Ancak, evreni bütün genişliği içinde seyredebilen, onun durmadan değişen sınırsız yüzünü görebilen, yalnız kendini değil, bütün ülkesini de o evrenin içinde ufacık bir nokta olarak düşünebilen bir insan, her şeyin gerçek değerini kestirebilir.
Çocukluktan sıkılırlar, büyümek için acele ederler, ama büyüdükçe de çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler, sonra sağlıklarını geri almak için kazandıkları paraları verirler. Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar, dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecekmiş gibi davranırlar ama hiç yaşamamış gibi ölürler.
Kendimi karşıt durumlar içinde buluyorum: Utangaç ve yüzsüz, çekingen ve atılgan, sessiz ve geveze, kaba ve ince, ahmak ve zeki, babacan ve aksi, yalancı ve doğru sözlü, bilgili ve cahil, cömert ve cimri, yerine göre bütün bu durumları az çok kendimde görüyorum.