Bi kübb

Bi kübb
@Fleurblanche
Bu profilde ne görüyorsun bilmiyorum. Ama gördüğün şey değilim. Bildiğim bi şey olabilirim fakat bilmiyorsun ne bildiğimi. Önemi yok.
Ankara Yardım Merkezleri
Arkadaşlar, Ankara' da depremzedelerin bulunduğu evlerde, depremzedelerden birinin TC nosunu 153'den Ankara Büyükşehir belediyesine veriyorsunuz, evdeki kişi sayısı kadar yemek kahvaltı geliyor . Yeni başladı bilginize... Günaydın vatandaşlarımız 153 ü arayıp kayıt oluşturabilirler. Ankara büyükşehir belediye başkanlığı nın numarası hızlı bir şekilde yerleştirme sağlanıyor. ❗️🏥 *Sağlık İhtiyaçları / Ankara* *Ücretsiz HASTANE* hizmeti verenler: *PROF. DR. DENİZ ULAŞ* Ankara’ya gelen *hamile* depremzedeler için *ücretsiz* muayene sağlamaktadır. Çukurambar Kızılırmak Mahallesi 1443. Cadde No.25 1071 Usta Plaza B Blok Kat 6 No 48, 06530 Çankaya/Ankara ☎️İLETİŞİM NO: 0505 981 99 19 *LÖSEV ve LÖSANTE HASTANESİ* Lösemi ve kanser hastaları başta olmak üzere tüm depremzede vatandaşlarımıza *ücretsiz hizmet* vermektedir. Kızılcaşar, 23 Nisan Cd. No:20, 06830 Gölbaşı/Ankara ☎️İLETİŞİM NO: 0(312) 666 7 666 *OP. DR. TEVFİK SİPAHİ* *Hamile* depremzede kadınların takipleri ve doğumlarını ücretsiz yapmaktadır. Via Green İş Merkezi Mustafa Kemal Mahallesi 2079 Sokak No: 2/A-17 Çankaya/ANKARA ☎️İLETİŞİM NO: 0 (537) 858 28 18 *DR. HAKAN BALTA* Polikliniğinde depremzede *bebek ve çocuklara* ücretsiz muayene hizmeti vermektedir. Mustafa Kemal Mahallesi 2118. Cadde Maidan İş Merkezi C Blok N0: 61, 06510 Çankaya/Ankara ☎️İLETİŞİM NO: 0552 503 44 31 *PROF. DR. ALİ FUAT KARATAŞ* Polikliniğinde depremzede *bebek ve çocuklara* ücretsiz muayene hizmeti vermektedir. Çukurambar, Muhsin Yazıcıoğlu Cad. No : 31 Daire : 32 Kat : 8, 06510 Çankaya/Ankara ☎️İLETİŞİM NO: 0545 251 51 01 Deprem bölgesinden diğer illere gelen vatandaşlarımız *TC kimlik nosu* ile *HASTANE ve SAĞLIK OCAKLARINA* başvurdukları takdirde, otomatik olarak *“doğal afet” provizyon sistemi* içinde muayene edilip ve gerekli
Deprem
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Alerjik bebek maması temini için arayabilirsiniz. Hakan
Deprem
Adil Yargılanma Hakkı Nedir?
10/10
·48 syf.·
2022 13. kitabı
Bir ülkede kanunların, hakimlerin, mahkemelerin ve bunlar vesilesiyle yargılamaların olması; o ülkede, hukuk mekanizmasının yerinde işlediğinin kanıtı olabilir mi tek başına? Yapılan yargılama, baştan savma, yetersiz, yüzeysel, gizli kapaklı olursa o devlet göstermelik bir hukuk devleti olmaktan ileri gidebilir mi? Adil yargılanma hakkı; davanın makul bir süre içerisinde, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede, hakkaniyete uygun bir biçimde ve kamuya açık olarak görülmesi anlamına gelir. Buna göre yıllarca görülen bir dava ya da yeter süreye ulaşmaksızın aceleyle sonuçlandırılan bir dava; başka kişi ve kurumlardan emir alan ya da taraf tutan bir mahkemece yapılan yargılama; gizli bir yargılama süreci geçiren, kapalı kapılar ardında yürütülen ve sonuçlanan bir dava adil yargılanma hakkını ihlal etmiş demektir. 19. yüzyıl sonlarına doğru Fransa, Dreyfus davası ismi verilen bir dava ile sarsılmış ve tarihine hiç unutulmayacak bir hukuk lekesi bırakmıştır. Bu dava ülkenin tarihinde öyle önemli bir yere sahiptir ki Tahsin Yücel şöyle der; "Fransa artık ikiye bölünmüştür, insanlar artık sağcı ya da solcu, kilise yanlısı ya da sosyalist değil, Dreyfus yanlısı ya da Dreyfus karşıtıdır." Peki tarihe böyle bir leke bırakan Dreyfus Davası nedir? Bir Fransız ajanı olan Madam Bastian, bir Alman Ataşesinin çöp kutusunda yırtılmış ve parçalara ayrılmış bir mektup bulur. Mektupta, Fransız ordusuna ilişkin bilgiler yer almaktadır ve mektubu yazan casusun peşine düşülür. Şüphelendikleri dört subay arasında Alfred Dreyfus de vardır. Yüzeysel bir soruşturma ve yetersiz bir kovuşturma neticesinde casus olduğuna karar verilen ve ömür boyu sürgünle cezalandırılan kişi Dreyfus'ten başkası değildir... Aslında Dreyfus'ün suçluluğunu kanıtlayan kesin deliller bulunmamasına ve hatta zamanla
