Eski Harb-i Umumî'de ve daha evvellerinde bir vakıa-i sadıkada görüyorum ki Ararat Dağı denilen meşhur Ağrı Dağı'nın altındayım. Birden o dağ, müthiş infilak etti. Dağlar gibi parçaları, dünyanın her tarafına dağıttı. O dehşet içinde baktım ki merhum validem yanımdadır.
Dedim:
Ana korkma! Cenab-ı Hakk'ın emridir. O hem Rahîm'dir hem Hakîm'dir.
Birden o halette iken baktım ki mühim bir zat bana âmirane diyor ki:
İ'caz-ı Kur'an'ı beyan et!
İşte Ramazan-ı Şerifte en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki: Kendisi mâlik değil, memluktür; hür değil, abddir. Emir olunmazsa en âdi ve en rahat şeyi de yapamaz, elini suya uzatamaz diye mevhum rububiyeti kırılır, ubudiyeti takınır, hakikî vazifesi olan şükre girer.
O karanlıklı uzun gece ve hazîn gurbet, hazîn vaziyet içinde hayattan bir me'yusiyet geldi. Aczime, yalnızlığıma baktım, ümidim kesildi. O halette iken Kur'an-ı Hakîm'den imdad geldi; dilim حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ dedi, kalbim de ağlayarak dedi:
Garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvanem el-eman gûyem, afv cûyem, meded hâhem zidergâhet İlahî!
(Garibim, kimsesizim, zayıfım, çaresizim, El eman derim, afvımı isterim, medet isterim rahmet dergâhından İlahi!)
Konuşmada Dikkat Edilecek Hususlar:
• İkide bir nasihat etmeye kalkışmayın.
• Palavra atmayın.
• Ateşi körükleyecek mevzulardan sakının.
• Münakaşadan sakının.
• Öğünmeyin.
• Konuşurken gösteriş yapmayın.
• Hitabın tesirlisi; göze bakıp, kalbe hitap etmektir.
• Hitap ederken üç şeyi bilmek ve kullanmak gerekir:
1-Vuzuh ile apaçık beyan etmek ve anlatmak.
2-Hakikati söylemek, müspet ilimlere müstenit, faydalı malumatı ve bilgileri söylemek.
3-Güzel okumak, kelimenin mânâsına göre sese âhenk vermek.
...Bu insanların hayat-ı içtimaiyesine karışmak artık yeter. Madem sonunda yalnız kabre gideceğim, yalnızlığa alışmak için şimdiden yalnızlığı ihtiyar edeceğim,..