kadın ve erkekler hakkında yazdığı hehangi bir yazı olduğunu da anlarsınız. Zira Arthur amca bir filozof, aşk meşkle ilgili konuştuğunda bu alanın dışına çıkmış oluyor. Benzetme yapmak gerekirse; bir genel cerrahın su tesisatlıyla ilgili yazdıkları ne kadar geçerli ve ilgi çekiciyse bir filozofun aşkın dinamiklerinden bahsetmesi de o kadar sıradan. Kaldı ki mevzu tamamen kişisel deneyimlerle ilgili bir mevzu olduğu için, bu konu hakkında kim ne yazarsa yazsın kendini bağlayacak kadar doğru olabilir. Birisi aşkı hayatının amacı belleyip kutsalı olarak görürken diğeri üremek amaçlı bir aldatmaca gibi görebildiği sürece aşk olgusu hakkında analizci yaklaşımla yazı yazmak baştan sona beyhude kalacaktır. Aşk edebiyat için olsa olsa bir ilham kaynağı, amaca giderken çok işe yarar bir enstruman olabilir. Fazlası yazarın kasıntılığına girecektir. En azından benim için böyle. Aslında yazının başlığı güzel açıklıyor mevzuyu. Aşkın içerisinde bir metafizik var mıdır? Aşk dediğimiz şey aslında doğaüstü bir şey midir yoksa gayet ayakları toprağa basan, göklerde gezinmeyen, insana özgü bir şeyin aklımızla yüceltilen, uçurulan tarafı mıdır? Olmadı, ikisinin arasında bir şey midir? Şimdi,
Felsefe
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Ayrıntı Yayınları · 201816,8bin okunma

Selim

, bir kitap okudu
6/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2017 12. kitabı
Arthur Schopenhauer
6.6/10 · 16,8bin okunma