Kugen'in boğazına fasulye kaçmış, boğularak ölmüştü. Açgözlü ya da pisboğaz bir çocuk değildi. Sadece çok fakirdik. Köydeki diğer bütün çocuklar Kugen'den daha iyi bir hayat sürüyordu. Durumumuz öyle kötüydü ki, Kugen her zaman fasulye yiyemezdi. Hep olduğu gibi ahmaklık etmiştim. Neler olabileceğini düşünmeden, Kugen'e bir seferde çok fazla fasulye vermiştim. Benim aptallığım ve ahmaklığım, sonunda onun ölümüne sebep olmuştu.
Korkunç ilkbahar havası.
Bu ampulün içinde şeytan. Kokain: ampulde şeytan!
Etkisi şöyle oluyor: %2'lik ilk iğnenin vurulmasının ardından, neredeyse bir anda, muazzam bir coşkuya dönüşen huzurlu bir ruhsal durum başlıyor. Bir veya iki dakika sürüyor bu, sonra iz bırakmadan, sanki hiçbir şey olmamışçasına kayboluyor. Arkasından acı, dehşet, karanlık başlıyor.
Bu bir apandis veya böbrek meselesi değil. Bu... Yaşam ve ölüm meselesi! Evet, orada yaşam vardı ama şimdi yavaş yavaş gidiyor. Gidiyor ve ben onu durduramıyorum. Evet. Neden kendimi kandırıyorum ki? Ölmek üzere olduğum benden başka herkes için yeterince açık değil mi? Bu sadece birkaç hafta veya gün meselesi... Hatta, şu an bile gerçekleşebilir. Buradaydım ve şimdi oraya gidiyorum. Ama nereye gidiyorum?..
Necati Kaya'nın öldüğünü net bir şekilde söyleyen tek kişi, Abdullah oc. Oysa o kişinin, a.oc.'ın CIA tarafından yakalanıp Türkiye'ye teslim edildiğinde uçağa kadar kendisine refakat ettiği ve "Merak etme iyi bir cezaevinde kısa süre tutulduktan sonra serbest kalacaksın." dediği anlatılıyor. Ayrıca Kaya'nın oc na henüz idam cezası kaldırılmadan bunun gerçekleşeceğini söylediği iddiası bir başka detay.