Herkes tarafından "çirkin" diye etiketlenen, henüz 11 yaşındaki, küçük siyahi bir kız olan Pecola; bir gün gözleri mavi olursa, acılarının son bulacağına inanmaktadır...
Nobel ve Pulitzer ödüllü siyahi kadın yazar Toni Morrison, tüm dünyada en çok okunan romanı En Mavi Göz’de, 11 yaşında siyahi bir kız çocuğunun gözünden; bir ırka duyulan nefretin, hor görmenin; o ırk mensupları tarafından nasıl içselleştirilip benimsendiği nasıl bir bireysel ve toplumsal travmaya dönüştüğüne tanık oluyoruz.
Dışlanmış," öteki" olan bireylerin; aile içi şiddet, ensest, alkol bağımlılığı gibi kötülüğe, suça,şiddete nasıl sürüklendiklerini anlatıyor yazar. Sosyo ekonomik güçsüzlüğe bir de büyük bir ırksal aşağılanma eklenince o ırk ister istemez büyük bir mengenede sıkışıyor.
Birçok okuyucunun da ifade ettiği gibi okunması duygusal açıdan zor bir kitap..yine de lise yıllarında okuduğum Vedat Türkali kitapları daha sert, underground gelmişti bana. 18 yaş üstü, yetişkinlere uygun bir kitap...
Şu alıntıyı bırakıyorum:
"Bu kız, Frieda ile beni serseme çevirir, sinirimize dokunur, bizi büyülerdi. Aramızda bir denge kurmak için onun kusurlarını arardık, ama Maureen Peal olan adını bozup Mantarlı Pizaya çevirmekte yetinmek zorunda kalmıştık önce. Daha sonra bir köpek dişinin olduğunu anladığımızda hepimize gün doğmuştu-güzel görünüşlüydü, ama bir köpek dişiydi yine de. Aynca, doğuştan her elinde altı parmağı olduğunu, kesilmiş olan bu fazla parmaklarının yerinde küçük çıkıntılar bulunduğunu fark edince, onu küçümsedik. Bunlar küçük başarılardı, ama-ona altı parmaklı-köpek dişli-mantarlı piza deyip arkasından gizli gizli kıkırdayarak-elimizden geleni ardımıza koymuyorduk."