"Günümüzde inanılmaz sayıda insan inanılmaz sayıda başka insanla üzücü bir zıtlık içinde bulunduğunu hissediyor. İnsanin, kendi muhiti dışında yaşayan insanlara hemen hiç güven duymaması, yani sadece bir Cermen'in bir Yahudi'yi değil bir futbol oyuncusunun bir piyanisti de anlaşılmaz ve aşağılık bir varlık saymasi, kültürün temel niteliklerinden biri olmus. Nihayetinde eşya ancak kendi sınırlarıyla, dolayısıyla da çevresine karşı belli ölçüde düşmanca bir eylemle kaimdir;papa olmasa Luther, putperestler olmasa papa olmazdi, onun içinde insanın hemcinslerine en derinden bağlılığının onları reddetmek olduğu inkar edilemez..
İnsanın ruhunu şekillendiren şeyler ulaşabildiği hedeflerdir; nitekim tatmin olmadan mütemadiyen istenen şeyler ruhu eğip büker; mutluluk için önemli olan, insanın ne istediği değil istediği şeye ulaşmasıdır...