Bil ki her kalbe nur iner, lakin o kalbi masiva ve ağyar ile dolu görünce indiği yeri terk edip gider. Kalbini aç ve temiz kıl. Hak Teala onu maarif ile doldursun.
Bir şey yap doğru olsun. İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten korusun. Rüzgâra ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükülmesin..
"Bu saldırı bizi uyandırdı aslında. Hepimize bir çimdik attı. Artık sosyal medyadan biraz uzaklaşıp kitaplara yaklaşalım. Internette geçirdiğimiz zamanı, kitap okuyarak geçirdiğimiz zamana bölüp yüzümüze çarpalım. Öfkemizin karekökünü, sevgimizin küpünü alalım.
Bize boş vakit harcatanların da topunu..."
Onlar insanın kendi kendisiyle başbaşa kalmasından korkarlar. İnsanın kendi ruhuna sığınmasına fırsat vermeden şaşırttıkları ruhun derinliklerinde gözleri kör edici bir dumanlı yangın çıkartırlar. Kendi evimizi bize yaktırırlar.
Hürriyetimizi gafletimize kurban ettirirler.
Şehirleri insanlara, sert ve çekici kokularla büyüleyici karanlık bir zindan yapan batı medeniyeti, binlerce esirin emeğiyle dünyanın çocuklarını eğlendirici oyuncaklar hazırlayan büyük bir zulüm cihazıdır. İnsana saygının azaldığı devrimizde alışveriş münasebeti de bir zulüm münasebeti haline gelmektedir. Hepsinden ziyade bizi kurtardığını söyleyen eller bile zulmediyorlar: Devletliler, servetliler, kuvvetliler...