Altın bir tahtta oturan, geniş yüzünü düzgün bir sakalın süslediği genç bir adamla karşılaştım. Tıpatıp Bellini'nin portrelerindeki Sultan Mehmed Han. Bedenine rahatça oturan hâkî,uzunca bir elbise giymişti, onun üzerinde de kürklü mavi bir kaftan...
Başında, parlak tüylü bir sorgucun renklendir-
diği beyaz bir sarık... Sarığın saklayamadığı geniş alnının
bitiminde, gergin kaşlarının altındaki kara gözleri eğlenceli
bir merakla bakıyordu renkten renge giren yüzüme. Kartal
burnunun gölgesinde kalan üst dudağındaki karanfil bıyık, o
konuştukça usulca kıpırdanıyordu.
"Allah inayetini üzerinden eksik etmesin, Molla Gürani,
bir kez dahi eğilmemiştir tahtımızın önünde... Molla Hüsrev
de... Ulema dediğin de öyle olmalıdır zaten. llim, her zaman
hükümdardan daha güçlüdür. Daha uzun ömürlü... Bu top
rakların tarihi, ilmin önemini kavrayamayan nice mağlup
hükümdarların hikâyeleriyle doludur.'