Book Heaven

başıboş bir adamın sevgisi asla, güvenli değildir
Sevginin asla sevenden daha iyi bir yanı yoktur. Kötü insanlar kötü bir biçimde, sert insanlar sert bir biçimde, güçsüzler güçsüz, aptallar aptalca severler, ama başıboş bir adamın sevgisi asla, güvenli değildir. Sevilenin bir kazancı yoktur. Yalnızca seven alır sevgiden payını. Sevilen ise yolunmuş kaza döner, etkisizleşir, sevenin bakışlarında donup kalır.
Sayfa 193
İyi insan değil, terbiyeliydik...
güçlü falan değil, yalnızca saldırgandık; özgür değil, olsa olsa her şeye izinliydik; sevecen değil, kibardık; iyi insan değil, terbiyeliydik. Kendimize cesur diyebilmek için ölüme dalkavukluk ediyor, hırsızlar gibi yaşamdan gizleniyorduk. İyi bir dilbilgisini müdrikenin yerine koyuyor, birtakım alışkanlıklarımızı değiştirip onları olgunluk diye gösteriyor, yeni yalanlar uydurup onları doğru diye yutturuyor, eski bir düşüncenin yeni biçiminde Vahiy ve Kelam'ı buluyorduk.
Sayfa 192
Onun yalınlığı bizi süslüyor, suçu bizi temize çıkarıyor, acısı yanaklarımıza renk katıyor, sakarlığı da bize mizah duygumuzun olduğunu düşündürtüyordu. Tutuk oluşu güzel konuştuğumuza inandırıyordu bizi. Yoksul oluşu bizi eli açık yapıyordu.
Sayfa 191
Yoksulun varsıla düşmanlığı...
Bu kız, Frieda ile beni serseme çevirir, sinirimize dokunur, bizi büyülerdi. Aramızda bir denge kurmak için onun kusurlarını arardık, ama Maureen Peal olan adını bozup Mantarlı Pizaya çevirmekte yetinmek zorunda kalmıştık önce. Daha sonra bir köpek dişinin olduğunu anladığımızda hepimize gün doğmuştu-güzel görünüşlüydü, ama bir köpek dişiydi yine de. Aynca, doğuştan her elinde altı parmağı olduğunu, kesilmiş olan bu fazla parmaklarının yerinde küçük çıkıntılar bulunduğunu fark edince, onu küçümsedik. Bunlar küçük başarılardı, ama-ona altı parmaklı-köpek dişli-mantarlı piza deyip arkasından gizli gizli kıkırdayarak-elimizden geleni ardımıza koymuyorduk. Ancak böyle şeyleri kendi aramızda yapmamız gerekiyordu; çünkü bu düşmanlığımıza öteki kızların hiçbiri katılmazdı. Hayrandılar ona.
Sayfa 60
Edebiyat
Babamın yüzü incelenmesi gereken bir konudur. Kış gelir, yerleşir ve orada hüküm sürer. Gözleri karla kaplı, çığ tehlikesi yaratan bir vadiye dönüşür; kaşları yapraksız ağaçların kara dalları gibi bükülür. Teni soluk, tatsız kış güneşinin sarı rengini alır; nokta nokta çalı diplerinin görüldüğü, karla kaplı bir tarla gibidir çenesi; geniş alnı karanlıklar içinde dönüp duran buzlu düşünce akıntılarını gizleyen Erie Gölünün donmuş yüzeyine benzer.
Sayfa 59