Oğuz Yctp

Oğuz Yctp
@Edvard
Geçmem gereken bir rakip varsa; bu geçmişteki kendimden başkası olamaz...
Erkek kadından farklıdır. Kadın şimdiki zamana bağlıdır ve bir tek, anlık gereksinimleri bilir. Biz onun onurunun üstündeki onuru, onun en çılgın gurur tasavvurunun ötesindeki gururu biliriz. Bizim gözlerimiz yıldızları gözetleyelim diye uzak görüşlüyken, onun gözleri, ayağını bastığı sert topraktan, göğsünün üstündeki âşığının göğsünden, kollarının arasındaki gürbüz bebekten ötesini görmez.
Sayfa 314·Kitabı okudu
Ah, kendimi şu anda, eski dünyada var olmuş, sarışın, yırtici, bir katil ve bir âşık, elinde baltasıyla binlerce yıl boyunca dünyada tıkınacak et ve eşiktekiyle beşikteki için korunaklı yuvalar arayarak dolaşan bir etobur ve bir kök kazıcı, bir Çingene ve bir soyguncu olan o tek insan olarak görüyorum. Ben o insanım, onun özeti, onun tamamı, balçığın içinden yukarı tırmanıp, cangilda haykıran ve yaygara koparan, doğurgan yaşamın anarşisinden aşkı ve yasayı yaratmış tüysüz iki ayaklıyım. Ben baştan ayağa o insanın olduğu ve dönüştüğü şeyim. Kendimi, acılı kuşaklar boyunca, tuzağı kurup avı yakalayan, ormandan ilk tarlaları açan, taştan ve kemikten aletler yapan, ağaçtan evler yapıp çatıları yapraklar ve samanla kapatan, yabani otlarla çayır köklerini islah eden, onları pirincin, darının, buğdayın, arpanın ve her türlü lezzetli yenebilir şeylerin atasına dönüşecek biçimde ortaya çıkartan, toprağı kazmayı, ekmeyi, biçmeyi, ürünü saklamayı öğrenen, bitkilerin dokularından iplik eğirip kumaş dokuyan, sulama sistemleri tasarlayan, metalleri işleyen, pazarlar oluşturup ticaret yolları geliştiren, tekneler inşa edip navigasyonu bulan; evet, köy yaşamını düzenleyen, kabilelere dönüşünceye değin köyleri köylerle birleştiren, ulusları olusturana dek kabileleri bir araya getiren, daima eşyanın doğasını araştıran, daima insanoğlu dostluk içinde yaşayabilsin diye insanoğluna yasalar yapan ve insanları yok edebilecek her türlü sürünen, emekleyen, yaygara eden şeyleri ortak çabayla ezip ortadan kaldıran olarak görüyorum.
Sayfa 311·Kitabı okudu
Kıvırcık saçlı, ufak tefek yarı hayvan yarı insan yaratıkların cangılda maymun gibi feryat ettiği, ormandaki kaçış yollarına dikenler ve kazıklı çukurlarla tuzaklar kurduğu ve cangılın alacakaranlıktaki otlarının arasından üstümüze zehirli kıymıklar üflediği, kıyılarını denizin dövdüğü, zirveJeri dumanlı tuhaf adalara çıktık. Ve hangi adamımız bu tür bir kıymığı arı sokması gibi bedenine yediyse, korkunç bir biçimde, uluyarak öldü. Ve ağaç kovuklarından karşılıklı, koca davullarla tamtamlar savaş gümbürtüleri çıkarır, haberleşme dumanları tepelerin üstünde sütunlar gibi yükselirken daha zalim, daha iri, bizi kumsallarda uluorta savaşla karşılayan, üstümüze mızrak ve ok yağdıran başka insanlarla da karşılaştık.
Sayfa 177·Kitabı okudu

Oğuz Yctp

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
8 günde okudu
·
2021 3. kitabı
Paulo Coelho
8.3/10 · 247bin okunma
Ne var ki, savaş tehdidinden çokça etkilenmiş gibi görünmüyordu deveci. "Yaşıyorum." dedi delikanlıya, aysız ve kamp ateşsiz bir gece, hurma yerken. "Ve bir şey yerken yemekten başka bir şey düşünmem.Yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim, hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu gün ya da bugün gelmiş viz gelir tiris gider. Çünkü ben ne geçmişte ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun. Çölde hayat olduğunu, gökyüzünde yıldızlar olduğunu ve insan hayatının özünde bulunduğu için kabile muha- riplerinin savaştıklarını anlayacaksın. O zaman hayat bir bayram, bir şenlik olacak; çünkü hayat, yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur."
Sayfa 106·Kitabı okudu