''Kendinizi herkese olduğunuz yahut olabileceğinizden farklı olmamış olduğunuz gibi gösterecek olan durumunuzdan farklı değilmiş gibi göstermeyeceğiniz sanısına kapılmayın.''
Sinerji, ilke merkezli liderliğin özüdür. İlke merkezli ebeveynliğin de özüdür. Bir katalizör işlevi görür, birleştirir ve insanların içindeki en büyük güçleri açığa çıkarır. Şimdiye kadar incelediğimiz bütün alışkanlıklar, bizi sinerji mucizesini yaratmaya hazırlar.
Rus bilim adamı Zeigarnik diyor ki, İnsan, sevdiği işi yaparken iş bölünürse, en kisa zamanda yarım kalan işine geri dönmek ister. Çünkü yarım kalmışlık duygusuyla yaşamak istemez. Peki, insanlar bir işin yarım kalıp kalmadığına nasıl karar veriyor? Sonuca bağlanmayan işler yarım kalmıştır. İşte ödül de tam burada devreye giriyor. Bir insana ödülle iş yaptırınca, amaç işin kendisi değil, ödül oluyor. Kişi işi bitirse de, bitirmese de ödül alırsa, amacına ulaşmış ve işini bitirmiş hissediyor. Yani yarım kalmışlık hissini yaşamıyor. Bunun için de o işe geri dönme isteği duymuyor.
Artık çocuk olmadığımı biliyordum ama 'yetişkin' de dedim. Cocukluğun neşeli umursamazlığı ve yetişkinliği acısı ve hayal kırıklığı arasında asılı kalmıştım. Eskisi gibi umursamaz ve mutlu olmak istiyordum. Ama çocukluğun sona erdiğini biliyordum. O gün arka bahçede bir çocuk bana acima bakışı fırlattığında, geleceğimin umutsuzluğunu ve belirsizliğini görmüştüm.