Hasret Akarçay

Hasret Akarçay
@HasretYildiz
'Katil Osman' kısmından
Açık denizleri, etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum. Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğüyle karşılaşmak ne tuhaf oluyor!
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Oyun
-Büyükler oynadığında... -Çocukların ayrıcalığı ne! -Onlar oyunun sonunu düşünmez. Bu yüzden sözlükler "Bir çıkar olmaksızın" kelimelerini oyunun tanımına ilave ederler. -Bir çıkar olmaksızın ne! -Bir çıkar olmaksızın vakit geçirmeye yarayan, kuralları olan eğlence. -Çocukların çıkarı yok mu oyundan? -Olmaz mı! Oynayarak deneyim kazanır çocuk. Kas sistemini geliştirir. Enerjisini boşaltır. Gerilimden kurtulur. Saldırganlık dürtüsünü yok eder. Duygularını dile getirir. Renkleri, boyutları kavrar. Vermeyi ve almayı öğrenir. Kurallardan haberdar olur. Kişiliğini tanır. Gücünü sınar. Duygularını keskinleştirir. Becerisini artırır. Paylaşmayı ve işbirliğini öğrenir. -Daha ne olsun! -İyi ama bunları elde etmek için oynamaz çocuk. -Ya ne için oynar! -Oynamak için!
Sayfa 134
Hep mi geçmişe bir özlem olur içimizde...
Hayat zordu. Fakirdik. Çocuktuk biz. Ama her şey sanki bugünden daha güzel, daha zevkli, heyecanlı ve dopdoluydu. Şimdi büyüdük, iş güç sahibi olduk.
Sayfa 13
Edebiyat
Ardında iz bırakmak...
Granger durup Montag ile birlikte geriye baktı. "Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi."
Sayfa 184·Kitabı okudu
Edebiyat
Zamana yolculuklar niçin??
...yaldızlı tavandan, gümüş eşyadan ve geçmiş zaman hâtırasından çok çabuk bıkılıyor. Hayır muhakkak ki bu eski şeyleri kendileri için sevmiyoruz. Bizi onlara doğru çeken bıraktıkları boşluğun kendisidir. Ortada izi bulunsun veya bulunmasın, içimizdeki didişmeden kayıp olduğunu sandığımız bir tarafımızı onlarda arıyoruz.
Sayfa 206·Kitabı okudu
Edebiyat