"Budalanın gecelerine, mineral acılarına, sanki bir başkası inliyormuş gibi inleme mutluluğuna; kişinin kendine yabancı olduğu, kendi çığlıklarının başka yerden geldiği bir azaba; birbirini yok ederek dansedilen ve kıkırdanan anonim bir cehenneme hevesleniyorum."
Bilinç yani vicdan, kişinin her eylemine şu yorumla eşlik eder: «Farklı bir şekilde davranabilirdin.» Her ne kadar bunun gerçek anlamı «Olduğundan farklı bir kişi olabilirdin,» olsa da.
Bir yandan karakterin bu değişmezliğinin, diğer yandan da her karakterin birbiri ardına içine yerleştirildiği olayların gerçekleşmesindeki katı gerekliliğin sonucu olarak her insanın hayatının akışI, A'dan Z'ye kadar tam bir kesinlik içinde belirlenir.
"Evet, unut insanları ey acı duymuş, kuşkularla kıvranmış, binlerce kez incitilmiş gönül! Ve dön yine geldiğin yere, o değişmiyen, sakin ve güzel tabiatin kolları arasına!"
"Ey mutlu tabiat! Güzelliğin karşısında gözlerimi kaldırdığım zaman bana ne oluyor bilemem, yalnız önünde akıttığım şu göz yaşlarında cennetin bütün tadı var, sevgililerin en başında gelen sevgili!"