Hukuk
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20195,9bin okunma
Bir Sıkışmışlık Alegorisi: Perde Arası
10/10
·175 syf.·
2022 9. kitabı
İkinci Dünya Savaşı’nın en sıcak çatışmalarının yaşandığı 1941 yılı. ‘Üzerinde güneş batmayan’ ülke İngiltere savaşın başaktörü Almanya tarafından aralıksız bombalanıyor. Yarattığı vehametin yanında, en ağır darbeyi anlamsızlığıyla zihinlere indiriyor. İşte tam da bu sırada yitimsiz bir karanlığın en izbe köşesinden fırlayıp yüzünü güneşe dönen kırılgan bir duvar çiçeğinin naifliğine sahip, delilik ve dahilik arasındaki tekinsiz çizgide ilerleyen özgün bir ruh; onu ölümün kıyısına iten veda mektubunu müthiş bir ruhsal gerilimle yazmayı sürdürüyor. Kan ve gözyaşından bir sel gibi önüne kattığı her şeyi yerle yeksan eden bu savaşın sadece uygarlığın değil, onun yaratıcılığının da sonu olacağı gibi bir saplantıya daha fazla katlanamayan Virginia, kendisi için kaçınılmaz olan kehaneti yerine getirerek Dalgalar’ın uzak ülkesine yelken açıyor,. “Senin üzerine atacağım kendimi, yenik düşmeden, boyun eğmeden. Ah. Ölüm!”#136671656 İhtişamlı bir trajedinin gönülsüz bir parçası haline gelen bu kitap, Woolf’un intiharından yalnızca iki ay önce kaleme alınmıştır.Öyle ki eseri biricik eşi ve sevgili dostu Leonard Woolf yayınlamış, bu durum kitabın ön sözünde buruk bir mahcubiyetle belirtilmiştir. Tıpkı Mrs. Dalloway’de olduğu gibi tek bir günün içinde rastgele çekilen fotoğraf karelerini hatırlatır okuyucuya anlatım.Belirli bir olay örgüsü yoktur.Zihinle gündelik hayat aynı tuvaldeki boyalar gibi birbiri içinde kaybolur.Yazar, karakterlerin düşsel dünyalarını yan yana duran kaftan sandıklar gibi rastgele açar ve kapatır.(Hatta bazılarını açık bırakır, biz kapatırız.) Oldukça alengirli olan bu kafa karıştırıcı anlatım, girmesi cesaret isteyen derin ama muhayyilesi zihinden kolay
Perde ArasıVirginia Woolf · İletişim Yayıncılık · 2019207 okunma
Puan vermedi·256 syf.·
Beğendi
·
2020 41. kitabı
"Hiçbir şey Meslier'in kitabından daha etkili olamaz." – Voltaire Ateizmle ilgili yazılmış birçok kitap vardır. En bilinenleri arasında Tanrı Yanılgısı , Tanrı'nın Tarihi , Din Bu-1: Tanrı ve Kur'an gibi eserler yer alır. Jean Meslier’in yazdığı Sağduyu kitabı da bu eserler arasında yerini alabilir; hatta bazı farklı ve ilginç yönleriyle önlerine geçebilir. Bu kitabı okumamda etkili olan, yani bana ilginç gelen iki noktadan bahsetmek istiyorum. Birincisi, bu kitabın benzerlerinden 300 yıl önce, Fransız bir rahip tarafından yazılmış olması. Yani bu türde yazılmış ilk kitap diyebiliriz. İkincisi ise, bu kitabın Atatürk’ün isteğiyle 1928 yılında Türkçeye çevrilmiş olması. Tarihte birçok filozof, bilim insanı ve yazar açıkça ateist olduğunu dile getirmiş ya da düşünceleriyle bunu belli etmiştir. Örneğin Freud’a göre Tanrı, yüceltilmiş bir babadır. Din ihtiyacının kökeni ise babaya duyulan özlemden kaynaklanır. Bu nedenle birçok kültürde Tanrı'nın erkek olarak düşünülmesinin temel sebeplerinden biri budur. Karl Marx ise din için "halkın afyonu" demiştir. Bu örnekler çoğaltılabilir. Schopenhauer, Nietzsche, Russell, Sartre ve Voltaire gibi birçok isim düşüncelerini açıkça ifade edebilmiştir. Ancak fikirlerini açıklayabilenlerden daha fazlası ise ateistliğini gizlemek zorunda kalmıştır. Jean Meslier de inançsızlığını yaşadığı 1700’lü yılların başında gizlemek zorunda kalmıştır. Çünkü kendisi bir rahiptir. Çevresindeki din adamlarının halktan kopukluğunu görmüş, mensubu olduğu Hristiyanlığın çelişkili yönlerini fark etmiş ve bu kitabı yazmıştır. Bazı düşüncelerini vaazlarında dile getirdiği için piskopos ile başı derde girmiş, çeşitli cezalar almıştır. Ancak gerçek
SağduyuJean Meslier · Kaynak Yayınları · 2019372 okunma