Halil

Halil
'Psikoloji Bölümü Öğrencisi 'INFJ, 5w4, sp/sx
Hepobur(Hepçil)
Paul Rozin'in dediği gibi, ''Yenebilecek şeyler hakkında hemen hemen her şeyi öğrenmen zorunda kalmak, hepobur biyolojisinin bir parçasıdır.'' ... Bir çocuğun neyin yenebileceğini öğrenmesinin nispeten güvenilir yollarından biri, büyüklerinin gözetimi altında yeni yiyecekler denemesidir. Çok küçük çocuklar genellikler büyüklerin gözetiminde kalırlar ama yürümeye başladıklarında, yetişkinlerin onları görüp öğütler veremeyeceği zamanlarda ağızlarına çeşitli yiyecekler atıp deneme yapabilirler.
Çiçekler faydalıdır
Çiçeklenme meyve ve tohumdan önce gerçekleşir; bitkilerin nerede ve ne zaman çiçeklendiğini hatırlarsak, meyvelerini nerede ve ne zaman toplayacağımızı da kestirebiliriz. Çiçeklenen bitkiler suyun varlığının da işaretidir. Tür açısından zengin bitki örtülerinde çiçekler, birbirlerine benzeyen yığınla yeşil yaprağın arasında seçmekte zorlanacağımız bitkileri ayırt etmemizde büyük kolaylık sağlar. Çiçeklere dikkat etmek atalarımıza avantaj sağlamışsa, bizim de çiçeklere bakmayı seviyor olmamız gerek. Severiz de! Kadınlar bir buket çiçek aldıklarında gülümserler; çiçeklerin uyandırdığı güzel duygular günlerce devam eder. Asansöre binen erkek ve kadınlar diğer hediyelere oranla çiçeklere daha olumlu tepki verirler. Yaşlılara çiçek vermen onlarda uzun süren olumlu bir ruh hali yaratır ve hafızayı güçlendirir. Çiçekçiler kapıya çiçek getirdiklerinde insanların onları kucaklayıp öptüğünü aktarıyorlar.
Lezzet katmak için yiyeceklere müdahalede bulunan tek tür biziz. Keskin tatlara sahip bitkisel ürünler içeren yiyecekleri daha çekici buluruz ama yediğimiz yiyecekleri değiştirme ve kontrol altında tutma girişimlerimiz tat meselesinin çok daha ötesine gider. Yiyecek zengin bir metafor kaynağıdır. İnsanları ''tatlı'' veya ''ekşi suratlı'' diye nitelendirebiliriz...
Cennet-Cehennem ve Afrika Savanları
...Bununla birlikte, patojen ve dışkıyla dolu kirli su temaları ve anlamlı bir varoluşu destekleyemeyecek kadar kıt kaynaklar tüm cehennem tariflerinin ortak noktalarındandır. Cennet ise kaynakların bol olduğu güvenli yerlerdir. Hiçbir cehennemde zengin kaynaklarla dolu savanlar yoktur!
Öteki dünya mitleri
Öleceğimizi biliyoruz ama yazılı tarih boyunca ve tahminen çok daha öncesinde de insanlar ölümün her şeyin sonu olduğunu kabul etmek istemediler. Bu amansız gerçeğin psikolojik acısını hafifletmek için dünyadaki ölümden sonra başka bir yerde yaşanacak hayatla ilgili tasavvurlar kurdular. Tarihöncesi insanların ölümden sonraki yaşamla ilgili kolayca gözlemleyebildikleri kanıtlar vardı. Ölü bitkiler baharda ya da yağmurlardan sonra yeniden yaşama dönüyor gibi görünüyor, amfibiler çamurların içinden çıkıyor, göçmen kuşlar uzun bir aradan sonra bilinmeyen yerlerden dönüyordu. Cennet ve cehennem tasavvuru, bir sonraki yaşamımızda nasıl bir çevrede bulunmak isteyeceğimiz konusunda bize fikir verir. İnsanın hayal gücü sınırlı olduğu için ''öteki dünya'' kavrayışımız bildiğimiz bu dünyadan güçlü bir şekilde etkilenmiştir. O dünyalardaki yaşamı, şu an içinde yaşadığımız dünyaya benzer bir çevrede kurgularız. Cennet dünyaya benzer bir yerdir ama dünyadaki çevrelerin nahoş özelliklerinden arındırılmıştır. Avustralya aborjinlerinleri büyük suyun ötesindeki ülkenin daha verimli, daha sulak ve av eti dolu bir Avustralya olduğunu düşünüyorlardı. Komançilere göre güneşin battığı ülke, kendi vadilerinden daha uzun ve geniş olan, karanlığın, rüzgârın ve yağmurun olmadığı bir vadiydi; bol bol da av eti vardı.