Nasıl başlayalım bilemedim. Tekrar tekrar okunması gereken, sürekli dönüp dolaşıp ziyaret etmeniz gereken bir kütüphane gibi... Başımdan geçmiş, ardında mutluluk gözyaşları bırakan bir anı gibi kitap.
Anladım ki bugün gündelik hayatta İslam'la ilgili bildiğimiz birçok şey İmam-ı Gazali hazretlerinin vesilesiyle bize ulaşmış. O, geçmişten aldıklarını geleceğe taşıyan bir kandil gibi aydınlık saçmış etrafına yüzyıllardır. Hüccet ül İslam lakabını alması da şüphesiz boşa değil.
Tüm bunların yanında kitabı okurken nefsime ağır gelen, günün şartlarında değerlendirildiğinde katılmadığım yönleri olduğunu da belirtmem gerek. Doğrusunu şüphesiz Allah bilir. Her halükarda İslam'ın kutup yıldızlarından biri olduğu su götürmez bir gerçek. Her Müslümanın kesinlikle okuması gereken bir kitap. Allah bize bilmeyi, bildiğimizle amel etmeyi nasip etsin. Hazretin ruhu şad olsun.
Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) bir gün buyurdu ki: «Benim bildiğimi siz bilseniz, az güler, çok ağlardiniz. Sahraya çıkar, elinizle göğsünüze vurur, inlerdiniz» (3). Bunun üzerine Cebrâil aleyhisselâm geldi ve Allahü Teâlâ buyuruyor ki: «Kullarımı, rahmetimden niçin ümidsiz ediyorsun» (4), dedi. Tekrar dışarı çıktı ve Allahü Teâlâ'nın rahmet ve fazlından uzun uzun bahsetti, insanlara ümid verdi.